Anketör

ANKETÖR
Seçimler iyice yaklaştı.
Artık karnı burnunda diyebiliriz.
Son günlerin en “HİT” mevzu bahsi Anketler savaşı olsa gerekir.
Genel merkezlerden tutunda ihtiyar heyetlerine kadar, anket yapan şirketlerden aday adaylarına kadar, seçmenin nabız atışından kollestrol oranlarına kadar anketler meydan muharebesi veriliyor.
O kadar çok anket kirliliği, sonuç karmaşası ve çelişkisi var ki, her parti burun farkıyla önde gösteriliyor. (Aslında bu durum eşyanın tabiatına da aykırıdır ha!)
İlgili siyasinin siparişine göre düzenlenen anketler güvenilir ise işimiz daha da zor.
Çünkü yediden yetmişe bütün partiler birinci oluyor.
Sayın Abdullah Gül’ün işi baya bir zorlaşırdı herhalde.
Herkese başbakanlık verilecek ya.
Gerçi bunun iyi bir yanı da olabilirdi.
Bakanlar kurulu komple parti başkanlarından oluşurdu.
Ve herhalde her Allahın günü hükümet bozulur ve kurulurdu da.
Efendim diyor birisi, bu seçimde o kadar çok çalıştık ve çabaladık ki, şu an birinci parti biziz vesselam. (Anketler öyle söylüyor.)
Mütevazı olanlar daha olumlu yaklaşıyorlar; Bizim baraj sorunumuz yok!
Hiç olmazsa kesin iktidarız demedikleri için ayriyeten tebrik ediyorum.
Anket çalışmalarının garip taraflarından birisi ise o gün-hafta mitinglerde yapılan sataşmalardan ve ağız bozmalardan sonra seçmende nasıl bir tepki oluşturduğu bile inceleniyor olmasıdır.
Eğer oylarda hafif düşüş eğilimi varsa hemen ağız değişmekte ve biraz daha güzel konuşulmakta.
Yok, eğer yukarı eğilim izlendiyse bu kez daha bir hışım ile dalışlara devam edilmekte.
Seçmenin nabzını tutuyoruz girişiyle beraber birçok güzellemeler de aksesuar olarak dinleyicilere-izleyicilere-okuyuculara sunuluyor.
“Eee şimdi şööle” diye lafa başlıyorlar; Bulgularımıza göre Ege bölgesinde seçmen profili göz önüne alınırsa filanca partinin oyları dikey trende girmiş olduğu ve maksimum oy aldığı göz önüne alınmalıdır.
Sonra da ülke geneline yansıtılacak olan yatay trendlerin lehte tezahürü söz konusudur ki, işte bahse değer bu parti kesin birinci olacaktır. Aha da şuraya yazıyorum.
Söz konusu trendlerin bir de enine gidişleri ve gelişleri var ki oralara girmeyelim.
Tabi anket yapıcıların seçimlerden sonraya da hazırlıkları var. (Çuvallayacakları kesin!)
Yanılacakları kesin olan seçim sonucunda söyleyeceklerini tam olarak bilemesek de herhalde şöyle bir şey olacaktır;
“Allah Allah, heyret bişey yane”, “Çamura battı, suya kaçtı”, “Bende şaşkınım”, “Biz en doğru tahmin ediyorduk ama niye böyle oldu”, “Halbusi hiç taraf çekmediydik” gibisinden gıdı gıdılara hazır olmak lazım.
Handiyse diyeceğim ki;”sevgili siyasiler, anketlere bu kadar dolaşacağınıza daha fazla seçmen ziyaret etseniz, onlara taahhütlerinizi anlatsanız hatırı sayılır miktarda oy elde edebilirsiniz” ama diyemiyorum işte. Yerim dar.

 

Yorum Bölümü