Gürültü Yapmayın

GÜRÜLTÜ YAPMAYIN
Mayıs ayına girdik.
Düğünler ve sünnet törenleri başlayacaktır.
Üstüne üstlük seçim çalışmaları da başladı.
Bu üç unsurun ortak paydası araç konvoyları ve bol gürültülerdir.
Söz konusu taşıtlar motor horultuları eşliğinde kornaları da çatlayıncaya kadar avaz avaz bağıracaklardır.
Tabi sadece bununla bitmeyecektir.
Meclisini bedavaya getirmek isteyenler sokak ortalarında, mahalle içlerinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar davul-zurna-bağlama ve türü enstrümanlar, çok yüksek volümlerle Ünye’yi itina ile ayağa kaldıracaklardır.
Şimdi sevgili ve kıymetli gürültü icat edici, icra edici, bu gürültü marifetlerini milletin kafalarına kulakları vasıtasıyla harbilerle ittirerek sokuculara birçok sözüm olacak. (Çıkarın kâğıt kalemleri ve not alın!)
Düğün, sünnet, kına gecesi, hacı yol etmesi ve karşılaması, asker yol edişler ve daha nice kalabalıklı tören sahipleri; meclis yapmak, türlü kalabalıklarla bir araya gelmek neredeyse dini gereklilik kadar elzemdir kabul ediyorum.
Fakat otomobil konvoylarından öküzün böğürtüsünü andırır sesler çıkartan kornalarınızı ve sokaklarda çalınan çalgılarınızı diğer insanların dinlemesi şart değildir.
Siz gürültü yapıcılar ve trafiği tarumar ediciler geçerlerken, sesten ve trafik sıkışıklığından mağdur olan diğer insanların sizler için neler düşünebileceklerini tahmin etmelisiniz.
Onların hiç birisi sizler bu gürültüleri yapıyorsunuz diye “Aaa filancanın düğünü varmış! Ne hoşşş!” falan demeyeceklerdir.
Meclisinizin gürültü yapmaya ve zil takıp oynamaya en müsait yerleri, kiraladığınız tören salonlarının içerisidir.
Buraların haricinde yaptığınız gürültü size kötü temennilerle geri dönecektir.
Kaldı ki, insanların hastası olabilir, mesaiden gelmiş yorgundur dinleniyor olabilir, aceleleri olduğu için trafikte beklememesi gerekebilir, uyuyan bebekleri olabilir ve daha nice insani davranışlar olabilir.
Sizlerin bu tür durumları göz ardı edip o insanları mağdur etmeye hakkınız yok!
Siyasilere gelince; size sadece şunu söyleyebilirim, dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde böyle bir durum yok.
Bu saçma durum bir tek yurdum insanına ve siyasetçilerine mahsustur.
Arkadaşlar elbette siyaset yapmalısınız.
Ve elbette kendinizi anlatmalısınız.
Demokrasi için bunlar gereklidir de.
Ama nerede?
Uygun miting alanlarında, uygun salonlarda ve uygun dernek-ev gibi ortamlarda yapabilirsiniz.
Sizin yırtık ve patlak hoparlörlerinizden berbat sesli sunucuların anonslarını evlerimizin ve işyerlerimizin içine sokmaya ne hakları olabilir?
Sizler örnek olmak üzere bu ülkeyi daha iyi ve daha ileriye taşımak üzere yola çıkan bireyler olarak şimdiden böyle yaparsanız ilerde neler yaparsınız Allah bilir? Diye sorarlar.
Burada ilginç olan şey ise, böyle seçimlerde belediye idaresi ayıp olmasın diye her partiye yardımcı olmaya çalıştığı için her ilanı yayınlamak gibi bir yükümlülük altına girmektedir.
Yapmasa kendi partisini de yapamayacak.
Yapsa birçok parti var akşama kadar milletin kafasını “dit”ecek.
Tabi belediye idareleri şimdiye dek ikinci tercihi kullandı.
Belediyelerdende ricamız şudur;
Seçime girecek birçok parti var.
Ünye ilçesinde bu partilerin büyük bir çoğunluğunun temsilcileri de olduğuna göre hiçbir partinin ilanını yayınlamamalısınız.
Mensup olduğunuz parti için bile bu geçerlidir.
Kaldı ki belediye bir parti değildir.
Belediye başkanı seçilene kadar siyasidir, seçildikten sonra kamu görevlisidir.
Onun partisi falan olmaz-olmamalıdır.
Dolayısıyla hoparlörlerden de siyaset yapıcılara gürültü anlamında katkıda bulunulmamalıdır.
Arkadaşlar; insaflı olun ve çok az olan sizlerden başka büyük yığınları rahatsız etmeyin lütfen…

 

Yorum Bölümü