FINDIK ZAMANI

07.08.2002                                                         HALK GAZETESİ                                               FINDIK ZAMANI

Yine bir fındık sezonu daha geldi çattı. Bu yıl ki sezon biraz buruk biraz ucuz ve biraz da tepkili başlıyor. Şu anda serbest piyasada 70 cent e alıcı bulan fındık hiç bu kadar düşük bir bedel görmemişti. Burada eksik gördüğümüz birkaç maddeyi sıralamamız gerekirse; öncelikle üreticimizin bu konuda üzerine düşeni tam yapmadığına inanıyoruz. Her şeyden önce üreticimiz fındık hasatı yaparken biraz dikkatli davranmalıdır. Fındığı vaktinde toplamalı naylon çuval kullanmalı iyi havalandırıp iyi kurutmalıdır. Bu itina sonucu fındıkta afla toksinin oluşmasını engellemiş olacaktır. Çiftçimize düşen en önemli ikinci sorumluluk ise esnaflara ve kredi kooperatiflerine borçlanmamalı yapması gereken nemli harcamalar için(düğün, inşaat, arazi satın alma gibi…) fındık hasat zamanını beklemelidir. Buradaki amaç ürettiği fındığı borç ödemek için bir an önce pazara indirmesine engel olmaktır. Fındık pazara kontrollü gelirse arz dengesi sağlanacak dilediği fiyatları yakalama fırsatı oluşacaktır. İkinci sorumluluk ziraat odalarına ve ticaret borsalarına düşmektedir. Öncelikle sivil toplum kuruluşları olan bu odalar fındık fiyatlarının belirleneceği zamanlarda gereken lobiyi yapacak Ankara da kapıları sonuna kadar aşındıracaktır. Gerektiğinde demokratik ve kurallarına uygun mitingler bile düzenleyebilmelidirler. Mitingleri yaparken de tüm yönetim kurumlarıyla birlikte orada olmalıdırlar. Fındık üretiminde yine en büyük görev devletimize düşmektedir. Devletimizin ticaret müsteşarlığı pazarlar armalı ve bulmalıdır. Fındığın reklamını her fırsatta yapabilmelidir. Örneğin; son dünya kupası maçlarında milli futbol takımımızın elini tutuşturulabilir ve reklam yapılabilirdi. Vakit geçmedi daha nice kupa yarışmaları var ve olmaya da devam edecektir. Yine devletimizin ilgili icra bakanlıkları fındık çiftçisinin özellikle orta Karadeniz bölgesinde fındık ağacı sayesinde erozyonu ve topluca göçü önlediklerini unutmamalıdır. Bunun anlamı da fındıktan geçinemeyecek olan yüz binlerce fındık üreticisi fındık ormanlarını kesip alternatif ararlarsa yine erozyon yine göç olacak demektir. Buna göre Fiskobirlik fiyatları daha makul ve daha stratejik düşünmeli ona göre fiyat açıklaması yapmalıdır. En önemlisi ise fiyat düşük açıklansa bile peşin ödeme sağlanmalıdır. Fiskobirliğin peşin alımı özel sektörde daha fazla fiyat farkını beraberinde getirecek buda çiftçimize olumlu yansıyacaktır. Unutulmamalıdır ki katrilyonların faize gittiği ülkemiz bütçesinde birkaç trilyonun fındık üreticisine verilmesi çok olağan ve makul karşılanacaktır. Ve son olarak da özel sektörün de yapması gereken çalışmalar vardır. Bunlardan en önemlisi özel sektör fındık alım satımına aracılık yapmaktan çok fındıklı ürünlerin üretimine yönelmektir. Birçok fabrika ve tüccar var ki sermayeleri çok ciddi yatırımlara dönüşebilmeye müsaittir.