Tombala

TOMBALA
Ulusumun âlicenap müminleri, Ramazan’ın bu ilk gününü büyük bir sevinçle karşıladı.
Akşam ezanında silahlar patladı, maytaplar ateşlendi, ışıklı fenerler gökyüzüne salındı.
Ramazan’a, “hoş geldin, şöyle buyur” dendi.
Artık Ramazan boyunca geceleri sabahlara kadar, kahvehanelerde şeytanın bol olsun tadında, “al papazı, ver kız’ı” oynanacak.
Kimileri, kumarların en masumu ve en yasalı olan tombala oynamaya gidecek.
Birinci ve ikinci çinko yakalanacak ve ardından şansı varsa “tombala” diye bağıracak.
Üstelik bu hoş(!) etkinliği, kimi spor kulüplerine maddi gelir sağlanacak olacağından dolayı iyi bir şey(!) de yapmış olacak.
Belediyelerin kurduğu çadırlarda, alışveriş ve eğlence merkezlerinde sabahlara kadar âlemlere akılacak.
Soğuk meşrubatların, sıcak çayların ve dondurmaların dibine vurulacak.
Ramazanlarda çalgılı, çengili eğlenceli programlar çoğalır.
Evin hanımları ve çocukları da televizyonlarda eğlencelere dalacak.
Türlü diziler izlenecek ve kimin eli kimin cebinde fırıldakları çözülmeye çalışılacak.
Vakit ilerlemiştir, sahur topu patlamak üzeredir.
Ev kaçkını mümin erkekler sigara dumanıyla bezenmiş kıyafetleriyle birlikte evine gelmiştir.
Sonrasında bolca tarafından sahur yemeği yenilip uyunacak.
Bir fiil öğleye kadar itinayla uyuduktan sonra yavaş ve malak bir yüz ifadesiyle piyasaya çıkılacak (güneş tepede olacağından gözler yumuk bakacaktır kusura bakılmasın).
İnsanlık, bu günler içerisinde oruç tutan sevgili müminlerimizden hizmet beklememelidir.
Çünkü gün çok uzundur, sıcaktır, susamıştır, sigara başına vurmuştur, açlık midesinde trampet çalıyordur, en nihayetinde moraller bozuktur.
Trafikte tahammül ve karşı tarafa asla müsamaha gösterilmeyecektir.
Yayalar yok sayılacaktır, zaten onlar gereksiz insanlardır.
Bir kıvılcım çıktığı anda iş derhal kavgaya dönüştürülecek ve dünyanın kaç bucak olduğu muhataba gösterilecektir.
Önce trafikte, sonra da fırınlarda yapılan ittirmeler ve kaktırmalardan sonra en nihayetinde iftar sofrasına kurulunacaktır.
Ezan okununca ilk önce bir bardak su içilecek sonra da göden gibi gerilinceye kadar tıkınılacaktır.
O kadar yemekten sonra at olsa çatlar fakat müminler iman kuvvetiyle çok yemekten zarar görmeyecektir.
Doymak bilmeyen gözlerin sahipleri, bir düzine yumurtalı ve susamlı pide almıştır.
Hanımlar evlerde birçok tencere yemek hazırlamıştır.
Yiyeceklerin çok azı tüketileceğinden, büyük bir kısmının çöpe gideceği kaçınılmazdır.
Misafirliklerde hep bildik insanlar olacaktır. Zengin, birinci derecede akrabalar, kendisini iftara çağırmış, ekâbirden birileri gibi…
Bu aylarda Bürokratlar ve siyasiler de faal olacaklardır.
Nihayetinde onlar da İmansız olmadıklarını göstermek için nice iftar akşamları organize edeceklerdir.
Söz konusu ekâbir takımı el parasıyla cömertçe, şaşalı ve tantanalı iftar merasimleri düzenleyecektir.
Nice kadife kaplı koltuklarda, beyaz örtülü masa başlarında, kuş sütünün eksik kaldığı sofralarda türlü hamasi nutuklar seslendirilecektir.
Oraya katılan diğer ekâbir üyelerine ilaveten onların çubukçularına mutlu ve mesut gülücükler atılacak, en sonunda ise musiki faslıyla haram yenmeye son verilecektir.
O türden sofralarda asla fakir bulunmayacaktır, bulunması teklif dahi edilemeyecektir.
“Eh, onlar da ramazan çadırlarında karınlarını doyursunlar” denecektir.
Ne diyelim, Allah şimdiden tutacağınız oruçlarınızı kabul etsin…

 

Yorum Bölümü