SON SÖZLER

Aşağıdakilerin ölmeden hemen önce söylenmiş sözler olduğunu belirtince oldukça komik içerik kazanıyorlar..

– Gönder gönder, ben tutarim.
– Burası Galatasaray tribünü değil mi?
– AAbi çok seri bi araba bu yaaa…
– Korkma hayatim, arabamızda ABS ve airbag mevcut.
– Postanede bana ait bi koli varmis onu almaya geldim.
– Oolum, 5 tas çaldım ruhun bile duymadı.
– Bakin çocuklar, bu deney seti, kapağı açılınca güvenlik önlemi olarak elektriği keser.
– Demek piranha dedikleri sey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyor.
– Ey ruuuuhhh, geldiyseeen…
– O irmikleri neden aldin Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
– Doğalgazın ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor ve doğalgazla çalışan ilk ocağı huzurlarınızda yakıyorum.
– Evladım, beni karsıdan karsıya geçirir misin?
– Geeel, geeel sag yap geeel…
– Bah bah bah hala uzunlarla geliyo…
– Canikom, bu etin tadi sana da biraz garip gelmedi mi?
– Müjdemi isterim Turhan abi bi kizin daha oldu.
– Ordular ileri… Allah, allah, allah, allah…
– Kim bekler lan yesilin yanmasını?!
– Esek sakasi yapmayin lan…
– Bekle Cemsit abi ben bi dalıp çıkıcam.
– Korkma hanim bu saatte kapımızı kim çalacak, tanıdık biridir.
– Hala karli gösteriyor mu hanim?
– Elektrikçiye ne gerek var canim, ben hallederim.
– Bak simdi nasıl sollıycaz…
– Gel abi burası boyu geçmiyor.
– Aya bak aya, kamyon fari gibi !!!
– Ben denedim korkmayın.
– Bak Kadri abi, suyun derinliği önemli diil, asil is atlamasını bilmek…
– Yav Hayrettin abi, burası Galatasaray tribünü diil galiba…
– Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
– Hihoha… Bak gelen sey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
– Rasim abi, kafesin kapisi kapali degil mi?
– Nalan, bi kibrit yak da bak bakalım ne kokusuymuş…
– Baba… Ben hamileyim.
– Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
– Rasim abi su omzumu bi kütürdetsene.
– Sözünü geri alman için sana be? Dakka veriyorum.
– Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
– Ben bunu bilir bunu söylerim Refik. Tren yolculuğu en güvenilir yolculuktur.
– Arkamda duracağına gel de uçurumun manzarasına bak kocacığım…
– Semra’cıgım bak arabanın ibresi 200’u gösteriyor.
– Valla bak sarhoş bile olmadım bacanak. Gel bir büyük daha devirelim sonra yola çıkarız.
– Korkacak bir sey yok sevgilim. Bir imza için karakola çağırıyorlar… Hepsi bu…
– Yapma Şefik abi şeytan doldurur…
– Bak bu sana son tras oluşum Refik abi. Peşin peşin söylüyorum bu sefer de oramı buramı kesersen bundan sonra başka berbere tras olurum haberin olsun.
– Durumum cok mu kötü doktor bey?
– Nesi var bu kapuskanin?
– Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
– Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akil ettik… Çocuğum oynama su arabanın el freniyle…
– Aaa evler ne kadar yakınlaştı Perihan. Sanki uçak çatıların üstünden uçuyor. Aaaa…
– Operasyon basarıyla tamamlanmıştır.
– Elektrikçiye gerek yok. Ben simdi hallederim…
– Öyle mutluyum ki. Gazetedeki yıldız falımda yüz yasına kadar yasayacağım yazıyor.
– Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
– Sssst çocuklar, simdi hepimiz birden sandalın öbür tarafına yüklenelim. Sandal batacak diye Selami’nin ödü kopuyor…
– Hani bu kontrol kalemi bozuktu? Bak ne güzel gösteriyor iste.
– Mektubunda diyorsun ki gel gayri.
– Ibibikler öter ötmez ordayım.
– Vatan borcu biter bitmez ordayım..
– Ulan bir de memleket ilerlemiyor derler. Su bindiğimiz asansörler on sene öncesine kadar Yugoslavya’dan getirtilirdi. Bunu bizimkiler yapmış. Ne eksiği var?
– Iddia etme Ebru’cuğum. Fren sağdaki pedal bence…
– Allah razi olsun ANAP’tan. Ehliyet isinde bürokrasiyi hepten kaldırdılar valla. Gidiyorsun özel sürücü kursuna iki günde ehliyetin hazır…
– Postanede bana ait bir koli varmış. Almaya geldim..
– Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun…
– Mujdemi isterim Turhan abi. Bir kizin daha oldu…
– Teleferikten korkacak ne var hayatim? Hiç teleferik kazasi okudun mu gazetelerde?
– Abi, ben bu arabayla gözü kapalı 180 yaparim be, ne diyon sen!
– Hiii, kocacım! Sen Ankara’da değil miydin?
– Baksana, nötr olan tel bu muydu?
– Oğlum bırak o tüfeği, şeytan doldurur.
– Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İsimi banami ögretiyon, lavuk! Kes su mavi teli!
– Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, basımı içine sokuyorum.
– Bu günkü deneyimizde, basınç altındaki metan gazına elektrik deşarjı uygulayacağız. Ortamda oksijen yoksa bir sey olmaz.
– Arkadaş, biz denizde büyümüş adamız. Simdi sana 30 m dipten kum çıkarayım da gör.
– Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artik bi tane bile kalma…
– Fisi çekmeye hiç gerek yok, bu devrede sadece 5 volt var. Hemen hallederim.
– Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
– Çekinme, gel. Bu tünelden bu saate kesinlikle tren geçmez.
– Korkma, bu silaha 50 yıldır tek kursun girmedi.
– Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
– Aslanın kafesi bosken içine bir girelim, bakalım nasılmış?
– Bakin simdi su boğayı nasıl tek basıma devireceğim.
– Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayacaktık?
– Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
– Amma keskin virajmış yav!!
– Evet, Murteza benim, bi durum mu var?
– Bak simdi tren durmadan nasıl atliycam.
– Yapma oğlum şeytan doldurur.
– Kim yağladı bu sarmaşıkları? (Tarzan)
– Ben zaten ölmüşüm, hadi vur beni.
– Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eshedü en la ilahe illallah … (Pilot Temel)
– Caniiim!!! Ne kadar sevimli bir köpeksin sen öyle.
– Merdiveni siki tut, tamam mı?
– Aaaa!! Kim koymuş bu kabloyu yolun ortasına? Dur sunu kaldırayım şuradan…
– Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
– Pardon, isteyerek olmadı.
– Evet arkadaşlar! Dikkatle izliyorsunuz. Simdi bombanın pimini çekip 10’a kadar sayıyoruz… Bir, iki, üç, dört, bes, al…
– Bu kadar korkma canim! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
– Vay beee!! Ne kadar da yüksekmiş bu bina! İnsanlar… Arabalar… Buradan karınca gibi gözüküyor.
– Oolum! Gel buraya çik. Armutların en iyisi ağacın yukarıs…
– Bu barajin ülkemiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyor ve hafriyat çalışmalarını başlatacak ilk dinamitleri patlatmak için düğmeye basıyorum.
– Aklınca beni kandırıcan öölemiii! Yutar mıyım ben o oyuncak tabancayı?
– Höst ulan pis inek! Kalk şu yolun ortasından! Ne isin var burada! Deh! Deh! Deh! Ahh! N’oluyo size yaaa? (Hindistan’da)
– Uçagin pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyor ki sankim dönmüyormuş gibi.
– Hey garson! Bir adet ketçap getirir misiniz? (El işareti kullanarak.)
– Yaklasmayyn!!! Atarim kendimi yoksa. Ahh imdaaaat!!!
– Rerere! Rarara! Gassaray, Gassaray, Cimbombom!
– Yahu, su öndeki arabanın fren lambaları neden bu kadar sarı ve parlak!
– Gel gel. Soguk ama alışılıyor.
– Hazır misin? OK. Önce bombadan çıkan kırmızı kabloyu kes.
– Basağrisi ilacımı içip hemen gelicem.
– Kaplanlarda ayni kedi yavrulari gibidir. Bak böyle gıdısından sevicen bak iyi bak…
– Sakin olun, onlarla ben konuşurum.
– Bu yol kestirmeden direk ana yola cikar.
– Hayir, ters tutmuyorum.
– Unutmadan, hemen hatırlatıyım, herhangi bir kaza ihtimaline karşı silahı temizlerken namlusunun ..
– Gel gel, boyu geçmiyo.
– Bakin simdi ayni şeyi geri geri yapıcam.
– Buralarda çığ düşmesi pek ender görülür, korkacak bir şey yok.
– Dövmen çok hoş.

 

Yorum Bölümü