Milletvekili Adayına Tüyolar

MİLLETVEKİLİ ADAYINA TÜYOLAR
Ülkemiz insanında en baskın duygu, herhangi bir yerde “Lider, Önder, Belediye Başkanı, Milletvekili, Muhtar vs.” gibi unvanlara sahip olmayı istemektir.
Sonuç olarak başarır-başaramaz belki ama yinede ister.
Üstelik çok ister.
Bunlara sahip olmak için özel hayatlarını kaldırıp atarlar.
Biriktirmiş olduğu maddi kazanımları sarf etmekten kaçınmaz.
Ticaretini yok eder. Memur ise memurluğunu dahi yakar.
Ama illa bir yere “bir şey” olmaya çabalar.
Bunu isterken seçilmeden önce ve sonrasında yapılması gereken bazı davranışlar olacaktır-olmalıdır.
Seçimlerden önce;
1-Öncelikle zengin gösteren bol kesimli lacivert bir takım yaptırarak yola çıkacaksınız.
Paçalar yürürken ayakkabının altına girmelidir.
Elbisenin kolları uzun olmalı ki kolunuzu uzattığınızda öpülesi elleriniz dilenci şeysi (eli) gibi ortaya hemen çıkmamalıdır.
En önemli aksesuar olan kravat ise malum bölgeye kadar uzamalıdır.
Ayakkabı kesinlikle siyah rugan olmalıdır. Özellikle de bağcaklı olanından.
2-Her seçmene duymayı arzu edebileceği şeyleri ihtiva eden bol vaatler sunacaksınız.
3-Evinin önüne deniz isteyene deniz, ırmak isteyene ırmak, araba isteyene araba sözü vereceksiniz.
4-Düz yollara virajlar, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı sözü vereceksiniz. (Merak etmeyin yerler!)
5-Bekâr erkeklere hanım, bekâr kızlara da koca bulma sözü vereceksiniz.
(Eh artık görev kutsaldır naparsınız!)
6-Seçimlerde kullanılan otobüslerin ve diğer motorlu araçların yakıtları, seçim bürolarının masrafları, broşürler vs. gibi tüm giderleri “evvel Allah bizzat ben ödeyeceğim” diyeceksiniz.
Ve hatta bol bol çek dağıtacaksınız.
Tabi sonra ödemenize gerek yok.
Kazanırsanız Ankara’ya gittiniz arazi oldunuz.
Kaybederseniz zaten mağdursunuz. (Düşmüşe kimse vurmaz!)
7-Hastası olana ilaç parası, harçlık isteyene harçlık vereceksiniz.
8-Bol bol sahte gülücük dağıtacaksınız.
Öyle ki her gördüğünüz insanı tanıyormuş gibi davranıp sırtını pışpışlayacaksınız.
9-Gittiğiniz köylerde o köyün şivesi ile konuşarak insanların gönlünü fethedeceksiniz.
Örnek; “Ahmet emmi napıyon” veya “Hatca inge bi ekşi ayran verde içelim” gibisinden gıdı gıdı yapacaksınız.
Seçildikten sonra; ilelebet orada durmayı düşünüyorsanız (ki düşüneceksiniz, çünkü o koltuğun öyle bir çekim gücü olacaktır!) bol bol tavizler vereceksiniz.
1-Yapmanız gereken asli işleri bırakıp milletin düğününe, cenazesine, asker ve hacı gecelerine ve bazen de kına yakabilmek için kına gecelerine gideceksiniz.
2-Genel kurulda başkanınız nasıl isterse o yönde el kaldıracaksınız.
Aksi halde ağzınızla kuş tutsanız bile bir dahaki seçimde ihtiyar heyetine bile giremezsiniz.
3-Seçmenlerden size gelen önerilere kafanız basmıyorsa bile belli etmeyeceksiniz.
“Haa tamam! Bu çok önemli! Bunu ilgili bakan arkadaşa aktarırım! Kendisi ile kanki oluruz zaten! Deyip sallayacaksınız. Çünkü o vatandaş akıllı bir seçmendir ve söylediği fikre sizin kafanız basmayabilir.
4-Seçildiğiniz bölgeye gelmeden önce tüm teşkilatları ayağa kaldıracak ve mümkünse Akçay civarlarında karşılanmayı sağlayacaksınız. El üstünde gezdirilerekten bol bol yağ çekilmesini, yine yağlı ve ehli keyif bir ruhiye ile dinleyeceksiniz.
Söz konusu teşkilatın neferleri, araçlarıyla sizi gezdirecekler ve sizi halkla buluşturacaklardır.
Bu arada yeme içme ve barınma beleştir merak etmeyin.
Artık havaya girdiniz. Sizi kimse tutamaz.
Bakan olmanız bile işten değildir.

 

Yorum Bölümü