Tasfiye

TASFİYE
Geçtiğimiz pazartesi günü milletvekili adaylarının kesinleştirilmiş listeleri yüksek seçim kuruluna verildi.
Birçok adayın sevindiği tablo karşısında sayıca daha fazla olan aday adayları ise sükûtu hayale uğradılar.
Söz konusu zevatın bir kısmı bu durumu olgunlukla karşılarken, büyük bir kısmı da zehir zemberek açıklamalarda ve eylemlerde bulundular.
Kimisi küstü “konuşmuyorum senle” dedi.
Bazısı kravatını meclis mikrofonuna astı.
Kimisi “ahh ulenn harcadılar beni” diye arkadaşlarına arabesk çekti.
“Bunu senin yanına komam başkannnn” diyenler oldu.
Daha dişlek olanlar sahne aldı ve “bunlar şimdi beni yazmadılar ya, bakın görün, bu parti en az yüzde 5 oy kaybedecek” diye kehanetlerde bulundular.
Artist olanlar “Hani? Senin adın Kemal’di ya! Ne oldu?” dedi.
Hassas yapıda olanlar telefonunu ve kendilerini evlerine kapattılar.
Hatta kendilerini bile kendilerine kapattılar. (Bu cümleden bende bişi anlamadım)
Bakan olanlar bazı törenleri gizliden gizliye boykot etti.
En inatçı olanları ise aday gösterilmeyince dörtnala koşaraktan (vakit sona ermek üzereydi!) bağımsız adaylığına başvurdular.
Ve gündemin orta yerine bomba gibi, pardon “pıt” diye düştüler.
Şahsen ben arkadaşların bu çırpınışlarına üzülüyorum.
Valla kardeşim benim elimde olsa hepinizin vekil olmasını isterdim ama olmuyor işte.
Olsa dükkân sizin.
Tabi bu arada parti idarecilerine de hak vermek lazım.
Öyle ya bu kadar adayı nasıl kabul etsinler?
Olabilecek vekil sayısı 550. Tutup bunu 5.550 yapacak halleri yok.
Temayül diye birisi var oda dikkate alınıyor biliyorsunuz.
E sonra kocaman bir dönem çalışmalarınız mutlaka izlenmiş ve puanlanmıştır.
Ve belki de notlar kırık olduğu için karneniz sınıf geçmeye de elverişli değildir dimi?
Siz belki de sırf vekilliğin sağladığı aksesuar ile keramete gark olduğunuzu vehmettiniz!
Yine kim bilir ki, o koltukları size ilelebet hediye ettiklerini bile sandınız. (Hadi canım! İnanmıyorum!)
Ağabeylerim ve de dozer gibi sert mizaçlı teyzeciğim, siz bu vekilliğin 4 yılda biteceğini bilmiyor muydunuz?
Seçim zamanında aday olurken bunların hesabını yapmadınız mı?
Belki de içinizden “bana bir aylığına vekil mazbatası versinler de sonra alsınlar, yeter ki o ceylan derisi kavuniçi renkli koltuğa basenimi bir kerecik süreyim” bile demişsinizdir!
Sizin önünüzde tam 70 milyon kişi daha sıra bekliyor ama.
Siz gideceksiniz yenileri gelecek.
Onlar gidecek en yepisyenileri gelecek.
Bu böyle devam edecek.
Hep sizle, hep sizle çekilmez ki ama.
Şimdi efendice gidip mensup olduğunuz partilerde kaldığınız yerden demokrasi adına mücadele etmeye başlayın.
Yapmazsanız ne olur?
Demokrasiye çizik atmış olursunuz.
Sonracığıma ülkemiz insanlarını da yanıltmış olduğunuz için üzmüş olursunuz.
Onların “biz bu koltuk sevdalılarını mı seçmiştik?” sorusunu sormalarına neden olursunuz.
Hadi bakalım, biz bir şey görmedik, duymadık.
Çalışın ve demokrasi kazansın.
Ama Tekrar sil baştan yani çaycılıktan başlayın ama.

 

Yorum Bölümü