Seçmece Bunlar

SEÇMECE BUNLAR
Size bir iyi bir de kötü haber vermek istiyorum.
İyi haber Kemal Kılıçdaroğlu bu seçimde oy kullanmayı başardı.
Kötü haber ise CHP yine iktidar olamadı.
Bir haftadır parti kurmaylarının vaziyeti kurtarma serenatlarını ailecek çekirdek çitleterekten izliyoruz.
Keyifli de oluyor ha!
İlkokuldan bu yana (hatta emeklemeye başladığımızdan bu yana) bize öğretilen şey, “en çok oy alan birinci parti olmuştur” öğretisidir.
İlkokula gidemeyenlere de gece kurslarında “Hatice’ye bakma neticeye bak” dersi verirlerdi.
(Hey gidi günler hey…)
Demek ki usul değişti. Şimdi oy önemli değil, parti idarecilerinin düşündükleri (yoğurt gönülleri) önemli.
Parti kurmayları ekranlarda sonuçları açıklıyor.
“Eee efenim, partimiz çok başarılıdır!”
Niye? Oy mu artırdınız?
“Şöle efenim, biz batı Karadeniz’in Canik dağları eteklerinde Mağaradibi köyünde bir önceki seçimde 4/1 almışız. Bu seçimde de 3/1, yani üçün birini almışız.
Bu ciddi bir ilerlemedir akşama sabaha iktidardayız demektir”
Kimisi yenilgiyi kabul etmeye daha yakın duruyorsa da bu kez çamur atmaya çalışıyor.
“Spiker bey, bakın ben bir açıklama yapacağım! Ulaşımın olmadığı adı yok mezrasında katırlarla giden oy sandıkları kayıp olmuştur! Bu oylar nerede? Bu oyların hepsi aslında bize verilmişti! Bu seçim iptal bile edilebilir” (Edilse iyi olur)
Biz diyor birisi, şu şehirde bir önceki seçimde şu kadar vekil çıkartmıştık bakın şimdi vekil çıkmadı fakat oylarımız yükseldi.
Kimileri daha pişkin; “Halk bize ciddi bir muhalefet yapma görevi verdi!” (yapma yaw!)
Demek ki oy atarken halk filanca parti pusulasına “C” partisi sana muhalefet görevi veriyorum, sevildiğini bil, hadi bakim bi muhalefet yap da analar neler doğuruyormuş görsünler” şerhi koyuyorlar.
Bu ve buna benzer bir sürü bahaneler, sebepler, kehanetler söylendi durdu.
(Çekirdek stoklayın çünkü birkaç hafta daha sürecektir)
Ben parti başkanı veya kurmayı olsam, (bu kurmay da ne azametli bir kelime böyle! Sanki genelkurmay başkanı havası alıyor insan) derim ki;
Ey halkım, evet biz bu seçimde başarısız olduk.
Bende dâhil sorumlular gerekirse istifa edeceğiz.
Çünkü halkın beklentilerini karşılayacak proje ve söylem geliştirememişiz.
Halka inememişiz. Onlarda lütfedip bize çıkmadılar.
Ve bu yüzden de söz konusu halk bizi seçmedi.
Yenildik ey halkım unutma bizi!
🙂
Şaka bir yana devam ederdim söylemime, bundan sonra halkın dediklerine kulak vereceğime, halkın dikine gitmeyeceğime, halkın değerlerine saygı duyacağıma, halkın önceliklerine kös bakmayacağıma şerefim ve namusum üzerine ant içerim” derdim ve başlardım çalışmaya.
Önümüzde yerel seçimler var. Şunun şurasında ne kaldı?
Kolları sıvar ve yollara düşerdim.
Hadi bakalım anca gidermişim…

 

Yorum Bölümü