Hobilerim

Bu sayfayı ziyaret edenleriniz belki şunu diyebilirler; bu kadar işi yani hobiyi bir insan yapıyor olamaz!

Ya yapıyormuş gibi yapıp bizi işletiyor ya da olağan üstü zamanlar harcıyor.

Bu soruya cevap vermeden önce bir şeyler söylemeliyim;

Birçok insan bazı keyifleri-hobileri hep ileriye atmayı tercih etmektedir.

En çok emekli olunca dünyayı gezeceğim, ata bineceğim, sebze-çiçek-böcek yetiştireceğim gibi teselli sözleri ile sürekli ertelemektedirler.

Oysa Hazreti İsa peygambere göre zaman üçe ayrılıyor; dün-yarın-bugün!

Dün geçti diyor güzel peygamber, yarının gelip gelmeyeceği belli değil! O halde gün bu gündür! An bu andır! Her ne güzel şey düşünüyor ve planlıyorsanız bu fırsatı şimdiden oluşturmalı ve yapmalısınız.

Yaşlanınca, emekli olunca (ki o günleri görebilirsek tabi!) zaten bunların hiç birisine gücümüz yetmeyecektir. O halde genç yaşta imkanlar dahilinde yapılacak bir çok güzel şeyler olduğuna inanıyorum.

Gelelim benim bu faaliyetlerime, her şeyden önce toplumumuz tarafından hoş görülmeyen alışkanlıklarım ve davranışlarım yoktur. Örneğin akşamları bir meyhane, müzikhol, kahvehane  vs…

Ben ve eşim akşamları televizyon izlemeyiz. Çok nadiren yaklaşık ayda ortalama en fazla yarım saat belki baktığımız olmuştur. (o yüzden televizyonumuz sık sık bozulmaktadır)

Öncelikle en büyük ve en güzel vakit buradan kazanılıyor! Çünkü bu zaman zarfında kitap okumak, dergi, gazetelere köşe yazıları yazabilmek, web sayfası üzerinde çalışmak ve daha birçok aktiviteler gerçekleşebiliyor. Sebze zamanları baharda olur. Bu durumda sabah namazına kalkıyorsanız işyerinize gidene kadar ayırabileceğiniz bir saatlik bir zaman size çiftlik dahi işletebilecek kadar vakit verir.

Motosiklete ve At’a binmek için zaten yaz mevsimini bekleyeceksiniz. Üstelik öyle uzun bir mevsim olmadığı ve sürekli at veya motosiklet üzerinde kalma gibi bir şansınızın olmadığına göre kısa süreli olacak demektir.

Amatör olarak dağ, kamp ve fotoğraf çekme olayı motosiklet, araçlarla seyahatlerle zaten kendiliğinden oluşuyor yapılmak zorunda kalıyor.

Sonuç olarak yapabildiğim çok fazla bir şey olmadığı gibi abartılacak bir övgü de söz konusu olmamalıdır.

Bütün bunların çok daha mükemmelini herkes yapabilir.

Ama bir şartla!

Bunu isteyecek…