SEFERBERLİK

13.02.2002                                         HALK GAZETESİ                                                               SEFERBERLİK

AVRUPA, geçtiğimiz günlerde türk fındığına alfotoksin var diye yaptırım uygulamaya hazırlandığını basından öğrendik. Bu gerçekleşirse türk fındık üreticisi ve pazarlamacısını zor günler bekliyor diyebiliriz.

Dünyanın % 75 oranında fındığı Türkiye den karşılanıyor. İtalya, Yunanistan, Azerbaycan gibi ülkelerde fındık üretimi türk fındığına alternatif olma düzeylerine doğru adım attığına göre avrupanın şimdiden türk fındığına daha fazla hükmetme yöntemlerini araması da normaldir.

Aslında Avrupa nın türk fındığına engelleme koyması söz konusu olamamalı! Çünkü Avrupa fındık sanayisine dayalı milyonlarca dolarlık yatırımlarını yok sayamaz. Dünyada da fındık üretimi çoğalıyor. Olsa bile halen daha türk fındığına ihtiyacı var. avrupanın fiyatları ayarlaması bile söz konusu olamamalı! Çünkü aynı Avrupa daha birkaç yıla kadar bir kental(100 gr iç fındık) fındığı 480 dolar civarlarında alırken birkaç yıldır aynı miktar fındığın fiyatı 280 dolar civarlarındadır. Oysa avrupada fiyatlar düşmedi, enflasyon olmadı, üretimlerine talep azalmadı ama milyonlarca doları kasalarına indiriverdiler!

Bunun anlamı herhalde şu olsa gerek; biz alıcıyız ve istediğimiz fiyata fındığımızı alırız hatta canımız istediğinde ambargo deriz alfatoksin deriz sizi hoplatırız! Bu da yetmez bir de bu fındığı işleriz çikolata olarak satarız!!! ( tabi ki bizde alırız) türk fındığının bu hallere gelmesine neden olan sadece Avrupa dersek yanılmış oluruz. Devletimizin fındığı kontrol altına alması, Fiskobirlik, ihracatçılar birliği, dış ticaret müsteşarlığımız ile birlikte Avrupa dışında uzak doğu, Afrika, asya gibi kıtalarda dış pazarlar aranmaması da fındığın bu hale gelmesini sağlamıştır. Bu durum devam ederse fındık üretim iznimizin zavallı duruma gelmemesi kaçınılmazdır. Fiyatlar tabana oturursa olabilecekleri düşünmek bile istemiyoruz. Milyonlarca fındık üreticisi Karadeniz bölgesinde geçim sıkıntısına düşecektir. Sosyal patlamayı ve huzursuzluğu da beraberinde getirecektir. Başka tarım ürünlerine yönelmek zorunda kalacak olan( özellikle orta Karadeniz bölgesi) fındık üreticisi, mevcut fındık alanlarını yok edecek ve fındık ağacı sayesinde durdurulan erezyon başlayacaktır. Şehirlere nüfus akışı artacak çarpık kentleşmeye çanak tutacaktır.

Sonuç olarak bir ölüm kalım kararı arefesindeyiz.

Artık bir araya gelmenin zamanıdır. Devletimiz, fiskobirliğimiz, ihracatçılar birliği, özel müteşebbisler ve üreticiler el ele vermeliyiz.

Fındık ihracatçısı, fındık fabrikaları, fındık alan tüccar, bir vagon iç fındığı ortaklığa dönüştürürse devasa sermaye ortaya çıkacaktır. Bu sayede çok ortaklı şirketler oluşturarak üretime bir an önce geçmeliyiz. Üretim ise üretim, çikolataysa çikolata, pazarlamaysa pazarlama, hepsini biz yapabilmeliyiz.

Avrupa ya fındığımızı satamama durumunda bile hiç olmazsa kendi yediğimiz çikolatayı üretebiliriz. Bakalım Avrupa buna ne kadar direnecek?

Durum çok ciddi. Hakikaten şimdi seferberlik zamanıdır…