YENİLİKÇİLER GELENEKÇİLER

 

Bu günlerde Türkiye nin gelecekteki kaderini her siyasi parti gibi etkileyecek yeni bir hatta iki oluşumun doğum sancılarını görüyoruz.

Bu partilerimizin adları saadet partisi ile Tayyip Erdoğan önderliğinde adı henüz konmayan partileşme çalışması olarak vitrine çıktı.

Birisi yenilikçi diğeri gelenekçi olarak anılan bu iki yeni partimizin vatana ve millete hayırlı olmasını diliyoruz.

Aslında daha gerilere bakarsak her iki partinin de çoğunluktaki temsilcileri önceden birlikte çalışmış olanlar olduğunu görebiliyoruz. Bu durumun adı kabul etsinler etmesinler resmen tavanda bölünmüş iki partidir.

Birlikte çalışan insanlar şimdi ayrı kulvarlarda çalışmalarına devam edecekler.Ve siyaset gereği birbirlerini güller sunmayacaklardır.En iyimser ihtimallerle birbirlerine acımasız olmasalar bile bir şekilde birbirlerini suçlayacaklardır.siz yanlış yaptınız.siz de demokratik davranmadınız.siz ihanet ettiniz.siz bize sahip çıkmadınız gibi suçlamaları her zaman duyacağız.acaba siyaset alanın da önceden arkadaş olanlar birbirlerine nasıl bir yaklaşım içine girecekler?bir kentte birlikte yönetim kurulunda seçimlerde gece gündüz birlikte çalışmış insanlar nasıl ayrı ayrı çalışacaklar ve ayrı ayrı oy isteyebilecekler? Örneğin; ünye belediyesinde meclis üyelerinin bir kaçı da gelenekçi partiye geçeceğini tahmin ediyoruz. Bu durumda belediye seçimleri zamanı geldiğinde ve bir aday için bizim adayımızı destekleyin dediklerinde oy sahibi insanlar ama biz geçen dönem sizi seçmiştik diyeceklerdir. O zaman hayır biz artık o değiliz mi diyecekler acaba?

En son samsun da kapatılan fazilet partisinin yıllardır içerisinde buluna sayın demirci ile uzunkayanın yolları ayırdıklarını birlikte okuduk.

Bu bütün Türkiye de aynı olacaktır mutlaka.

Böyle olacak diye kaçınılmaz gerçeklerinde önüne geçilemeyeceği de ortada tabi.

Bugünkü Türkiye konjektöründe en büyük parti biz eski partilere oy vermeyeceğiz partisidir. Yani kararsızlar partisi, umutsuzların partisi hiçbir partiden aradığını bulamayanların partisi. Bu kararsızların gönlünü sadece yeni bir akım yeni bir fikir yeni bir umut vadeden bir program  bir parti ancak çekebilir. Eğer umut varsa o ülkede huzurda vardır. Umut yoksa hiçbir düzen yoktur. Belki de sırf bu yüzden yeni hareketin ülkeye umut getirmesini dileyebiliriz. Tıkanan siyasetin önünü yeni bir anlayış yeni bir oluşum ancak aşabilir diyebiliriz. Keşke Abdullah gül kongrede seçilebilseydi bunların hiç biri olmayacaktı…