Kapat !
 
 

ŞİİRLER

GÖREV DÖNÜŞÜ (Ferdi Erbakıcı)özledim
soğuk gecelerde görev dönüşü
sıcak kollarında bulduğum huzuru
ve ne kadar kötü geçse de günün
sorduğumda gülümsemeni
şimdi yine
soğuk gecelerde görev dönüşlerim var
kapıyı çalsam sanki sen açacaksın
sanki bütün gece uyumamışsın gelmedim diye
bir ara korkmuşsun
bir ara ümitsiz
yağmur şehrindeymişiz gibi nemlenmiş gözlerin
oysa evimin ışıkları sönük
gecelerden daha soğuk yalnızlığın
beyaz formanı ütüleyip koymamışsın
kaç gündür içiyorum böyle hesapsız
kaç gecedir pusularda seni görüyor gibiyim

özledim
yaslanıp omzuma hastalarını anlatmanı
ve aç kalmamızı yemeği yaktığın için
bir de sırf sevdiğini söylemek için telefon açışını
telefonlarım çalmıyor artık
resmini duvardan indirecek cesaretim yok
her gördüğüm hemşire daha derin yaralar açıyor içimde

sana evlenelim dediğim gün
mutluluktan ağladığını
ve düğündeki heyecanını
ve beyaz gelinliğini
hatırlamak bir ibadet gibi her an
ağlıyamıyorsam ölmeyi düşünmeliyim
düşünmedimmi sanıyorsun
kaç kez duydum metalin soğukluğunu şakaklarımda
kaç kez tetiğe uzandı parmaklarım
resminin karşısındaydım her defasında
odamın her köşesine kokun sinmişti
orda yarım bıraktığın bir kitap
orda rujun yanında tüm dokundukların
beyaz kepin yatağın yanıbaşında
tetiğe dokunamadı parmaklarım
ağlayamadım

sana mayına basacağımdan bahsettim mi
kızardın bana
hatta küser konuşmazdın
sana sarılıp öperdim binlerce kez
çocuk gibiydi ellerin
ilk yağmur şehrinde tuttuğum
sonra barışırdık
söz verirdim bir daha anlatmayacağıma
üç gün sonra bir askerim mayına basardı
niye ben basmadım onun yerine diye
oturur ağlardım
oysa senin için
ağlayamadım

doğu’nun dağlarında yine kar vardı ogün
bir takipte vurulmuştum
üçgün kaç gece uyumadın yanıbaşımda
her an ağladın
her an yalvardın benim için Allah’a
sen olmasaydın
belki o kadar sıkı sarılmazdım yaşama
seni sevmesem
başkasını seveceğime sevgisizliği seçerdim

evlendiğimize inanamamış
saatlerce evlilik cüzdanımıza bakmıştık
ve sonraki beş yıl
her anı seninle dolu
o sabah nasıl kırgın kalkmıştık yataktan
birşeyler yalnıştı sanki
beni uğurlarken sanki bir daha görmeyecekmişim gibi öpmüştüm seni
sanki dönmeyecektim o pusudan
sanki binlerce mayın patlayacaktı altımda
ama döndüm
o soğuk gecelerden biri değildi
tüm yıldızlar uyanıktı
oysa o yaralıyı almaya gittiğiniz ambulans dönmedi bir daha
BEYAZ FORMAN
BEYAZ GELİNLİĞİN
BEYAZ KEFENİN
seni özledim….

TOPRAĞIN KIZI (Sibel Bağcı)

Karanlık dünyanı aydınlatan,ışığım ben
Seni kasıp kavuran,güneşim ben
Çağlayanlardan cesaret alıp içine,
Damla damla akan suyum ben
Ilık meltem misali tenine değen,rüzgarım ben
Önce tohum,sonra gül,sevginle sulanan çiçeğim ben
Ateşinle yanan sigaranın,külüyüm ben
Kimine göre yağmur,kar seni tiitreten doluyum ben
Yıldırımlar kadar seni korkutan gürültüyüm ben
Bir dokunuş,bir ses,seni anlatan şiirim ben
Ben gözlerde derin kalplere metin
Ben yerde ben gökte seni arayan
Ben sevgi ile aşkı ayıran
Ben gözlerine yanan
TOPRAĞIN KIZIYIM…….

ÖZLEDİĞİM BİR ŞEY VAR (Aysun arabacı)

Özlediğim bir şey var Hasreti yüreğimde tutuşan.

Bebelerin gülmesi ve yaşlı köy kadınlarının ninnisi gibi

Özlediğim bir şey var, ılık rüzgarların ensemde dolaşıpGöğsüme tırmanması gibi…

Dağların doruğunda sevda türküleri Yar koynunda düş kurmak gibi…Şiir gibi…

Özlediğim bir şey var…

SUÇLUYUM (Sibel Bağcı)Seni sevmek..Evet haklısın,kötü kızım. Suçluyum seni sevdiğim için Gece gündüz benim olman için ettiğim dualar Bir gecede olsa,rüyama girmen için

Dilek ağacına bağladığım umutlar Döktüğüm gözyaşları sana olduğu için suçluyum ben…Hep terkedildiğim için İstenmesemde senden kopamadığım. Her türlü sözlere maruz kaldığım Ve sana güvendiğim için suçluyum ben…

Doğru..zaten sen hep doğruyu söylersin Bir çocuk ne anlar sevmekten? Ne anlarki sevgi uğruna ölmekten Ne anlar yaşam nedir,dünya ne? Herşey tozpembedir onun gözünde

Hep umut vardır o küçük yüreğinde… Karanlıkta aydınlık hisseder Olmayacak sevdaya olur der.. Ben de çocuğum ve cezalıyım… cezam sevilmemek Tek suçum ise seni sevmek….

SEVGİ BAĞLARI (Mehmet Şahiner)

Sevilmeli insan, hem de kusurlariyla sevilmeli. Zaten onu
güzellestiren birazda kusurlari degil mi? Neye yarardi insanlarin tam
mükemmel oldugu dünya. Sikintisi çekilirmiydi onun, hiç kötülüklerin
bilinmedigi yerde iyilikler nasil bilinir ki? Kusur olmayan çirkinlik
bulunmayan ortamda mükemmelin, güzelin ne kiymeti olur? Zitlarin
bayrami degilmi burasi? Ve zitlarin çocugu degil mi insan?
Sevgi baglari ile simsiki baglamaliyiz kendimizi insana
kusurlari sefkat perdesi ile örtmeliyiz daima. Kusurlu insana sefkat
beslemeliyiz, acimaliyiz, sevgi örtümüzle kusatmaliyiz onun her
yanini, kusurlari ile basbasa birakmamaliyiz onu.
Baska meziyet aramaya gerek yok sevmek için insani, Insan
olmasi bize yeter. Her sey sevilmeli yaratik oldugu için her sey,
Yaradandan ötürü sevilmeli. Zaten Allah her seyi sevgiden ,
sevdiginden yaratmadi mi?
Ferde hürmetin bittigi yerde topluma hürmette bitmistir. Bir
insan öldüren bütün insanlari öldürmüs gibidir…
Yaptigi kötülükler birden siliniverir gösterdigi hürmet
adina. O köpek bile olsa kabul görür, iltifat görür bu davranis.
Iyiliklerden hiçbirini, velev çok küçük de olsa küçük görmek dogru
degildir asla.
Severler inanalar birbirlerini, sevmeliler birbirlerini.
Baglanmalilar ayni vücudun azalari gibi birbirlerine. Birinin derdi
hepsinin olmali, sevinçler yansimali birbirinin sevinciyle hepsinin
içine .
Temizler temizlere yanasir, pisler pislere yanasir, herkes
kendisi gibi olanla kaynasir daima. Inananlar da öyle. Bu cazibe
biraraya getirir kardes yapar insanlari Sevgi delil ister elbet,
sevdiginden bitip tükenmeyi gerektirir. Onun için belasi çoktur sevgi
yolunun. Onlari asmadan sevgiye ulasmak imkansizdir. Sevgilinin kim
olduguna bagli yolun zorlugu.
O’nu sevmek ayri bir paye; fakat onun tarafindan sevilmek
daha baska bir mazhariyet. Ama ölçü su; Sen onu ne kadar seviyorsan,
Ondan o kadar karsilik görürsün. O’nun senin kalbindeki yeri ne
kadarsa, sende onun katinda o kadar yere sahipsin.
Evrensellestirmek istiyoruz biz sevgiyi. Sevgi atmosferi
sarsin bütün ülkeleri. Insanlarin içi sevgiyle dolsun birbirlerine.
O zaman güzel düsünenin güzel gördügünü görecegiz biz de.
Lezzet alacagiz yasadigimiz hayattan. Kusur görmeyecek o zaman
gözlerimiz. Bosluklari bakislarimiz dolduracak sürekli. Seytan
hissesinin ne kadar büyük oldugunu anlayacagiz islenen kötülüklerde,
günahlarda. Hisse hisse pay edecegiz islenen suçlari. Nefis,
Seytan,Zaaf, Toplum, Aile, Çevre suçlulari arasinda çok az bir hisse
kalacak o zaman suçluya. Affedilebilir oldugunu görecegiz o küçük
hissenin. Affedecegiz o zaman canimiza kast edenleri bile. Can
verecegiz onlara sevgimizle.

 

İLK ( Alp Onur)Onlar birbirlerine çok yakındılar, Vadideki iki utangaç uğur böceği,yada aynı çiçeği paylaşan iki arı gibi…Birbirlerine o kadar çok benziyorlardı ki,İkisi bakışlarını kaçırıyorlardı birbirlerinden

Adeta olanları saklamak istercesine…Belkide onlar da bilmiyorlardı olup biteni, Belki ilkti ikisi içinde Ama acıyla karışık sesizliğin içine gömülüydüler ikiside

Ve asla söyleyemediler gerçeği birbirlerine…

Birbirlerine o kadar çok benziyorlardı ki…ikisi de çok korkmuştu fısıldamaktan…

Ve beklediler sessizce,sonsuza değin hareketsizce..

.Aynı asıl ve aynadaki görüntüsü gibi.

Çünkü iki ilk asla olamazdı….

SIZILAR (Suat Yaşar )

Yıllardır dinmeyen bir sızı bu..

Ta..derinlerden çok eskilerden

Benim olacağın güne kadar

Dinmiyor bu sızılarım

Her ah çekişte bin isyan

Her solukta bin sitem

Attığım adımlarla tükeniyorum sanki

yavaş..yavaş..erircesine

Bilirmisin hiçbirşey dindiremiyor

İçimdeki bu sızıyı

Yana yana sönmek üzereyim

Mangaldaki küller gibi

Bakıyorum geçmişe

Çok şey aldın benden

Evet evet tüm umutlarımı

Yaşama sevincimi,neşemi

Koparırcasına aldin kalbimi

İşte dinmiyor sızılarım sayende

Görüyorum hayalini tüm kadehlerde

İşte dinmiyor sızılarım

Ruhum ve bedenimde

SEVGİLİ ARKADAŞIM (İdris ergün)Gözlerinin rengi gibi
Saçlarında kendi renginde
Ama ben ellerini gördüm önce
Toplayan,düzelten onaran ellerini
Dokunduğuna soluk aldıran
Telaşlı,usta sevecen ellerini
Geç anladım ve inandım
Her gün daha çok inanıyorum
Ellerin, güzel işlerin karıncası
Ellerin ellerden bıkmış ellerine sığınmak
Yüzünün rengi gibi
Dudaklarının rengi gibi
Saçlarında kendi renginde
Ama, ben özverini gördüm önce
İçinden ceylan gibi dökülen özverini
Hep koşan, yürümeyi bilmeyen
Hesapsız, gücendirmeyen, saydam özverini
Neye uzansa dirilten
Susan, hüzünlenen, sıcak özverini
Geç anladım ve inandım
Gün gün daha çok inanıyorum

Özverin, güzel işlerin arısı
Özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak
Derinin rengi gibi
Sesinin rengi gibi
Saçlarında kendi renginde
Ama ben, seni gördüm önce
Gülen, yaşayan bilen seni
Körpe bir söğüt dalı gibi çırpınan
Durduğu yere can veren
Gönüllü, duyan seven sesi
Geç anladım ve inandım
Şimdi daha çok inanıyorum
Sen hayatın ablası
Saf olan her şeyin mayası
Sen, eşyalardan usanmış kalbime dayanak
SEVGİLİ ARKADAŞIM BENİM
Sana “sevgili arkadaşım” diyorum
Budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
İşte sana bir aşk şiiri
İçinde “sevgilim”sözcüğü geçmiyorsa
Suçun yarısı senin
Çünkü,ben bize yaraşanların sözcüğünü değil
Kendisini seviyorum senin gibi.

SABAH (Alper Şirvan )

Rüyâsız uykulardan uyandığım sabahlar,
Ümitli bir hayalde kendimi kaybederim.
Kalbimde yalnız senin gülen bakışların var,
Kırılan hayâllerin yorgunudur yüreğim.

Gözlerin… Sende gizli seni gösterir bana,
Gizli güzelliğini aynalarda arama!
Kimseyi sevmedim ki, sevdiğim senden başka,
Çıkmaz sokaklarda ben hep gelmeni beklerim.

UFUKTAKİ SERAP (Alper Şirvan )

Yad ellerde bir yavru ceylan ağlar üstelik
Hasretini içine bir sel yapıp akıtır…
Her damlada yüreciği olsa da delik deşik
“Sıla” dendiği zaman o yine kıpır kıpır…
Hatıranın içinde filizlenen haliyle,
Gözleri ufuklarda bekleşir gelir diye.
Uzatır ellerini son kalan mecaliyle,
Tutulmaz ufuktaki; çünkü o bir seraptır.

 

TEKLİF (Ömer Aslan )Ben bir minik kuşum Bekleyemem mevsimleri Mevsimlere göçerim.. Yazgım kırdı kanatlarımı

Döküldü tüylerim. Bu dünya mevsiminde

Gel kanatlarım ol!Tamamla bu yarımı Uçalım seninle

Başka mevsimlere

Bal yapalım seninle O başka mevsimlerde İlk biz tadalım

ve ebedi uykuya dalalım.

LÜTFEN…!

DÜNYA’DAKİ BÜTÜN İNSANLARI SEVEBİLİRDİM

SEVMEYE SENDEN BAŞLAMASAYDIM EĞER……

GÜNEŞİM (Sibel Bağcı)

Düştü cemre havaya,

Ama hala bulutlu ve sisli gözlerim. Düştü cemre sulara,

Ama hala durgun ve bulanık düşlerim

Ve düştü cemre toprağa,

Ama hala gelmedi baharım

ve sen…Güneşim….

SEVGİ ŞİİRİ (Ebru)

Nasıl anlatsam bilmem ki..

Bilsem yeteceğini bakışlarımın sadece

Her saniye bakmak isterdim gözlerine..

Belkide birkaç kelime

Aşkımı ifade eden..

O kadar zor ki..

Denemek bile..

Nekadar isterdim

Bunları söyleyenin sen olmasını..

Ve söylenenin ben!!
Eziyeti de anlardın böylece..

İçinde hiç bitmeyen çığlıklar

Dışında sadece ellerindeki titreme..

Söylenecek birşey olmaması

Boş bakışlar..

Boş sözler..

Birşeyler aramak söyleyecek..

Sadece daha fazla konuşmak için..

Daha fazla sesini duymak,

Gözlerine bakıp gülmek için..

Sadece ,

Belki şimdi

Seni seviyorum derim diye

Beklemek isterken biraz daha

Gidişini seyretmek..

Çok acıydı..

Gitmeden önce düşünmek,

Gittikten sonrada yaşamak sensizliği..

Çok acı..

Ama en acısı

Hala seni seviyor,

Senin için ölüyor olmam buralarda,

Sensiz,

Hasret dolu,

Ve yapayalnız…

SEVGİ (Mustafa Damgacı)herşeyimi yitirdiğimi soylediklerinde
dinleyin
hala kalbim carpıyormu
bakın
sevgiyi görün
goremedinizmi?
artık vakitsiz ölüm kapımı çalmış
bu ses odur.

YİNE SENSİZ (Kenan Gürbüz)

Cennetle cehennem kadar uzaksın bana,yerle gök kadar uzak

ve ben yine sensiz…ikinci baharlar kesmiyor yüreğimi,sen gideli ciğerime kediler dönüp bakmıyor…

insanlar şeytanlaştı,hayat cehennemde ne fena bilsen,yaşamaksa sensizlik kadar acı,hayat kadar acı…

ve aşkımız …baharda açan çiğdemler kadar ömürsüz….

GELİNLİK KEFENİM (Aysun Arabacı)

Bir gün gözlerin dalacak derinlere

Belkide aklına ben geleceğim

Beraber yaşadığımız güzel günleri düşüneceksin

Birden herşey mazimizi anlatacak sana,unutamadığını anlayacaksın…

Yanıma gelmeyi düşünebilirsin bir buket gülle

Gideceksin çiçekçiye,

Alacaksın en sevdiğim gülleri

Geldiğin zaman kapım kalabalık olacak.

Düğünüm olduğunu düşünüp kahrolacaksın

Ansızın karşına gözü ağlamaklı anam çıkacak

Seni görünce sıkacak yumruklarını ,vuracak göğsüne göğsüne…

“senin yüzünden,senin yüzünden” diye haykıracak…

Ne olduğunu bilemeyeceksin,

O an donup kalacaksın elindeki güller tek tek yerlere düşecek…

Tabutumun üstünde bir duvak göreceksin

İşte o zaman anam yanaşacak yanına,

Vasiyetimi sıralayacak sana:

“ÖLÜRSEM SEVGİLİMLE EVLENMEDEN ÖNCE ANAM

KEFEN YERİNE GELİNLİK GİYDİRİN BANA

GÖRÜNCE SEVGİLİM SAKIN AĞLAMA

BENİ KARA TOPRAKLARDA ARA

ÖRNEK OLSUN SEVİPTE AYRILANLARA

SENİ SEVDİĞİMİ SAKIN UNUTMA

SAKIN UNUTMA………….

SUNARKEN ( Cem Şengezer)

Sana sessizliğimi sunarken,
Bakasın istedim gözlerime.
Sana aklımı sunarken,
Ulaşasın istedim gerçeklerime.

Sana aşkımı sunarken,
Uzak araları unutasın istedim.
Sana omuzlarımı sunarken,
Konuşasın istedim üstünden.

Sana kalbimi sunarken,
Kalasın istedim içinde.
Sana problemlerimizi sunarken,
Çözeriz diye düşündüm.

Sana görmediklerini sunarken,
Aklını açmak istedim.
Sana duygularımı gösterirken
Kalbini açmak istedim.

Sana geçmişi hatırlatırken,
Geleceğimizi planlayalım istedim.
Sana ekmeği hatırlatırken,
Öpmeyi unutturmamak istedim

Sen bu şiiri okumazken,
Ben yaşayayım istedim….

 

HANGİSİNE YANAYIM (Suat Yaşar )Gördüm seni gördüğüme mi yanayım

Yoksa şimdiye kadar tanımadığıma mı

Seni unutma sevdasına mı yanayım

Yoksa yenik düşen gönlüme mi

Yağmurdan kaçan yüreğime mi yanayım

Yoksa kanadı kırık ürkek……..

Bir kuş gibi çırpınışınamı

Yoksa sana ulaşamama acısına mı

Anlayıpta anlamama tavrına mı yanayım

Yoksa biçare halime gülüşüne mi

İçime işleyen gözlerine mi yanayım

Yoksa ağlayan gözlerime mi

AŞK ESKİDENDİ (Alper Şirvan)

“Bir çiçekle bahar geçmez” dediler;
Çoğu âşık, onu bile bulmadı.
Muhabbet olmadan aşk beklediler;
Sevgisiz gönüller, lezzet almadı.
*
Hasreti olmayan bir vuslat… Niye?
Çilesiz, emeksiz ve hoyrat… Niye?
Yârine sadâkat, kabahat… Niye?
Mecnûn’un dilinden anlar kalmadı.
*
Leyla, şimdilerde bir isim yalnız.
Şirin ve Züleyha, sokaktaki kız.
Mecnûn’um, Ferhat’ım, Yusuf’um yalnız.
Küçülen gönüller, aşkı almadı

HAYAL ÜLKE ( Mehmet Şahiner)

Ey hayal Ülke!
Sen bana rüya kada yakın,
Ben sana kaf dağı kadar uzak,
Su ise bakki,
Rüyada kurulmus bana tuzak.
Tam karıştığı yerde karayla akın
Gittik.
Görmedigim bir hayalin ardından.
Ey hayal Ülke!
Seni aradık
Meydan okurcasına karlı daglarda,
Bulmak için seni asırların ardından.
Göründün.
Uğrunda can verdik, savaştık,
Kurtuldun.
Ve çiçek serdik yollarına,
Basmadın incinir diye acıdın,
Simdi sana hasret kaldık buralarda.
Yüceltmek için adını,
Geçecegiz tepesini, dagını.
Evet hayal Ülkem,
Seni biz,
Gerçeklestirdik sonunda
Kah savasta, kah masada barışta.
Simdi
Seni yüceltmek düstü bize,
Çıktık yollara,
Duyurmak için adını,
Gittik taa uzaklara.
Acaba
Amaca ulastık mı?
Bilinmez.
Senin adın hiçbir zaman,
Semalardan silinmez.
Fakat
Bir sorun var simdi ortada.
Simdi
Seni yüceltecek bir nesil gerek
Bu nesil
Elbet birgün yetisecek.
Evet hayal Ülkem
Sen yıllarca aci çektin
Gözyaşını ekmegine katık ettin
Ve sonunda
Zafer sana da nasip oldu
Kuruldun.
Sen hiç düsmeyeceksin zalim eline
Biz bu vatanda yasadigimiz sürece
Varlığın sonsuza dek sürecek
Bunu bir biz degil bütün dünya görecek.

GÜLÜM (Arzu Özger)Bana , seni sevdi deseler inanmam; sen söylemedin ki be gülüm
Sana hiç vazgeçmedi, taptı, uğruna savaştı deseler inanmazsın ki; hiç
sormadın be gülüm
Ben sensizliğin acısını çektim seni çok sevdim be gülüm
Sen bensizliği anlamadın, üzülmedin, süzülmedin bencilsin;
Yaşamadın ki gülüm…

Aldattı deyip beni sana ispiyonladılarsa; inan;
Sensiz kalmak hele yalnız kalmak zor gülüm
Sevmişsen, ayrılmışsan ayrılık insana kor gülüm
Benim gözüm severken, mutluyken umutsuzca kör gülüm
Ayrılık acısı sevgili, tek taraflı çok zor be gülüm…

Allahtan istediği senli hayattı gönlümün
Benim sana vereceğim bir canımdır be gülüm
Gülüm dedim anlamadın, içim oldu kördüğüm
Ya senli olacak hayat, ya da sensiz yaşanmayacak
Önemsiz sensiz ömrüm
Duyuyor musun ? GÜLÜM…

GENE ( Sibel Bağcı)

Gene karanlık,gene bir yıldız sen Parlak ve canlı…

Gene kulağımda,gene bir hoş sesin Senden uzakta seninleyim…

Gene sen gözlerimde Gene sevgi dolu.Bir bakış ağırlıklı…Yalnızlık senden bana Gene yalnızlık kalan..

Gene sensiz sen yetmiyor Denedim….Olmuyor inan!

KORKULUK (İdris Yüce)

Sen bende tek kapanmayan çiçeksin
O çiçek ki her tadta bulunan bir koku
Ama çiçeğin tek sahibi başkası
Her gün gelip o bahçesindeki çiçeği koklayan
Nasır bağlamış o elleriyle ona su veren ve
O ellerle onu besleyen bir bahçevan
O bahçevan sensin
Ben ise orada sadece bir korkuluk

SENDEN AYRI (Cihan Can)

Terk edilmis bir kent gibiyim
Bir korku gezinir içimde sokak sokak
Bende tadılmamış bir zevk
Anlaşılmamış bir sorudur yaşamak…..

Her gün bir ayrı dert yüklenir üzerime
Yitirdiklerimi arıyorum karanlıklarda
Kulağımda uğultusu var sessizliğin
Yüreğimde bir bıçak sanki sensizliğim…..

Yine başbaşayım dertlerimle
Şarkılar yine buruk dokunaklı
Ümitlerim yitik duygularım ağlamaklı
Senden uzak senden ayrı……

AŞK ACISI (Okay arı )

Seni ilk gördüğüm an Seninle ilk buluştuğum an Bir acı saplandı kalbime

Tarifi imkansız bir acı Bir an düşündüm ALLAH’ım nedir bu acı diye

Herhalde aşk denilen illetin Evet, Aşk denilen o yaranın acısı Bu öyle bir acıki İnsanı, Seveni, Sevmeyi bileni Hayata küstürüp Hergün mahveden işte o acı Aşk acısı

öyle bir acıki Tatmak bir zulüm Tatmamak bir acı Bence aşk acısı Dünyanın en büyük acısı..

 

 

KİMBİLİR (Okay Arı)Yine düştüm bir çıkmaza Sonu olmayan bir yola

Şu an garip duygular içinde Yanlızlığımla birlikte

Ben gerçek bir sevgiye Ben gerçek bir aşka

Ben gerçek bir sevgiliye Layık değilmiyim acaba

Kime sevgi ile Kime aşk ile Kime benliğimle bağlandımsa

Bir türlü gerçek aşkı, Sevgiyi bulamadım

Ben hep böyle yanlızmı kalacağım..?

Yine bir sayfa kapandı ömrümde Yanlızlıkla, Sevgisizlikle

Aşksızlıkla, MutsuzluklaBen hep böyle yanlızlık

Ben hep böyle mutsuzlukla Daha kimbilir kaç sayfa kapayacağım

Bir türlü gerçek sevgiyi Aşkı, Mutluluğu bulamadan

Daha kaç sayfa kapayacağım gönlümde

Kim bilebilirki..?

ÇIKMAZLAR (Okay Arı)

Yine düştüm bir çıkmaza

Sonu olmayan bir yola

Şu an garip duygular içinde

Yanlızlığımla birlikte

Ben gerçek bir sevgiye

Ben gerçek bir aşka

Ben gerçek bir sevgiliye

Layık değilmiyim acaba

Kime sevgi ile

Kime aşk ile

Kime benliğimle bağlandımsa

Bir türlü gerçek aşkı, Sevgiyi bulamadım

Ben hep böyle yanlızmı kalacağım..?

YALAN RÜZGARI (Suat Yaşar)

Bakışındaki gerçekçilik kaybolmuş

Ne anlam var yüzünde nede gözünde

Yalanlar dökülür her sözünde

Senide kandırır yalan rüzgarı

Girdiğin dünya olur karanlık

Mutluluk verirsin belki bir anlık

Söndürülmez ateş gibi yakarsın ama

Senide yakar yalan rüzgarı

Yaşasam mı ölsem mi ağlasam mı gülsem mi

Ne öldürür ne güldürürsün

Her seveni süründürürsün

Senide süründürür yalan rüzgarı

Bir şarap gibisin daima çarpan

Ayık olmazki sana takılan

Ruhun belki ayıktır ama

Senide sarhoş eder yalan rüzgarı

Gittiğin yollar hep çıkmaz olmuş

Baharın, yazın hep kışa dönmüş

Ne arayanın kalmış nede soranın

Yalnızlığa iter seni yalan rüzgarı

HİÇ PİŞMAN OLMADIM SENİ SEVDİĞİM İÇİN (Mehmet Balkay)

Seni inan çok sevdim,

Ve bundan da pişman değilim.

Gün oldu gittin uzaklara

Ben kendime yenildim.

Geceler boyu seninleydi ruhum,

Uykular haram oldu gecelerime.

Sana yenilmedim, sensiz yenilmedim.

Kendimi harcadım gecelerimle

Ve şiirlerimle seni yaşadım.

Gün oldu, yoluna düştü bedenim.

Kilometreleri saatleri aştım senin için.

Sana geldim.

Geri dönüşü olmayan yollardaydın

Ben seni aradım günlerce, gecelerce.

Bulunca seni bir öptüm,

sonra bir kurşun sıktın alnıma.

Beynime saplandı kaldı.

Ölmedim.

Onunla yaşadım,

Zaman oldu canım yandı, seni hatırladım

Unutmadım.

şiirlerimden çıkaramadım seni.

Yoktun, bak bu yalan.

Benimleydin her zaman.

Sendin şiirlerimde yazan sevgili!

Hep sendin.

Bir an oldu bıktım seni sevmekten.

Aldattım seni, pişmanda değilim.

Konstantinapolis gibi güzeldin, senindim.

Ve pişman değildim.

Hasretin ekmeğim oldu, suyum oldu.

Yandım, kana kana hasretini içirdin bana.

Haketmedim.

Bütün bu yaşananlara, tüm yalanlara rağmen

Direndim, ölmedim.

Seni bekledi gözyaşlarım ve boşaydı yakarışlarım.

Gelmedin.

Bilirsin ben ilk seni bildim, seni gördüm, seni sevdim.

Ve pişman da değilim.

Gözlerim yoruldu yollarına bakmaktan

Yoruldum seni aramaktan deli divane.

Yollarım yıllarım oldun,

Yarınlarımı senin yaptım, pişman da değilim.

Bundan sonraki yıllar da senin olsun.

Haram olsun günler bana sensiz ve geceler.

Gözlerinin karanlığı düştü saaatlere, gecelerime.

yarasalar emdi kanımı,

kurtaranım yoktu, bitkindim

Hayatımı harcadım aşkına ve şiirlere, pişman da değilim.

Çok zaman oldu yalnızım!

Adaletin bu senin, biliyorum.

Ve artık gelmeni de beklemiyorum.

Gelmeyeceksin çünkü, biliyorum artık.

Bunca zamandır bilmiyorum seni

Bilmiyorum ne alemdesin, kiminlesin?

Uzaksın bedenimden, ruhumdan değil.

Pişman değilim sensizliğimden

Ben hiç pişman olmadım ki zaten.

Hiç bitmez sanırız bu hayat, sonsuz gibi gelir.

Ne zaman ki aynadaki yüz yorulur.

Ve biz olmayız o yüz.

O zaman anlarız ki bu son demdir.

Bir yudum daha almak isteriz hayattan, beceremeyiz.

Bir acı sarıverir o zaman bedeni

Dayanılmaz olur yalnızlığımız.

Eller o eller değil, saçlar o saçlar değil.

Kimin bu takatsiz dizler.

Anlarız ki, ömür çizgisinin sonundayız biz.

Ve bir film şeridi olur yaşanmışlar.

Beğenilmeyenleri makasla kesemeyiz.

Bir yerde olur ya

Keşke dersek -ki mutlaka deriz-

O gün çok geçtir pişman olmak için

Ve sevmek için.

Pişmanlık sadece bir avuntudur o zaman

Evet çiçeğim,

Bu sabah aynadaki yüz ben değildim,

Ve inan bana sonbaharım

Senin sevdiğim için,

Hala pişman değilim.

Aşk ACISI ( Okay arı)Seni ilk gördüğüm an

Seninle ilk buluştuğum an

Bir acı saplandı kalbime

Tarifi imkansız bir acı

Bir an düşündüm

ALLAH’ım nedir bu acı diye

Herhalde aşk denilen illetin

Evet, Aşk denilen o yaranın acısı

Bu öyle bir acıki

İnsanı, Seveni, Sevmeyi bileni

Hayata küstürüp

Hergün mahveden işte o acı

Aşk acısı öyle bir acıki

Tatmak bir zulüm

Tatmamak bir acı

Bence aşk acısı

Dünyanın en büyük acısı..

İLK AŞK ( Okay Arı)

Derdim çok anlayan yok

Dostlarım var dinleyen yok

Bir sevdaya düştüm sonu yok

Sevdim bir kara gözlü yari bilen yok

Düşler kurdum her gece

Onu düşündüm günlerce

Onu düşündüm sevdikce

O beni düşünmese, Sevmesede

Bir aşk ateşine düştüm

Günlerce aşkınla yandım

Umutla tutuştum kahroldum

Aşkımla alevlendim, Kor oldum

Tek isteğim anlaması

Tek isteğim yanımda olması

Tek isteğim benim olması

Beni sevmesi, Benimle aşk alevinde yanması.

The Tale Of Death (Mehmet Fidanboylu)

Uzaklara giderken yine sen
El salliyorum sana sisin içinden
Göremeyecegini bile bile
Umudumu kaybetmeden

Bir turuncu kelebek görüyorum sonra
Keskin beyazin içinden
Ucuyor yavas yavas yuzercesine
Aliyorum mesajini çok uzaktan da olsa
Son kalan izlerin de sise gömülürken
Iki damla yas süzülüyor gözlerimden
Yavas Yavas acimi emercesine

Yariliyor sisin duru beyazligi sen kaybolurken.
Ve son bir defa daha görüyorum seni
Tüm canliliginla ve renginle
Sanki hiç teslim olmamissin gibi o kara melege
Yine eski mutluluk ve tazeliginle
Bilmiyorum ne kadar sürer su an
Elim kolum bagli umutla bekliyorum

Gercege dönecek bir gün biliyorum
Leyhime dönecek su acimasiz zaman
Ama o vakte kadar güzelim sen uzaktasin,
ellerimin degil ama askimin,
Bedenimin degil ama ruhumun,
Gözlerimin degil ama hislerimin,
Ulastigi bir yerde.

Kayboluyor tertemiz hayalin bulanik beyaz icinde,
Seni yitirdigimi biz kez daha anliyorum,
Tutmaya çalisiyorum umutsuzca soluklasan elinden,
Çivilenmis gibi kaliyorum biraktigin yerde
Yine uyaniyorum sabahlari ter içinde
Ellerim ariyor seni yattigim yerde
Gerçekle yüzlesiyorum her an her yerde
Dayanamiyorum agliyorum arkandan,
Sen bana hep mutlu ol dedigin halde…

AŞK ( Levent Bali)

Kaçamak ilişkiler arasında boğulduğunu hissedersin,
Yanlızlık duygusu onca insan içinde yakalar ve vurur şakağından!
Vurursun sende kafanı taş duvarlara, ama mecaz anlamda,
Pişmanlık bu, sevmenin pişmanlığı.

Aşk hangi sokakta oturuyor diye sorarsın aşkı tanıyanlara.
Senin sokağında olduğunu söyleyenlere inanırsın,
Herşey normal sanırsın bir anlık…
İçini yiyip bitiren düşünceyi duymazlıktan gelirsin gündüzleri,
Ki geceleri sorma, alem olsa kurtaramaz seni…

Aşk derler, var derler, güzel derler…
Güzel derler ya, inanırsın,
Yaşadığın depremin güzelliklerini bulmaya çalışırsın..

Hahaha

Bulamazsın…

Bir daha sorarsın, daha iyi anlat dersin,
Daha iyi anlatırlar..
Aşk derler, özel derler, güzel derler, acır derler.
Acıyordu ya duvarları yumruklayan ellerin, sevinirsin,
Aşk dersin.
Bir süre böyle idare edersin ama
Acıdan öteye bir his olduğunu anlarsın artık kalbini sıkıştıranın.

Aşkı sorarsın korkarak tekrar adamlara, kadınlara, çocuklara…
Bulamadın mı cevabı,
Sor kuşlara, ağaçlara, mezarlara…
Sor, tahta masana, içtiğin sıgarana…
Dahası mı, ellerine, gözlerine, sor ayaklarına…

Ha ha ha

Öğrendin mi aşk’ın olmadığını…
Yok olum yok, aşk diye birşey yok.
Sevmek başım üstünde ama aşk yok.

Aşkı için öldü diyen gazete haberlerinin reytin kaygısını,
Mehmet’e aşığım diyen Fatma’nın ayrılık endişesini,
Fatma’ya aşığım diyen Mehmet’in kaçamaklarını,
Aşka inanan şairlerin parasız yaşayamayacaklarını,
Unutma ey insan,
Aşk olmadan yaşayamayacaklarına inananların sözlerindeki sırlarını…

Sen biliyorsun gerçekleri,
çünkü o yüreği sen taşıyorsun..

SEVİYORUM (Levent Bali)

Namussuz ellerim yazdılar, çizdiler seni sevmeyen beni,
Seven yüreğim yaralıydı, gördü yazılanları, birşey diyemedi.
Sesin o kadar güzel ki, sadece iki sözcük duydum bugün sesinden.
“Efendim” dedin, “alo” dedin kapattın telefonu acıyla kıvranan,
konuşmak için direnen,
beyniyle kavga eden,
sırılsıklam olmuş suratıma!

Bilinçsiz gururum güldü sen ağlarken karşımda,
Deli yüreğim bitkindi acıdan, sus ulan diyemedi sırıtan dişlerime.
Ellerin o kadar sıcak tı ki, sadece birşey verdin avucumun içine.
“Levent” dedin, gözlerime baktın ilk defa,
o sert bakan,
o ağlayan,
kıpkırmızı, ah masmavi gözlerimin içine…

Sensiz bedenim çekti yine yumrukların acısını,
Yanlız yüreğim ölmüştü, hissetti acısını, kıpırdayamadı!
Saçların misler gibi kokuyordu yine, ölmek üzere olan beynimin sinirlerinde!
“Sen gibi” dedim “kokuyordu” dedim.
“Ben gibi” dedim o şiirimde.
O artık okunmayan,
bilinmeyen,
satırları arasında hayallerimi taşıyan şiirimde!

Şimdi seni seviyorum desem, anlamını değiştiri mi bu özlemin!
Yanlızım desem, gel desem!
Değiştirir mi beynindeki nefreti!

Seviyorum desem, çağırır mı seni!
Şiir gibi desem, sen desem!

Tekrar desem!

Şiir yazmamı yasakladığın gün geldi aklıma birdenbire,
Nedendi ha, acı çekersem yazarım diyemedim.
Yazmamayı göze aldım!

BEKLİYORUM (Hakan Uzun)

Bekliyorum,
ateşten kirpikleriyle
alaca karanlığında akşamın ;
alnı ak dalgalarla söyleşerek
ve bakir bir yalnızlığın
tam ortasında…
Bekliyorum
bir gölge gibi peşinden
ruhumu sürüklüyorum…
Avuçlarını ver bana küçük kız !
Dudaklarımızda ıslıklar
bir masal ülkesinin melodisini
söylesin ;
ve bütün sevişmelerin dışında,
yaz yağmurlarından kalma bir hüzünle,
taze bir gül yaprağını usulca öper gibi dokunsun dudaklarına dudaklarım diyemiyorum…
Bekliyorum
ve bir gölge gibi peşinden ruhumu sürüklüyorum…
Öyle bakma gözlerime
inciler saçan bir bulutun rahmetiyle ne olur ?
Kutsal bir sabah kadar serin
ve bir savaş kahramanının asaletiyle
bakma öyle gözlerime…
Biliyorum
bize böylesi gerek aşkın !…
Sevmek acı çekmek değil mi zaten Vakur ve özgece beklemek değil mi ?
Sevmek ; gönül diyetini ödemek değil midir ;
sevgiliye…
Ey yüreği mercan sularda yıkanmış,
gök sızısı bakışlı kız !…
Görmez misin ruhumun usul usul yandığını
ney misali…
Bütün vesvesesini yaktım içimin
bak !
Büyük umutların bedelidir çünkü
bu gönül kanı ;
ve sevdanın miracına ermiş bir şairin seslenişidir bu…
Bu ak köpüklü gönül şarabından
sende iç ;
hadi korkma !
Ve kır çiçeklerinden bir fecr gibi
doğ artık sabahlarıma…
Bekliyorum ve bir gölge gibi peşinden ruhumu sürüklüyorum…

 

ATANUR GÖZÜM (Selma Tunca)

Seni nerden gördüm,
Atanur gözüm..
Nerden sefilce sevdalandım..
Gözün çıksın,
Rüyalar alemine,nerden
Seninle girdim..Sana nerden dadandım?..

Nasılsa sen rahatsın..
Saatli bomba gibi
boynumda seni gezdiriyorum.
Ne yapsam,ne etsem
Sana yaranamıyorum.
Gözlerine ulaşamadıkça
içiniçin kahroluyorum.

Atanur gözüm
Kolum kanadım kırıldı
Bağrımda açan güller
Senin uğruna soldu
Güneşim ısıtmaz,
Ayım ışıtmaz oldu
Gavurluk bende,sevdim..

Telefon çalar
Belki ümidiyle
Alo deyişim..
Kapı açılır
Seni hayal ederim
Kahkaham bile
Sana ulaşmak için..

Yakıcı,yıkıcı oluyor,
Sana hasretliğim..
Atanur gözüm
Görmüyormusun?
itelediğin kör kızı
Uğrunda sağırlaşan,dilsizleşen
Hani ya umurunda bile değilim..

Belki sen alışıksındır,
Böylesi yangınlara..
Sende yanmışsan benim gibi..
Haryn kalmamışsa eğer
Geçmişin yüzündendir,
Güneşe muhtaçlığın bile..

Atanur gözüm..
Kandırıp kandırıp beni,
Ümit vermelerin..
Sonra yosma kollarında,
Ölesiye delirtmelerin niye?
Her cilveleşmende tutuşan
Bembeyaz kağıdım,yangılardayım..

Atanur gözüm..
Kurbanın olayım..
Gel ez beni,ye bitir..
Ama dağlama yüreğimi..
Kör kuyularda merdivensiz bırakma..
Bu kadar düşüncesiz olma
Merhamet et,gözünü seveyim..

Avuçlarındaki, kaldırım gülleri
Güzel kokmaz Atanurum..
Sana taze tomurcuk gerek..
Senin ışığınla iyice açan..
Günebakan seversin sen..
Boşver elalemi..

Bak burda işte,şuramda
Senin için büyüttüm..
Hayalinle besledim,ümit çiçeğimi..
Atanur gözüm yeterki gel..
Bütün yaptıklarını affettim..
Aşkımı aşkına verdim..
Sevdim..

ELVEDA (Özlem Yağız)Yağmur yağıyordu
Gecenin soğuğuydu
Belkide bir ömür boyu
Sürecekti bu oyun
Başımdan büyüktü..
Bu oyun bu sevda
Bu ilk aşkım bitiyor elveda.
Ben bize acıdım
Kötü olacak sonumuz
Seni bıraktım bitiyor oyunumuz
Başımdan büyüktü
Bu oyun bu sevda
Bu ilk aşkım bitiyor elveda..
Sana son sözüm
Aşkımın hatırına
Bu oyunu hiç ama
Hiçbirzaman unutma…….

SENSİZLİK KORKUSU (Özlem Necdet)

Olurda bir ilkbahar günü
Senin aşkınla atan şu kalbim
Durursa eğer,
Teneşir tahtasındaki çıplak vücuduma
Sıcak ellerinle bir kez dokun
Gelinlikten sonraki ilk bembeyaz giydirilen
Kefene sarılı vücudum
Yatılırsa musalla taşına
Okunursa ardımdan dualar
Sakın ağlama…
Seninle mutlu olduğum günleri düşün.
Benim seni, senin beni
Mutlu ettiğimiz günleri…
Ve sakın ağlama.
Bir kez daha kefende sarılı vücuduma dokun
Ve öp beni.
Toprak altına girmeden son kez öp beni.
Ve üstüme toprak atılmadan ilkbaharda açan bir çiçek at
Sonra düşün biran düşün
Beni nasıl mutlu ettiğini
ve bana neler için kızdığını
Sakın ağlama.
Her sene öldüğüm gün bana gel
İnan sana olan SEVGİmle mezarımdaki o çiçek
Hep açacak.
Ve bana sadece
Seni seviyorum de
HALA SENİ SEVİYORUM.

 

NERDEN ÇIKTIN (M.Cihan tekin)Nerden çiktin bilmiyorum
Nasil girdin hayatima
Keske girmez olaydin
Ben de böyle aglamazdim

Ilk basta farketmedim
Zehirini yavas yavas verdin
Sen zehirli bir akrepsin
Sevgimi hiç bilemezsin

Anlamani beklemem beni
Isterim çok sevmeni
Ama sen baskasininsin
Olsun yine de tek askimsin

Bekliyorum kenarda
Sevgim bitmez asla
Birgün benim olacaksin
Söz veriyorum sana

Benim sevgim farklidir
Sabirli ve kararlidir
Seni sevenler benden baska
En büyük düsmanimdir

Gerçek mutlulugun bendedir
Bu anlaman çok önemlidir
Umarim bunu farkedersin
Sen de beni seversin

Hep üzüntü hep tasa
Sen beraberken baskasiyla
Anlasana,
Ben gerçekten asigim sana
Benzemem baskalarina

Onlar yalanci onlar riyakar
Sadece gözünü boyadilar
Lütfen kanma onlara
Gelme sakin oyuna

Ayir gerçekten sevenle
Severmis gibi yapani
Seni üzüpte
Senden faydalananlari

Ben asla pes etmiyecegim
Sonuna kadar burdayim
Lütfen izin ver
Sevgilin olayim

MUCİZE SEVGİ (Erdal Elmacı)

Bir kuşun kanadıysa ÖZGÜRLÜK;
Çıkmasına izin ver, sıkıntı kafesindeki yüreğinin
Bir damla gözyaşıysa AĞLAMAK;
KApatki göz pınarlarını değersizliğe,
Kıymetlensin yanağından süzülen her damla.
Bir türkü tutturmaksa SEVDALANMAK;
Ağıt yakmadan bitip gidene,
Bırak gönlünü mırıldansın dilediğince.
Bir nehirde kağıt gemiyse YAŞAMAK;
Ne zaman eriyip batacağını umursamadan,
Uğrayacağı limanlardaki güzellikleri düşle ve yaşa.
Bir parça umutlanmaksa MUTLULUK;
Günün her anını yeni umutlarla doldur ki,
Yüreğinin ateşi mutluluk alevleriyle canlansın.
Bir gülün kokusuysa AŞIK OLMAK;
Her gülün dikeni olduğunu unutmadan,
Rengarenk gül bahçelerinde gönlünce dolaş.
İşte yaşayan bir ölüden farkı olmak.
ve işte;
Bir tohumun çiçeğe dönüşmesindeki
O muhteşem mucizenin
Bir insan kalbindeki yansıması.

KAYIP ARANIYOR (Ömer Faruk acı)

NE PARA CUZDANI NE BIR VALIZ ,
DOSTLARIMI KAYBETTIM GORDUNUZMU SIZ,
GORENLER DUYANLAR HABER VERINIZ
YOKLUGU CILDIRTAN DOSTLUK ARANIYOR.

ADRESIM YANLIZ KALAN BIR YUREK
NASIPMI BIR DAHA BULUSUPTA GORMEK
NASIL ZOR BILSENIZ DOSTUNU KAYBETMEK,
YOKLUGU CILDIRTAN DOSTLUK ARANIYOR

GURBETE CIKTIKTAN BU YANA
KUL OLDU KALBIM YANLIZLIKTAN YANA YANA
BIR HABER VERIN NE OLUR BANA
YOKLUGU CILDIRTAN DOSTLUK ARANIYOR

SENİN İÇİN (Meryem Erdoğan)

Sana geldim,
Kör korkularımdan,yalnızlığımdan ve
umutsuzluktan kaçarak….
Umarsız ve yüreklice

Sana geldim
Kendimi sözlerinde bulmak
Gözlerinde yokolmak
Ve avuçlarında erimek için

Sana geldim
Çünkü;
İçimdeki ses SENİN ADINI söyledi

Sana geldim
Hiçbirzaman
Senden gidiyorum
Dememek için….

CANIM SIKILIYOR (seyhun babacan)

içimde sanki boşluk var.
o boşluğu bir türlü dolduramıyorum
buda canımı çok sıkıyor.
hiçbirşey yapmak istemiyorum.
evde oturmak ve yalnız kalmak istiyorum

evet sen gittikten sonra böyle oldum ben.
bunaldım yokluğunda.seni unutmaya çalıştım olmadı!!!
seni tekrar kazanmaya çalıştım olmadı!!!
neydi bu öfkenin nedeni?benden ne istedin?
sana sevgimi ,herşeyimi verdim
sense bir sebep bile söylemeden çekip gittin.
arkana bile dönüp bakmadın.bir hoşçakal bile demedin

canım sıkılıyor canım…hemde çok!!!
hayata küstürdün beni.elimi kolumu bağladın
kim bilir neler yapıyorsun şimdi?
bense hala seni düşünüyorum.

sen gittikten sonra mektuplarını ve resimlerini yakacaktım.
ama yapamadım!!!
seni defalarca aramaya çalıştım
ama gururuma yanik düştüm
ölmek üzere olan bir insanın son arzusu gibi
sesini duymak isterdim

hatırlarsan son mektubu sen yazmıştın
ama bu sefer son noktayı ben koyuyorum!!!
evet gidiyorum artık buralardan
sakın nereye gidiyorsun diye sorma
çünkü bende emin degilim.
ama emin olduğum bir tek şey var
artık canım hiç sıkılmayacak…

MASKELİ (Maskeli)

Yeni birisi var aklimda , her zamanki gibi agliyor gecmis bir koseye;
Elinden gelse bir eliyle gozlerini bir eliyle kanayan kalbini onaracak;
Ona dogru bakiyorum , sessizce ve sakin gozlerle sanki bana soğuğu anlatiyor;
Soguk dedimde aklima geldi , bir an dusundum acaba hic üşümuyor mu ?

Onu unutmak , aklimdan o simsiyah yuzu cikartmak istiyorum;
Hikaye gibi bir sey oluyor hayat ,

bazen unutulmasi zor anlar yasatiyor;
O kim ? , Kimsin sen allah askina soylermisin , artik sıkılmaya basladim ;
Kim dedimde aklima geldi , bir an dusundum acaba beni hic merak etmiyor mu ?
Maskeli…

En büyük hayalim düş kurmaktı ona kavuşmak, sevmek,
Rüyamda mahşerdeki tabutu gördüm,eski bir tabuttu,
Kurumuş Yapraklar ölümü gizliyordu,
Soğuk Alevle beraber,
Bense hala düşteydim…..

SENİ SEVMEYİ BIRAKIRSAM (M.emre kervancılar)Bir sen vardın bende,bir ben yoktum gönlünde.

Aşımda,suyumda,günümde,gecemde

Gülümdün benim dikenli tellerle çevrili sevgiye düşman bahçemde.

Sende düşmandın bahçeme içindeki en güzel şey olmana rağmen.

Ben sen olmuştum.

Sen benim yarattığım sene bile benzemiyordun ki,

Ben olamazdın.

Seni seviyorum.

Seni sevmeyi bırakırsam,

Aşımda,suyumda,günümde,gecemde zehir olsun bana,

Güllerim solsun,birtek,birtek senin gülün olsun

Dikenlerle çevrili bahçemdeki mezarımın başucunda.

Seni sevmeyi bırakırsam,

Aldığım her nefes ölüm,toprak azap olsun bana,

Kurtuluş,ilaç,deva olasın bana

Sana ulaşamasam.

Seni sevmeyi bırakırsam,

Gün gelipte ecel gömünce seni toprağa,

Ben dirileyim,her gün acısın kalbim,günler zehir olsun,

Tekrar ölemeyeyim.

Seni sevmeyi bırakırsam…

HİSSET (Akın Şimşek)

şiirimle bir buse yollasam hissedermisin
o loş ışıktaki bakışımla
en değerli varlığıma sana
yaz güneşi gibi yakıcı bir buse

şiirimle sana ulaşabilsem
anlatabilsem çağlayan duygularımı
varabilsem uzakta olan sana
tutabilsem ellerini sarılabilsem
bir an bir an olsun yeter
razıyım yeterki sana ulaşabilsem

anlıyormusun hissediyormusun beni
şiirimle gönderdiğim dudağımı ellerimi
ne olur hisset yanında olmasamda benliğimi
yanımda olmasanda hissediyorum
biricik sevgilim seni……..

KORKUYORUM (Semih Özalp)

Güneşi sevdiğini söylüyorsun,
Güneş çıkınca, gölgeye kaçıyorsun.
Yağmuru sevdiğini söylüyorsun,
Yağmur yağınca, şemsiyeni açıyorsun.
Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun,
Rüzgar çıkınca, bir yere sığınıyorsun.
Bende bu yüzden korkuyorum sevgilim;
Çünkü BENİ SEVDİĞİNİ söylüyorsun.

SENSİZLİK (M.Bülent Güvelioğlu)

Sen yoksun yanımda

Olmuyor, sensizim

Akşamlar geçmiyor

Yine sensiz.İnsanlara birşeyleri belli etmemek için

Seni gömdüm yüreğime

Ama yinede olmuyor

Seni özledim.Bir telefon gelmiyor

Ne zaman seni düşünsem

Bunalıyor içim

Haykırmak istiyorum

İçimden gelmiyor

Yinede esmer güzelim

Sensiz olmuyor

Sensiz olmuyor

ARAYIŞ (Yeşim Yılmaz)

Yagmur yagiyor

Cok karanlik

Yapayalnizim kalabaligin icinde

Aci cekiyorum

Bir isik,ir umut ariyorum

Seni ariyorum

Sesin geliyor

Takip ediyorum

Uzaklasiyorsun

Simsek cakiyor ofkem gibi

yagmur dinmek bilmiyor sevgim gibi

isiklar sonuyor umutlarim gibi

gunes kayboluyor benim gibi

UMUT (Yeşim Yılmaz)

Al benim kalim senin olsun

Sana da yeter bana da

Doldurur icini sevgiyle belkide nefretle

Sevgim senden dogdu

Nefretim ise karsiliksiz sevgimden

 

ZAMANSIZ (Selma Tunca)Seni görünce, alevlenen bir ateş bu…
Yana yana eriten beni zamansız…
Gözlerimden kalbime sızan lavı
Kana kana yakar beni zamansız…

İçimden haykırmak geliyor sana…
Kalbimin derin sancısından zamansız…
Haykırıp da sıkıca sarılmak sonra…
Öylece kalakalmak seninle,zamansız…

MÜPTELA (Rıdvan Özen)

son sigaram
son nefesler sigaramda
yine seni çekiyorum içime
bir nefes bir nefes daha
bitmesin gözüm üzerinde
sende bitme hep içimde ol
nefes nefes
her soluyuşumda havayı
senden birşeyler kalsın içimde
öyleki alışkanlıktan beter ol
ben bıraksamda sen bırakma beni
en ücra köşesine düşüncelerimin
ısrarla”ben varım unutma” diye kazı
alıştır beni sensiz olunca
yaşanmamış olacağı düşüncesine
çok fazla uğraşmayacaksın göreceksin
çünkü zaten esir olmuş
her zerrem sana
vücudumdan çıkarıp atamam seni
hele aklımdan asla
sen ancak son noktayı koy oraya
“bu kalp sana müptela”

BENİM HAYATIM (Ferit Kaya)

Ah be gülüm ah.
Senden evvel, hayallerim vardı,
Yalnızdım ama mutluydum,
Küçük de olsa UMUTLARIM….

Ve sonra sahilde dolaşan çiftleri severdim.
Kendimce şiirler yazardım,kitaplar okurdum,
Ve hatta yürüyüşlere katılır,sılogan atardım.
Yeni yeni insanlar tanıdıkça sevincim artar,
Beyoğlu’nda sinemaya gitmeyi severdim.
.
Eski fotoğraflara bakar,
Bazen hüzünlenirdim.
Eski sevdalarımı hatırlardım,
İyi insanlardı derdim,hatta sevmiştim derdim içlerinden bazılarına.

Çay içerdim canım çektikçe taksim parkında,kaba taşta.
Evimi severdim cihangir de iki göz oda.
Dedim ya hayallerimi severdim,umutlarımı.

Ah be gülüm ah.
Şimdi senden sonra artık hayallerim yok.
Umutlarım olmayacak. Evimi sevmiyorum,
Artık şiirler yazmıyorum,Kitaplar okumuyorum.
Birde artık Çay içmiyorum…..

Artık yaptığım şeyleri yapmıyorum.

Sevdiğim şeyleri sevmiyorum.
Şimdi ben sadece seni,seni seviyorum.
Ve sonra 17. Nisanı seviyorum,sen doğmuşsun ya o gün.

Meyhaneleri seviyorum,kırık dökük masaları,loş köşeleri.
Ağlayan çocukları daha çok seviyorum şimdi.
Kuytu köşeler de uyuyan insanları,dilencileri daha çok,daha çok
seviyorum şimdi.

Ah be gülüm ahh…
Ben seni her şeyden çok.
Her şeylerden çok seviyorum şimdi…….

BE USTA (Suat Yaşar)

Acı nedir bilirmisin be usta

Yanındayken dokunamamak mı

Yoksa gözlerinin içine bakıp ta

Seni seviyorum diyememek mi

Hasret nedir bilirmisin be usta

Hissettiğin duygular içinde kaybolmak

Sevgi selinde yok yere boğulmak

Belki güzel belki yasak aşk

Onu andığın zaman yüreğin sızlar

Gözlerin bir an dolarsa be usta

Ya yaşadığın hayata üzülürsün

yada onu çok sevdiğine

Sevmek güzelmiş derler

Adresi nedense hep

Hüzün sokağına çıkıyor

Ya hüzüne çıkmayan yollar

Nereye çıkıyor be usta

Ben ağlarken o gülse bile

O ağlarken ben yine ağlıyorum

Bazen bir öfke söyletir insana

Bu dünyada ya sen olmasaydın

Yada ben diye

Aşk bu mudur be usta

Yaşatır mazideki kırık hayalleri

Virane bozgun gönüllere

Sanki yaralı bir ceylana

Dedim ya usta aşk hep acımıdır

Sevmeyi tanımayıp

Sade ve yalın yaşamak

Yaşamak mıdır hayatı öyle yaşamak

Yada yasak gönüllerde aşk

Dili gönlü tutuk olmak

Bilinmez ki sen onu bir limanda

Beklerken sessiz,çaresiz

O başka bir limanda dolaşır be usta

Bir gün o seni bulmak isterken

Ne limanı bulabilir nede seni

Kendi yüreğine sözü geçmezken

Gönlünün kılavuzunu kaybetmiş habersiz

Şansın varsa be usta

Bir bakmışsın yolun

Hüzüne çıkmayan yollara çıkmış

KARA KALEMİM (Erkan Sarıkaya)

bak yine seni aldim elime
her canim sıkıldıgında oldugu gibi
her aci cekisimde…
yine icimde bir sey var
beni kemiren, derinlerde
daha derinlerde

bugun kendime donup baktim
bakmaz olaydim!
ilk gordugum kalbim oldu
demir parmakliklarin arkasindaydi
gorebiliyordum..
bagrislarini, “imdat!!” cigliklarini
duyabiliyordum.

caresiz izliyordum
baska bir sey…
ne yapabilirdim ki ona?
soylesene niye susuyorsun
benim kara yazili kara kalemim

sonra gozlerim
bir volkan gibi
ha fiskirdi ha fiskiracak
ve o beklenen an
sadece iki damlasi fazla degil
gozlerimden ust dudagima kadar
geldi de gectigi yerlere iz birakti
bicak izi gecmemecesine
gormez olaydim!

benim de arkadasim olsaydi
kavga edebilecegim, top oynayacagim…
beraber iki al elma calardik
bizim manavin sandiklarindan
sonra arka bahceye gider
beraber hem elma yer
hem cimenler ustunde yuvarlanirdik..
ama…ceske benim de olsaydi…

bak yine seni aldim elime
her canim sıkıldıgında oldugu gibi
her aci cekisimde…
benim kara kalemim…

SEN (Selma Tunca)Sen;bakışlarımdaki sevinç… Bir Sonbahar akşamında,
Gözlerinde yitirdiğim… Sen;parmaklarımdaki
Dokunma isteği… Haziran bakışlım,
Sende tattığım… Sen;içimin yanması,
İnce hastalığım,Karasevdam… Sen;bir gün umutlu
Bir gün umutsuz yarınlarım… Sen;havamın açıklığı,
Günümün güzelliği… Sen,sevinçle peşinden gittiğim,
Sonra karanlıklarda kaldığım Bir ümit ışığı…
Sen;sevgi sözcüğünün, Dudaklarımdaki anlamı…
Sen;geçmişin boşluğu, Şimdinin yaşanmışlığı…
Sen;mahmurluğumu Dirilten bir kelime…
Sen;Temmuz sıcaklığı, Vücudumu saran…
Sen;Ocak soğukluğu, Ruhumu donduran…
Sen; 4 mevsim… Sen; 1 yıl…
Sen; takvim yaprakları… Dünya ekseni,ay tutulması…
Kum Fırtınası… Hem herşeyimsin,
Beni yaşatansın… Hem de hiçbirşeyimsin,
Hayırsızımsın…

MÜMKÜN MÜ? (Ömer)

O GUZEL GULUSUN TATLI BAKISIN,
ICIME BIR SEVGI OLUP AKISIN
RUHUMU BIR ALEV GIBI YAKISIN
UNUTMAK MUMKUNMU GUZELIM SENI

AGLAYAN GOZLERIM HEP SENI ARAR
HASRETIN GONLUMDE BIR KOR GIBI YANAR
HER AN GUZELLIGIN RUHUMU SARAR
UNUTMAK MUMKUN MU YESIL GOZLUM SENI?

(Haldun Güneş)

BERABER OLMALIYIZ
SENINLE BIR GUN BATIMINDA BERABER.
ONUN BIZI TERKETMESINI IZLEMELIYIZ
SINEMADAN CIKIP,BEKLENTILERIMIZIN DISINDA CIKDGINI IMA EDER GIBI”NEYSE
GUZELDI”DEMELIYIZ.
YAGMURDA ISLANMALI SONRA BIRBIRIMIZI SUCLAMALI,.
GECMIS OLSUN DILEKLERIMIZIDE YANINA EKLEMELIYIZ
BULUSMALARA GEC KALIP BIRBIRIMIZE KIZMALI,”BIR DAHA GEC KAL BAK NE OLUYO
OZAMAN”DEMELI,
BEN SENIN KARSINDA BIR CICEKLE GOZLERINE BAKMALIYIM.
TATILLERDE BIRBIRIMIZI GOREMEYIP”GALIBA SENI OZLEDIM”DEMELI
SONRA BAKISIP “GALIBASI”DA NASIL OLUYO DIYE SITEM ETMELIYIZ
SONRA EN KOTU GUNUMUZU”SENSIZ GECEN BIR GUNDU” DIYE BELIRTIP
KONUSMASI ICIN SIRAYI GOZLERIMIZE BIRAKMALIYIZ.
LAKIN BIRBIRIMIZI GORMESEKDE DUYMASAKDA BERABER OLMALIYIZ.
CANIMIZ CAN GONLUMUZ BIR OLSUN.

GİT-ME (Esra Ebru Tanyeri)

Gidersen Boşalır Bu Şehir
Milyon can olsa kâr etmez
Herkes Yok Olur
Kıskıvrak yakalanırım çaresizliğime.
Gözyaşlarım içime yağar
Gidersen Eğer
Kalbim Uçar Gittiğin Yere
Çınlasa da kulaklarımda noktalı virgül, öpüyorum sözleri,
Dönüş mesajı olsa da söylediklerin,
Geçen zaman, ayrılığın habercisi
…………….
Biliyorum ki gidenlerin dönüşü olmuyor geriye
Başlayamayız Virgülü Attığımız Yerden
Gidersen Yalnızlığım Kucak Açar Yeniden
Umudum, Sevincim, Çocukluğum, Saflığım,
Hatta Sırlarım Çığlık Atar
Gidersen eğer, küçük kız kime şımarır?
Kimin göğsüne başını koyar?
Kimi kalbine hapseder?
Kime çömezlik yapar?
……………..
Ya “İncreadable” sevda nitelemesi?
……………..
Gidersen eğer…
Yasak Sevilerimle Baş Başa Kalırım,
Yok Ettiğin Suskunluğum Yapışır Kulaklarıma
Kalbim Acır Sadece…
Gidersen eğer,
senin için yıkılan değerlerimi nereye gizlerim?
Nerede saklarım parçaladığım inançlarımı?

Git..(me)…
Başlayamayız Virgülü Koyduğun Yerden
Gidersen karanlığa gömülür Ankara
Şefkatinden yoksun kalır ellerim
Gidersen öksüz kalırım ,
Bombalar yağar tenimizin karıştığı yere,
Daha bi soğuk olur bu şehir
Atatürk Bulvarı sessizliğe teslim olur
Soluğum kesilir acıdan
Söylemeye cesaret edemediğim son söz: GİT..( ME)

SONSUZ HUZUR (Sinan Taşel)
Al beni ne duruyorsun öyle
Sessizce çekinerek bir köşede
Al sıcacık koynuna..
Bu içine ettiğimin dünyasında güzel olan
Tek şey sensin..
Titreyerek durma karşımda
Sessizliğini boz artık
Var olma nedenim seninle buluşmak her insan gibi
Benim olanı bana geri ver artık
Yeşil gözlerini benden saklama
Kumral,sarı saçlarını yüreğimde dalgalandır
Biliyorum ki sonunda geleceksin
Ve yüreğime sonsuz huzuru sen vereceksin
Al beni
Al beni
De hadi gayri gel vede al beni güzelim
Bebeğim gibi okşayıp koynuma alacağım seni
Artık gel vede al beni
Hadi ölüm al beni sonsuz huzura …..
Seni seviyorum yaşamın sonu.

SENİNLE OLMAK (Akın Şimşek)

doğan güneşe baktım seni andım
o güneşin sıcaklığında
bu günüde başlangıcında
soluduğum havada
kalbimin derinliklerinde
yalnızca sen vardın
seninle güne başlamak
bu hayatı yaşamak
geleceği paylaşmak
tek dileğim bu
SENİNLE OLMAK…

YALNIZLIĞIM (Akın Şimşek)

Ilık yaz akşamında
Ay ışığı altında
Bütün güzellikler karşımda
Eksik bir sen varsın yanımda

Böyle geçen gecelerde
Yaşıyorum sensizliği
Ankara bürünüyor benimle mateme
Sensiz geçen gecelerde

Biliyorum ben kadar yakınsın bana
Lakin yıldızlar kadar uzak
Uzakta olsan aydınlığın ulaşıyor bana
Tek tesellim sevgin varlığın yanımda olmasada

Gelsen bir an olsun yanıma
İşte o anı yaşamak varya
Bir resmin bile yok karşımda
Gözlerimi kapatır seni hayal ederim YALNIZLIĞIMLA….

MUTLULUK DOLU YILLAR (Zeynep Özgür)

Zeytin karası gözlerini işliyordum gözlerine
Şiirlerimde mısra mısra o vardı
“0″ diyordum da başka bir şey demiyordum
Uyumak istiyordum geceleri,o geliyordu
Sabahları gözlerimi ona açıyordum
Şarkılarım aşktan söz ediyordu
Bir ıslık büyüyordu dudaklarımda
Kendimden çok, onu yaşıyordum
Çok uzaklardan gelip elimi tutuyordu
Hep mutluluk dolu günler yaşıyorduk.
Yarınlarımızı anlatıyordum güzel güzel
Kendimi unutuyordum o yanımdayken
Yağmur yağsa bayram ediyordum
El ele adımlıyorduk ıslak kaldırımları
Ben şarkılar söylüyordum sevgiden yana
O peri padişahının sarayında yaşıyordu sanki
Mutluyduk , mutluluğu adımlıyorduk
Sevinç tomurcukları patlıyordu içimizde
Düğün bayram ediyordu yüreklerimiz
Ellerimiz alev alev yanıyordu
Arzuyla dolaşıyordu damarlarımızdaki kan
Önümüzde mutluluk dolu yıllar büyüyor,BÜYÜYORDU…

ACILAR DERTLER YALANLAR (Haldun Güneş-Tod)

BAKDIMKİ DÜNYAYA YAŞANMAZ OLMUŞ
ACILAR DERTLER GÖNLÜME DOLMUŞ
KÖTÜ SÖZDEN GÜLLER SOLMUŞ
BU KULUN KENDİNİ BURDA BULMUŞ

YAŞARKEN ÖLENLERE BAKDIM DURDUM
YANLIŞIM NERDE DİYE KENDİME SORDUM
SEVERKEN AĞLAYIP ACI İLE DOLDUM
YANLIŞ AŞKLARLA BU YÜREGİ BOŞA YORDUM

AÇAN BİR GÜL İLE SENİ ANDIM
SENSİZKEN BOŞ YALANLARA KANDIM
KARŞIMDA GÖRÜNCE AKLIMA YANDIM
HEP BENİMSİN YANIMDASIN SANDIM

 

UNUTAMAYACAĞIMA (Akın Şimşek)Seni unutmak mümkünmü bir tanem
Kalbimde senin yerin başkadır
Bendeki sana olan bu aşkla
Kalbimde senin yerin ebediyete kadardır

Yanımda olmasan her zaman içimdesin
Hayatımın bir parçası aldığım nefessin
Yüzünü görmesem hayalimdesin
Sen benim biricik sevgilimsin

Bana en az kendin kadar güven
Birde benim payımı üstüne ekle
Benden en büyük sevgileri aşkları bekle
Hayatımı sana adadım sonsuz sevgimle

Bu şiir benim değil sevgilimin eseridir
Bana bu ilhamı veren senin güzelliğindir
Seni bekleyeceğim andımdır yeminimdir
Bir gün, yıl değil bir asır bile görmesem
BEN SENİNİMDİR

DOSTSUZ (Suat Yaşar)

Beyhude dolandım diyar diyar

Hep riyakarlar çaldı kapımı

Elimdeki gülleri sundum insanlara

Dost bağından geldim diye

Anlayan anlar belki dedim

Düştüm dost ardına

Ne gönüller sundum size

Gönül kapım açık diye

Sevgisiz kalınmaz

Şu fani dünyada

Eden kendi bulur

Ektiğini biçerken

İnsan dost ister

yalnızlığı yaşarken

Kuş olup uçtum hemen

Dost gamla bekler diye

Saraylar viran bahçeler solgun

Dostsuz dünya kendinden durgun

Arkadaşım , ahbabım çıkara vurgun

Vurgun yemiş dostları sarmaya geldim

SANA AŞKIMI ANLATSAM (Aynur Güney)

Anlatmak mümkün olsa sana olan hislerimi
Yüzüne bakabilsem, utanmasam suçlu gibi
Nasıl olsa da olsa, çözülüverse dilim
Umursamadan dünyayımtutuversem ellerini
Rüyalarımdaki sana, anlatsam hayallerimi

Gözlerimi, gözlerinden ayırmasam saatlerce
Üzgün geçen her gününe, mutlu bin günümü versem
Ne senden sevgi beklesem, ne güleryüz, ne anlayış
En büyük mutluluğum, senin mutluluğun olsa
Yine seni deli gibi, ölür gibi, öyle sevsem.

SENSİZ OLMAZ Kİ (Selma Tunca)

Sensiz…
Olmaz ki sensiz…
Kapaklanır kalırım
Şimdiyi yaşarken,
Geçmişe…
Hep dünlerde kalır aklım
Sensiz…

Sensiz…
Yaşanmaz ki sensiz…
Hayat darağacı ipi gibi
Boynuma dolanır..
Sesin soluğun olmadan
Canım sıkılır
Sensiz…

Sensiz; günüm boş,anlamsız…
Sensiz;dilim laf bilmez,tutarsız…
Sensiz;aklım sancılı,çaresiz…
Sensiz;kalbim beklemede,sessiz…
Sensiz;gözlerim tutsak,süresiz…
Sensiz…
Olmaz ki sensiz…

AŞK (Ayşin Demirkan)

Sen kocaman çöllerde bir kalabalik gibisin.
Kocaman denizlerde ender bir balik gibisin.
Bir isitir,bir üsütür,bir ağlatir,bir güldürür.
Sen hem bir hastalik hem de sağlik gibisin.

HAYALLERİM (Akın Şimşek)

Yine sensiz bir gece
Saat tam yirmidört
Hayallerimde sen, seninle birde ben
Seni düşünüyorum
Şiir yazmak istiyorum
Ellerim kanarcasına
Gözlerim uykudan kapanırcasına
Yazmak istiyorum sana
Seni özlüyorum seni istiyorum
Çünkü seni seviyorum
Mümkün olsa şu anda yanında olsam
Sana sarılabilsem doya doya
Çılgıncasına sarılabilsem
Dansetsek gecenin sessizliğinde
Biliyorum duyarız o melodileri
Yaşarız en içten sevgileri
Engin denizler gibi coşar
Irmaklar gibi çağlarız
Biliyorum sevgilim yanımda olsan
Meltemi andırır ılık nefesin
Yaz güneşi gibidir sıcacık tenin
Kılavuzum olur ellerin
Gözlerime bakar utangaç gözlerin
İşte yine bir gece yarısı seni hayal ederim

SESLENİŞ ( Dr. İlyas Başkonuş)

Sana
Koyu karanlık bir gününde
Şiirlerle merhaba dedim
Aydınlatmak için sonsuzluğunu
Ve ışık olmak için uzun tünellerine

Seni
Işıl ışıl gözlerin
Düşlerime girdiğinde sevdim
Ve özledim hep
Özlenmediğimi bile bile

Senden
Giderken
Hiç, ama hiçbir şey istemiyorum
Beklemiyorum hiçbir şey
Sadece sevgimin, özlemimin
Ve doyasıya yaşadığım
Yaka paça saatlerin
Onurunu bana bırak.

YÜREĞİM (Serhan Ayhan)

Buralarda yağmur yağmaz
Hasret yağar gözlerime
Buralarda güneş doğmaz
Sen doğarsın yüreğime

Hani üzülmezdim , hani dönerdim ya
Meğer kandırırmışım biçare yüreğimi
Hani dönerdim , hani gelirdim ya
Meğer kandırırmışım biçare yüreğimi

Buralarda titrer içim
Ayaz vurur bedenime
Buralara çöker bulut
Onsekiz ay çok uzun
İster bekle beni
İstersen unut…

ANLARIM AMA ( Dr.İlyas Başkonuş)

Konuşurken benimle
Gözlerimi görsün gözlerin
Ürkekçe bakınma etrafına
Saklanacak delik arayan
Minik bir fındık faresi gibi

Müstehak sevgilim
Neden korkuyorsun?
O kadar çok seviyorum ki seni
Belli etmem
Merak etme
Anlasam bile
Bana yalan söylediğini

TERKEDİLMİŞLİĞİM…(Selma Tunca)

Gökyüzüne kafanı kaldırıp bakarsın bir an…
Kayıp giden yıldızlar gibi, gözlerinde ışıldayıp söner..
Duygularının kalbinden gözlerine yansıyan nidası..
Ama kimse farkedemez, senden başka
İçindeki karmaşayı..
Eline almak istersin kalbini,alıp da karşına konuşmak..
Ama o, diğerleri gibi sana yüz çevirir..
İçinde bir şeylerin tükenmişliği,dertleşmek istersin..
Sadakat istersin,parçalamak gelir de oan içinden..
Yapamazsın,kendine acırsın..
Diğerleri sana acımasa da,sen
Kendine acırsın ya …
O da yeter..

BEBEĞİME (Akın Şimşek)

SENİ BEKLİYORUZ BEBEĞİM
ANNENLE BEN UMUTLA SEVGİYLE
KOLAY OLDU SANMA BEKLEMEK
İLK ÖĞRENDİĞİMİZ GÜN BAŞLADI
HER KIPIRDANIŞIN, TEKMELEMEN
ANNENDE TATLI BİR SIZI
BENDE ANLATILMAZ BİR HEYECANLA
BEKLEDİK BEBEĞİM İŞTE BÖYLE
ARTIK SEN VARDIN HAYATIMIZDA
DÜNYAYA GELMEDEN BAĞLADIN BİZİ
KENDİNE, HAYATA SENİN HAYATINA
GELECEKSİN AZ KALDI
İŞTE O ZAMAN YENİ BİR HAYAT
SESİNİ DUYMAYI BİLE BEKLEMEK
ANNENE DE BANA DA BİR BİLSEN
NE DEMEK BEBEĞİM SENİ BEKLEMEK
BEKLİYORUZ BEBEĞİM SENİ, SESİNİ
O İLK AĞLAMANI BEKLİYORUZ
AMA EN ÇOK KİM BİLİYORMUSUN
SENİ KİM HAKKETTİ BEBEĞİM
SENİ KARNINDA TAŞIYAN, BESLEYEN
HAYATINI HER ŞEYİNİ SENİNLE PAYLAŞAN
ANNEN TABİİKİ BEBEĞİM ANNEN

UNUTMAK (Esra Coşkun)Belki bir anlık sevdaydı der geçersin
Sadece bir an sardı her yanını ateş
Sonra kayboldu, bir daha alevlenmeksizin
Sadece o an yaşadım mutluluğu, sen bende
Ben sende
Belki bi,r daha aklına getirmeksizin
Son bir defa bakarsın gözlerine…
O yosun gözleri gecelerce seeninle olacak belki
Bakışındaydı denizin gözleri
Gözlerindeydş deniz…
Belki bütün yolların ona çıkacak
[HA ha ]Unutmak ne zormuş diyeceksin
herşey belki onu anlatacak, hatırlatacak
Onun unutamadığın hayali hep seninle olacak
Düşünmicem dersin düşünürssün
Bilirim ARKADAŞ
Unutucam dersın HANİ NERDE!!!

ESKİ HAN (Ferit Kaya)

Burası eski bir han.
Bir köşede gıcırdayan gıramafon,
Diğer yanda örümcek bağlamış tahta tavan.
Yine dolaşıyor terkedilmiş hancı Hasan.
Eskilerden takarsa bir pılak, artık içilir yudum yudum şarap.
Biliyormusunuz kim ? şu karşı masada oturan adam.
Eski dayılardan”korkusuz şaban”.
Dalmadan maziyi anmadan her gece, uyku tutmaz gözlerini sanki.
Bende ugramadan yapamam, tüm dertleri unuturum o an.
Gelince mey ile meze, zaman nasıl geçer anlamam.
Uunutmak içindir yapılan ama gerçek olan,
hatırlamak istediğin mazi denen yaşanan zaman.

Belkide benim o yanlış olan
O da adam,
Bende adam.

SENSİZLİK (Oya Gül)

ÖYLE BİR TUT Kİ ELLERİMDEN

KİMSE DOKUNAMASIN

ÖYLE BİR SEV Kİ YÜREĞİNDEN

KİMSE AYIRAMASIN

VE ÖYLE BİR BAK Kİ TA DERİNDEN

SENSİZ YAŞAMAK HARAM OLSUN,

GÖZLERİN BANA SENSİZLİĞİ ANLATSIN…

HER ZAMAN (Sibel Bağcı)

BUGÜN;
Güneş tutuldu
Yürek tutuldu
Ayrılığa şahit
Gözler tutuldu…….

BİRAN;
Anlamsız kaldı
Güneşsiz dünya
Bir bütün değildi
Gerçek ve rüya….

ŞİMDİ;
Düşün yeniden
Yaz hikayeni
Sevgisiz bırakma
Gönül bahçeni……

YARIN;
Yeni bir umut
Yeni bir yaşam
Katıksız sevdadır
Yolunu açan……

BİRGÜN;
Masal olursan
En yalansız ol
Gözlerinde olsun
Aşka giden yol
Sözlerinde olsun
Sana gelen yol…….

FARKINDAMISIN ANNE (Serkan Taşkaya)

ANNECIGIM BIMEM FARKINDAMISIN
SOYLENMIS EN MUBAREK EN AZIZ
DUYGULARLA CEPECEVRE CARESIZ
SANA YONELDIGIMIN FARKINDAMISIN
DEMEDEN YAKIN IRAK
BULUTARA SAVRULUP IRMAKLARA AKRAK
SANA**ANNE**DIYEN ELLERI KISKANARAK
KAPINA GELDIGIMIN FARKINDAMISIN
BUTUN ANNELERI DUSUNDüM TEKTEK
SENSIN BENIM ICIN EN GUZEL ORNEK
SENI DINLEYEREK SENI GOREREK
NASIL YUCELDIGIMIN FARKINDAMISIN
SENI GORMEDIM DIYE BU BAHAR
ICIMDE BINBIR TURLU DUYGUNUN ISYANI VAR
TURNALARIN GOKYUZUNU SEVDIGI KADAR
SENI SEVDIGIM FARKINDAMISIN

ANLAYANA (Dr. İlyas Başkonuş)

Beni bu kadar sık arama
Böyle aykırı bir yaz gününde
Vaktine yazık
Vaktine ve
Vaktini verdiklerine

Telefon kulübeleri kızar sonra
Onları da yorma
Hele kuyrukta bekleyenler
Hani uzun konuşuruz ya
Sıkılırlar
Anlamazlar
Küçük beyinliler işte.

Beni hiç merak etme
İyiyim,
Hem de çok, üzülme
Galiba karar vermem gerek
Belki de
Ümit Yaşar misali
Yaşamaya seni
Sensizliğinle

Bir gün bu deli yürek
Demirlerse eğer
Bir başka denize
Ve balıklara yazarsa artık şiirlerini
Yakamozlu gecelerde
Ağlama
Çünki ancak onlarla karşı konulabilir
Rüzgarlara
Fırtınaya

Beni bu kadar sık arama
Böyle aykırı bir yaz gününde
Sana yazık
Sana ve
Kendini verdiklerine

İŞİN SIRRI YILDIZLARDA (Dr İlyas Başkonuş)

Galiba çok hastayım
Beni merak ettiğin için teşekkürler
Teşekkürler endişelenip aradığın için
Hem de defalarca
Öyle demiştin ya
Yoksa kuşlar bana yalan mı söylediler?

Hepsi bahane aslında
Seni, sadece seni görmek için gelmişken
Kilometrelerce öteden
Eski yalnızlığımla karşılaştım
Beni bekleyen

Dinle Sevgili,
Bu sana en büyük hayat dersi;
Kiminle ya da kimsesiz
“Kaldır başını gökyüzüne
Görmek istersen yıldızları eğer,
Ama duymaksa asıl amacın
Gözlerini kapat ve hisset yeter.”

Sen sadece bakmayı tercih ettiysen eğer
Duyduğunu sanarak onları
Birgün odanın duvarından hepsi düşer
Ya da o eşşiz parıltılar
Bir bir söner gider
Oradadırlar ama göremezsin
Esirgerler ışıklarını
Ve haykırırlar hiç durmadan
Derler ki;
Bakamaz bize hissetmeyen gözler

BIRAKIP GİTTİN YA BENİ (Yavuz Mehmet Ertürk)

Kırılmıştım,

Bütün dünyamı dökmüştüm gözlerimden…

Ağlamıştım geceler boyu,

Yürekler dolusu şiir yazmıştım…

Rüyalarımı yıldızlarla çizmiştim.

Hayatımın noktasıydın, virgülüydün,

“Anlamı”, seni bulduğumda keşfetmiştim.

Sen! Odalarımın aynası,

Sen, o meşhur zehir gülüydün,

şehir gülüydün.

En muhkem kaleler ardında, sürgülüydün.

Susuz yaz akşamlarında,

Ya da şehir zindanlarında,

Yalnız çöl güneşinde, sahrada,

Deryaydın, ummandın

Soruyorum sana!

Kime, kime kandın?!

Aşkı sinema afişlerine mahkum edenlerle kavgam vardı.

Ben yazmalıydım onu,

Ben ki dünyanın en sıradan adamı.

Bir sen yaktın, bir rüzgar,

Bir de kumrular,

odamı…

Seni yazdım seni,

Ellerimle gözlerimle,

Doldurdum bütün bir tarihi, seninle…

FARKINDAMISIN? (Ahmet Arslan)

Senin, o masum çehrenle bütünlesmis gözlerini,
hafizama kaydettim…
El yazmasi, göz nurun olan gül kokulu vecizeleri,
kalbime hapsettim…
Seni bir daha silinmemek üzere benligime yazdim.
O siyah, gür saçlari yolunu gözlerken agarttim.
Gülen gözlerimi aglattim… Farkindamisin?

Farkindamisin?
Kirdim sana siir yazan elimi.
Kestim ismini sayiklayan dilimi.
Kör ettim resmine bakan gözlerimi.
ve… öldürecektim senin olan kalbimi…
yapamadim..
Farkindamisin, sana kiyamadim…
Sana kiyamadim.

 

EYLÜL’E AĞIT (Fatih Dursun-) Tel:0532 2005952Yakarışlarla gelsem o kapına,

Komaz kabul edermisin o kapına?

Elinden tutmak bikez, arzum okşamak başını

izin mi verirsin, yoksa sallandırırmısın beni?

Aşkın yolcu kılar, gurbetçi kılar beni,

Gönlünden azık katar uğurlarmısın beni?

İzini ararken kaybolup düşmüşüm köle pazarlarına

Himmetinle satın alır, azat edermisin beni?

Elalem kerem sahibi ellerine bakar, birtek ben ay gibi yüzüne

Kabul etmez, kurda kuşa yem mi edermisin beni?

Sevap arar dolaşırsın dünyaları,

Okşamazsın ardından dünyalar dolaşan bir yetimin başını

Bi güzel söz bilirim, sözler içre bağışlayasın beni

Sen bana yar ol, ben sana kul..

Bak bir gözlerime yaş değil gül devşirir,

Açarda heryerde birtek sen görmezsin beni

Ey kalbinde taş taşıyan madem işitmezsin beni,

Al savur rüzgara kül olmuş bedenimi..

BİR TANEM (Fatima Yürekli)

Dinle birtanem dinle
Bu sana son sozlerim, son yalvarisim
Belkide son isyan edisim
Sana sevdigimi tekrar tekrar anlatmayacagim
Nasil olsa biliyorsun mutlu oldugumuz gunleri
Son birdefa hatirlamak istiyorum
Ne gunlerdi onlar, ne gunler…
El ele, goe goze diz dizeydik
Beraber aglar beraber gulerdik,
Herkes bizi kiskanirdi degilmi birtanem?
Hatirliyormusun,
Birgun sana biri takilmisti,
Kavga etmistik sende gulmustun
Sonra boynuma sarilip “Seni Seviyorum” demistin
Birkeresinde beraber dusunmus ve gulmustuk
Icimizden biran buyusek dedik
Ben nine sen dede olacagimiz gunleri
Dusunerek gulerdik
Cocuklarimizdan bahsederdik
Sonrasini hatirliyormusun birtanem?
Kampa birisi gelmisti de
Durup durup ondan bahsediyordun
Artik ne gelecegi dusunuyor, ne de guluyorduk
Sonra ayrilik mektubu…

Inanmadim birtanem,
Bu insaf verici sozler senden cikmazdi.
Olmaz boyle bir sey diyordum
sonra ayrilik…

Artik sizi izler olmustum
Ne ediyor, ne yapiyordunuz adim adim izliyordum
Bir gun sizi opusurken cardakta yakalamistim
Gozlerin korkudan faltasi gibi acilmisti
Oyle korktun ki, sana vuramamistim
Artik seni izlemiyordum…

Yillarca ayri kaldiktan sonra
Sanki bana ayni aciyi yasatmak istiyorcasina
Dugun davetiyeni gondermissin
Gelmiyecektim, ama dugune gelmistim
O beyaz guller icinde fevkalade olmustun ya!
Biran cok kiskanmistim
Senin yaninda kendimi gormek istedim;
Ama o vardi!
Simdiye kadar duymadigim bir kin duydum
Ona karsi!
Sessizce kosede sizi seyrettim
Mutluydunuz,
Dans ediyor, guluyor eyleniyordunuz
Bir an goz goze geldik,
O an hic bitmesin isterdim…

Uzun bir sure sonra duydum ki,
Cocuklariniz olmus, biri oglan digeri kiz
Cok mutluymussunuz,
Dayanamadim seni gormeye geldim
Tipki eskiden kurdugumuz hayaller icinde
Bir evde oturuyordunuz
Senin yaninda ben degil o vardi
Seni o opuyor, sana o sariliyordu…
sonra cocuklarinla karsilastim, onlarda seni gordum
O sirada kapiya ciktin
Eskisi gibi yakisikli ve musuttun
Benden yine korktun,
Ben sana ne yapmistim ki Bir tanem
Benden bu kadar korkuyordun…

Seni birdaha aramadim, gozlerimden, kalbimden silmedim
Bu seni son arayisim, benden korkma bir tanem!
Sana son bir hatira yolluyorum
Askimizin oldgu yillardan cektigimiz resmi yolluyorum!
Bak bak ta agla, bilirim neselisin;
Sikintili, aci haberden kacarsin;
N’olur bir kere spikeri dinle:
“Gece vakti yari deli, kendini pencereden sagi atti
Yuzunde aci bir gulumseme, dudaklarinda sugursuzca sayikladigi
“Bir tanem, Bir tanem” lafi vardi” diyecek
Soz ver, soz ver Bir tanem,
Arkamdan aglamayacaksin;
Ben hayata, ikimize yeterince agladim

İLK DEFA (Eser Aslanlı)
Bu sabah ilk defa gülerek uyandım
İlk defa açıldı odamın perdeleri
İlk defa MERHABA dedim doğaya
Aynalar dostumdu bu sabah ilk defa
Öten kuşlar, açan çiçekler
Bilseler, ah! bir bilseler
Dün gece ilk defa gülümsediğini
Rüyamda bana SENİ SEVİYORUM dediğini.
***************************************

BİLİRMİSİN?

Ne zordur sensiz geçen geceler
Bilirmisin?
Ne zordur sensiz doğan güneşe uyanmak
Sensizliğin kucağında yuvarlanmak
Sana doyasıya sarılamamak
Sarılıp, sevgiyle kucaklıyamamak
Bilirmisin?
Ne zordur sana ” seni seviyorum ” diyememek
Senden bunu asla duyamıyacağını bilmek
Sana ulaşamamak rüyaların ötesinde
Seni görememek
Bilirmisin?
Ne zordur sevdiğini kara toprağa uğurlamak
Sıranın gelmesini
Kavuşma gününü beklemek
Bu yaşamın ötesinde beklendiğini bilmek
Ne zordur bilirmisin?

BEN YAĞMURUM (Çiğdem Altınöz)

Kararır gökyüzü ansızın,
Çarpar bulutlar kahrederek,
Ve bir ateş yanar…
Bulutlar yanar,
Yürek yanar.
Sonra tek tek düşer damlalar,
Toprak kokar,
Yağmur kokar.
Bir ateş yanar rüzgarında,
Bin ateş söner.
Ben yağmurum
- gününe ve gecene yağan.
Kararırsa bulutların ansızın,
Ve şimşekler çakarsa özünde,
Bak gözündeyim.
Önce tek tek,
Sonra sel olurum göğsüne…
Aydınlanırsa yüreğin,
Güneşler açarsa yüzünde,
Neşeyim şimdi özünde.
Yürürken bahtının yollarında
Yalnız ve dalgın,
Ve görürsen açmış
Bir dal çiğdem
Üzerinde çiğ damlası.
O,benim.
Sabahları dağılırken bulutlar
Yürüyorsan sokaklarda
Düşünüyorsan Nisan yağmurlarını
Havayı kokla
O,benim.
Ararsa ellerin ellerimi
gözlerinde yağmurlar,
Üzülme.
Yum gözlerini usuldan.
Bak yüreğindeyim.
Estirme hüzün rüzgarlarını
Kov sahilinden deli dalgaları
Sakin serin pınarlarda çağlar damlalarım.
Dağlardan esen meltemlerde,
Akan çeşmende benim.
Yıka yüreğini temiz sularımda,
Gönlünde melankoli kalmasın
Şifalıdır damlalarım,
Ben yağmurum,
Yağmur benim.

MAVİLİ ŞİİR ( Sevinç Alican)

Yine o gecelerden bir gece,
Dusunceler net ve purussuz…

An gelip bir marti oluyorum gokyuzunde,
Bikmadan usanmadan kanat cirpiyorum,
Sonsuz maviliklerde,
Birden pike yapip daliyorum delicesine denize…

An gelip bir yunus oluyorum denizde,
Durmaksizin yuzuyorum,
Sonsuz maviliklerde,
Ve birden sicriyorum coskuyla gokyuzune…

Nedir bendeki bu mavilik sevdasi?
Mavilikler arasindaki bu gelis-gidisler?

SENSİZLİK TAKVİMİ

SENSİZİK TAKVİMİ
Ben bekliyorum sen yoksun..!
Gecenin sessizliğini hiçbirşey bozamıyor
Ne yanımdaki tren uğultusu ne havlayan köpek ne de çalan acımasız müzik
Gecenin sessizliğini hiçbirşey bozamıyor
Çünkü bu benim gecem
Benim dünyamda yaşanan kopya bir gece
Dünün kopyası…
Ve gelecek gecelerin sureti.
Gecelerin birbirinden farkı yok…
Değişen tek şey takvimin üstündeki sayılar ve koparılan yapraklar
Koparılan yapraklarda yalnız
Buluşmak istiyor baharın son deminde dökülen yapraklarla…
Sence imkanı var mı?
Varmı yaprakların kesişim noktası
Varmı bu takvimin bir sonu
Varmı bu gecenin karanlığını bozacak bir ses
Sensizlik takviminin bir sonu…
Sence imkanı var mı?

ANT ( Ferit Bora)

Dünyanin var oldugu her an

Evrenin en güzel kizini

Rüyalarimda gördügüm

Yani seni

Aklimdan bir an bile çikarmiyacagima

Tüm dünya kötülüklerinden seni koruyacagima

Askin tarifini dünyaya yeniden yaptiracagima

Tanriçalarin bile seni kiskanacagina

Lavanta çiçegi gibi kokan tenini hep hatirliyacagima

Isiksiz bile senle bir ömür boyu yasiyabilecegime

ANT içerim….

GELME (Onur Tavşan)

Sen hiç katıksız ekmeği
Suya banıpta yedinmi
Kara lastiğe hasret kalıp
Yalın ayak yürüdünmü baharda kışta
Sen hiç urbasız gezdinmi

Sen hiç yamalı elbiseye bürünüp
Sevinçten ağladınmı
Senin hiç ayağına diken
Kalbine aç battımı
Sizin oralarda hiç gülmeyen
Ağlamaktan acı çekmekten
Gülmesini unutan varmı
Sizin aşıklar neşeliğiniz
Hicran yuvanız çağlayan ırmakalarınız varmı
Ağlaya ağlaya çalan
Aşıklarınız varmı

Gelme sen buralarda mutlu olamazsın
Ellerin nasırlansın
Yüzün sıcaktan bozulsun
Kalbin kırılsın istemem
Gelme sakın bizim ellere
Gam çorbasından
Göz yaşından kurtulamazsın
Sen bizim ekmeklerimizi yiyemezsin
Bizim dişlerimiz değirmen taşı gibidir
Taşı dahi öğütür
Gelirsen acı çekersin
Çirkinleşir kararırsın buralarda
Aynamız yoktur
Zaten kendini tanıyamazsın
Yaşını unutur
Zevkten mahrum kalırsın

Gelme sakın buralara
Sen kal sevdiklerinin
Seni sevenlerin yanında
Seninle ben zaten ayrı
Ayrı semtlerin çocuklarıyız
Gelme sakın bozulmasın güzelliğin
Sen her zaman kalbimde
Tatlı bir hatıra ol

Sen vir kişinin malı olamazsın
Alışmıssındır çok sevilmeye
Seni dünyalar kadar
yıldızlar kadar
Güneşler kadar sevenlerinde çıkar

Ben seni o kadar sevmem
Yalnız olsa olsa şu gönlüm kadar
Çünkü ben silahıda severim
Anamı bacımı kardeşimide
Yerimi yurdumuda severim
Avradım kadar

Gelme ne olursun
Belki seni daha çok seveni bulursun
Sen hiç güçlükleri
Çalışıpta yendinmi
Gelme derken gel diyen
Bir garip şairi sevdin mi???

SENİ SEVİYORUM (Deniz AltınBüken)

Sadece birkaç kelime dökülüyor ağzımdan
Elimde kalan herşey bu birkaç kelime ama hepsi yalan
Nefret ve acı dolu kelimeler seni kandıran
İsmini sana unutturan, sana yeni maskeler yaratan.

Soruları yokedip kendine olan tüm güvenini sarsan
Ezberinde kalan sevgini sana unuttuırmaya çalışan
Ve seni nefretle tam kalbinden yaralayan
İçyüzünü senin acılarınla saklayan
Yalanla kendine maskeler yaratan
Oyunlarla seni oyalayıp gözlerini kapatan
Ruhunu senden çalan ve seni yanlız bırakan
Uzak bir yerden kulağına fısıldanan
Mutluluğu sana unutturan birkaç kelime dökülüyor ağzımdan…

İSTANBULDA O NU YAŞAMAK (Burcu Gültekin)

İstanbul’un sisli sabahında

Vapurların sirenlerine karışan martı sesleriyle uyandım

Boğazda ki balıkçıların ıslak ağlarına takıldı bakışlarım çok sonra

Kimbilir dedim

Onunla bu puslu İstanbul sabahında karşılıklı çay içmek,gözlerine doyasıya bakmak,ellerinin sıcaklığını hissetmek ne güzel olurdu

Belki dedim sonra

akşam bir balıkçı sofrasında birlikte oluruz

Rakısını yudumlarken onu seyreder, sigarasının dumanına dalar gelecek güzel günlerimizi düşünürüm

Sabaha yakın saatlerde çakır keyif haliyle bana sarılır, sahil boyunca yürürüz

Ilık bir rüzgar çıkar sonra

Burnuma içitiği rakının kokusu gelirken

Gülerek beni sevdiğini söyler

Gözyaşlarıma hakim olamam

Bilmem neden ama

Onun varlığı bile bu dünyadaki en mutluluk veren şey olmasına rağmen

Birgün onsuz kalabileceğimi düşünmek mutluluğumu gölgeler

Sonra…

Hep yanımda olsa derim

Ondan başka hiçkimseye,hibirşeye bakmasam derim,geceleri bile uyumasam derim, ellerini hiç bırakmasam.

Yine İstanbul’un sisli bir sabahında onun kollarında ölsem derim!!!

ALDIRMA GÖZYAŞIMA (Hasan Özüdoğru)

Kaçırma gözlerini , sana kırgın değilim
Gideceğin ellerde , mutluluklar dilerim
Avunurum resminle , hayalini severim
Aldırma gözyaşıma , sen hayata gül yeter

Ben anılarla başabaşa , sensiz dolaşırım
Dertler meyhanesinde , şarkımızı çalarım
Unutamam ben seni , unutamam ağlarım
Aldırma gözyaşıma , sen hayata gül yeter

Varsın bitmesin çilem , anılara yönelsin
Varsın en acı dertler , bu sevgimle yüzleşsin
Kaderim hiç gülmesin , beni hiç güldürmesin
Aldırma gözyaşıma , sen hayata gül yeter

Acımasız hayatı , ben yinede yaşarım
Gerekirse bağrıma , sivri taşlar basarım
Yinede unutmam seni , unutmam ağlarım
Aldırma gözyaşıma , sen hayata gül yeter
Bitmez olursa çilem , sustururum kalbimi
Tuz basarım yarama , zehirlerim sevgimi
Kaçarım uzaklara , yol ederim çölleri
Aldırma isyanıma , sen hayata gül yeter

YOLCULUK ( Hatice Müge)Saat 7.45
Soguk ve sisli bir havada
Kimsenin olmadigi ve seslikten
Duvarlari inleyen
Karlstad istasyonunda oturuyorum
Kösede alabildigine sinmis
Kücücük kasketini basindan
Bir an olsun cikarmayan,annesinin
Etegine sımsıki sarilmis cocuk
Beni seyretmekte
Usüyorum,biraz sonra perondaki trene binip
Bir bilinmeze dogru gidecegim
Her biten askimla beraber
Bende bir hüsran yasiyorum
Buda tipki diyerleri gibi basladi ve bitti
Her gelen benden birseyler götürmekte
Kör olasi kader ne istedin benden?
ya sevmesini bilemedim yada sevilmesini
Artik bu soruyu sormak icin gec kaldim
Hayat ellerimden akip giderken
Ben sadece seyircisi olarak kaliyorum
Nerede yalnislik yaptim?
Hep bu son desemde
Yalnisligi yapmaya devam ediyor ve
Kalbime engel olamiyorum
Trenim biraz sonra gidiyor ve onunla beraber bir
sona bir bilinmeze bir bilet aldim gidiyorum
Kalbim istemesede ayaklarimin
Götürdügü yere gidiyorum
Ah sevda ne istedin benden?
Ne güzeldi beni bulmasa idi
Simdi gitmeliyim,trenim kalkiyor
Elveda dostlarim düsmanlarim
Elveda birlikte aski ve sevgiyi
paylastigim tüm asklarim

Sevda ilede olmuyor sevdasizda
Kacmak fayda ise utanmiyorum
Evet iste söylüyorum
BEN..SEVDADAN KACIYORUM…….

AYRILIK VAKTİ (Bünyamin Kırkan)
Acı bir tebessüm dudaklarda
Belirir ayrılık vakti gelince
Gözler nemlenir o anda
Hıçkırıklar duyulur ince ince

Sözler düğümlenir boğazda
“Hoşçakal” bile denilemez
Gözyaşları akar kalbe
Mendil ile silinemez

YAŞAM VE TUTKU ( Suat Yaşar)

Yaşamak,sevmek,sevilmek

Mutlu olmak

Gayesidir hayatın

Acıyı,tatlıyı,güzeli

Çirkinliğiyle katlanmak

Bir volkandır içimizde

Ah delicesi tutkular..

Hayat…….

Sevgiyle,insanıyla,doğasıyla

Bezenmiş gerçek sahne

Savaşımız kötüye ve kötülüklere

Kızma be arkadaş…….

Hani şarkılarımız vardı;

Tutkularla dans eden

Yaşam acılarla kol kola iken

Güzeli gör sevgiyi çoğalt

Sözlerimizle sarılırdık bu hayata

Ben sevgi satar çoğaltırım

Neden mi….?

Yaşamak için

Sevgiye,güzele iyi niyete

Tutkunum…….

Güzellikler toprağında yaşayan

Doğru düşüncelerle sulanan

Karşılıksız iyi niyetle koklanan

Yediverenim ben

Bu doğada boy verdim

Salınıp gezdim

Ve tutkulur gökkuşağında

sevdim sevildim

HERŞEYİ UNUT BENİ UNUTMA (Levent Haliç)

Hiçkiriklardan arta kalan son damla’da islatip geçti yanagimi
Omuzumda tasinamayacak kadar agir ayriliklarin yükü
Sarkilarimda yillara sigmayan özlemlerim var.
Çarsafimda en ufak bir burusukluk yok yatmayacagim
Aldigim her nefes beni yalnizliga çagiriyor
Karanliklari sevmesem de istemiyorum sabah olmasin
Aydinlanmasin gökyüzü safak sökmesin ayriligi istemiyorum
Lambasi sönmemis odamda biliyorum yastigin yorganin anlamayacagini

Türküler söyleyecegim türküler ki buram buram sevda kokan
Umudumu Hirçin bir askerin keskin kilici gibi bileyecegim
Gökyüzünde birkaç yildiz isik tutacak yalnizligima
Baktigimda tüm sevdalilar bana seni hatirlatacak
Ayriligin acisini ve askin felçli günlerini yoklugun yasatacak

Yolunu kaybetmis minik bir serçe eslik edecek yalnizligima
Askimi sevgimi ve seni anlatacagim ona, fakat !
Zaman bir kördügüm olup dolasacak ayaklarima
Dolasip geçtigim sokaklara,kaldirim taslarina
Isliklarimla seni ve seni ne kadar sevdigimi anlatacagim
Kimbilir belki kaldirim taslari bile kiskanacak seni
Lanetler yagdiracagim sensiz geçen günlere
Aska susamis dudagima bir damla olup düsemeyeceksin
Rüzgardan dilenecegim senin bir nefeslik kokonu
Izdirabim çekilmez olacak belkide aglayacagim
Mazideki kirik dökük hatiralarin acisiyla
Irmak olup çaglasn da akamayacaksin bana

Uzaklardan yorgun bir bir ses çinlatacak kulaklarini
Nereye gidecegini bilmeyen gemi gibi
Uzakta bir çizgi gibi gördügüm daglar ardindan
Tüm umutlarimi arzularimi sana gönderecegim

Bulutlar aglayacak mevsimler geçecek kapindan
Ellerin bos olsa da yüregini bir sevda kaplayacak
Nedendir bilinmez gözlerin biryerlerde birseyler arayacak
İncecik bir sizi ki kaplayacak yüregimizi

Utanç verecek özlemler ayriliklara aciz kalacak ölüm karsisinda
Nefretler yagdirip birkez daha tükürecegim üzerine ayriligin
Uykularim yarim kalacak belki, uyanacagim en koyu yerinde
Titreyecek vücudun, için sizlayacak yalnizligina irkileceksin
Mutluluklar bizimle olmayacak belki,
Artik kusanabilirsin yalnizligi.

İsgal edecek yüregimizi bir gurup hasret ordusu
Solmaya direnen gül gibi çig düsecek yapraklarimiza
Mavzer kursunlari dolmayacak yüregime ama
İçimi kursun degil hasretin parçalayacak
Nedendir bilinmez sen yokken sagir olacak kulaklarim asktan yana

Dudaklarim hasret kokan siirlerle
Utansa da sikilsa da arayacak dudaklarini
Dedim ya o zaman anlayacaksin niçin yaratildigini dudaklarinin
Ask sen yokken aci bir zehir olacak sisemde
Kaldirdigim her kadehe bakislarini dolduracagim
Lanetler yagdirip geçmeyen zamana
Asili bir ceset gibi,hapsedecegim aylari günlere
Rüya gibi geçmese de zaman mahkum güzel günlere
Isitacak elbet yüregini minik bir serçenin müjdesi
Müjdesini bir tebessümle ödeyeceksin
Derken beni göreceksin ansizin karsinda
Askim o an bir seccade olup serilecek ayaklarina

Omzumdaki yüklerini çoktan atmis olacagim ayriligin
Lodaslar,meltemler ,poyrazlar durup askimiz esecek
Ayriligin hasret biraktigi yüreklerimizde
Coskun bir irmak gibi birbirimize çaglayacagiz
Ask birkez daha kesecek nefeslerimizi
Kimbilir uzun bir ayrilik sonu simsiki sarilmanin heyecani ile

SENİ SEVMEK GÜZELİM (Levent Haliç)

Bir trencinin raylar altında kalmasına benzer
Çığlığının cüssesine hasretinin raylara
Takılı kalması gibidir
Seni sevmek güzelim
Bir cellad’ın kendisini asmasına benzer
Asılı cesedıne bakıp bakıp
Hem güler hem ağlar ya !
Astıklarından arda kalan bir avuç
Gözyaşı gibidir.
Seni sevmek güzelim
Ölümle yaşamın,kardeşle birliğine benzer
Bir cesedin mezarı görüp de
Ölmekten vazgeçmesi gibidir
Seni sevmek güzelim
Balıksız bir gölde balık avlamaya benzer
Hani atarsın oltayı göle de
Takılan sadece umutların olur ya…
Yine de tüm bunlara ragmen
SENİ SEVMEK GÜZELİM…

BU GECE (Serda Köse)

Bu gece ansizin gok gurledi
ama yagmur, yagmur yagmadi
(gokyuzu aglamadi)

Bu gece Feza’da yildiz soldu
ama kayip yeryuzune akmadi
(sessizce kayboldu)

Bu gece kalesce bir ruzgar esti
ama yapraklar, dallar farkina varmadi
(susmaya yeminliydiler)

Bu gece yine dayanilmaz sicak
tenim terler
ama ruhum hissetmedi
donar

Bu gece gonlum cesaretli
gecmis gecelerde oldugu gibi
ama sana karsi yine urkek

Bu gece yine yalniz
Bu gece yine sensiz
Bu gece yine hatalarla basbasa
BU gece yine kendimle savasmakta

GÖKÇEVAUR (Ertuğrul Çınar)

gökcavur derler bana
tuz kokar tenim yanagimda nem
yabinim asiyim amma umurluyum
delidir sevdam Dumrula inat
Derelerim Ephesus a dokulur
yalnız ve sessiz
kabarir gokcavur
kabarir Menderes
arkadan yer bicagida olmez
kendi topragina asilik
ne zor is bilinmez
Turkusudur Egenin
gokcavur
oykusudur askin barisin

ADAM GİBİ (Ertuğrul Çınar)

Kayba deger sey coktu gecede
kayda deger hic bir sey yok
Bir seni dusundum ben
sen umarsız can uykularda
nasıl anlatırdınki kendini bana nasıl
dostum diyemi baslardin sevdigim diyemi yoksa
yada adam gibi
yasadigi gibi yazan
yazdigi gibi yasayan adam gibimi
baslardin.

ARTIK ŞİİR YAZAMIYORUM (Kenan Gürbüz)

Artık sıır yazamıyorum,

sen benı en zamansız terkettıgın gunden beri,

kuslarda artık eskısı gıbı hersabah cama konmuyor,

radyoda haberlerı dınlıyorum depremzedeler cadırsız kalmıs,

benım sensız kaldıgım gıbı…

bır cocuk dusun masum sıırler yazan hergun ,

ansızın bırgun kaybedıyor butun sevdıklerını

bende sıır yazamıyorum “O”cocuk sevdıklerını kaybettıgı gunden beri…

hayyaller kurardım sıırlerımde,

sımdı sokoklar sensız ve ısssız yandakı cadırda ıse bır kadın aglıyor

sevdıklerı ıcın…

bense konusamıyorum bıle…

sen ve guzel ınsanlar buraları terkettıgınden berı…

17 AĞUSTOS ( Suat Yaşar)

Yüreğim her zaman ülkem için

İnançla atıyor çünkü;

Seviyorum ülkemi insanımı

Haksızlıklar bizimle olsa bile

Yaşarız her günü farklı depremlerle

Skandalıyla yeni doğan her güzelliğiyle

Trafiğiyle ,hastaneleriyle ihmalleriyle

Ülkemi her haliyle seviyorum

Acısıyla tatlısıyla karmaşasıyla

Yaşamaya çalışırken güzellikleri

Sarsıldı benliğim bir depremle

Adı on yedi ağustos

İçim yandı yüreğim yandı

Kalbimin bir parçası Adapazarında

Bir parçası Gölcükte

Bir parçası Yalova da kaldı

Birçok parçası her yere savruldu

Yaşarken unutuldu

Hatırlanır bilinir oldu

Yok dediğimiz insanlık

Ağlasam mı üzülsem mi

Sevinsem mi

Asla sevinmek ne mümkün

Ülkemin insanları onulmaz yaralar

Unutulmaz sarsıntılarla

Yıkılan dünyalarıyla baş başayken

Ne mümkün gülmek

Bildiğim bir şey var

Oda insan olmak

Seslensem anlayan olur mu diye

Yurdumun güzel insanlarına

Duygulu ve hatırnaz marmara ma

Acılar hepimizin sarsılırken yüreğimiz

Yardım ellerimizi uzatalım

Unuttuğumuz insanlığı yaşatmaya

Muhtaç olan havada kalan ellere

Yorgun ve ürkek gönüllere

Saralım kendimizi bütünlük daima diye

Sar kollarını aç ve kimsesiz kalan

Yavrulara……….

Ne para, ne dünya malı kurtarır bizi

Bölüş bütünüyle her şeyi yunus gibi

İnsanlık onurunu anlamak için

Bize ne deprem ne afetler gerek

Düşün arkadaşım düşün yurttaşım

Kimlere kalmış ki bu zalim dünya

Giyinelim iyiliklerimizi

Kuşanalım tüm insanlığımızı

Unutmayalım on yedi ağustosta onlara

Yarın bir bakarsın bize

Ne yaşansın nede unutulsun

Bizi yürekten sarsan

On yedi ağustos depremleri

Unutmusuz (Meltem Patoglu)

Sevgilerdi yarinlara birakilan
Duygulardi unutulan
Yasamayan ruhlardi
Gercek olmayan hayatlarda
Hep yalan rollerde
Dümensiz gemilerde
Bilincsizce yasamakti
Kim ne bilinmeden
Sevmeden sevilmeden
Yasamak mi bu
Kilitli gönüllerde
Buz gibi ellerle
Yalniz gecen gecelerde
Bir el uzatiyorum
Sana dogru…
Senin Icin (Meltem Patoglu)
Bu aksam senin icin icecegim
Bir fincan cayi
Sende bir sigara yakacaksin
Sanki karsimda
Derin bir nefes
Ve sigaranin dumaninda
Ben cayin bir yudumunda
Birbirimizi bulacagiz belkide…

 

SEN SENSİZLİK NEDİR BİLİRMİSİN? (Zeynep)sen uykusuzluk nedir bilirmisin?
gece ıslak yatağına başını koymak,
“yarın ne olacak”diye korkuyla uyuma çalışmak
sen geceleri yalnızlıktan ağlamak nedir bilirmisin?
birinin boynuna sarılmak için uzanmak
uzandıkça onun uzaklaştığının farkına varmak
sen kendini kör boşluklarda bulmak nedir bilirmisin?
ağlamak için gözyaşlarının gelmesini beklemek
ve bekledikçe boşa ümitlendiğini farketmek
sen sensizlik neler hissettirir bilirmisin?
özledikçe hasretini fotoğraflarda gidermek
belki bir gün gelir diye ümitlenmek
sen bo? yere beklemek nedir bilirmisin?
gözlerindeki son umududa yitirmek
bo? yere beklediğin inancı sürdürmek
sen karşılıksız sevmek nedir bilirmisin?
çalan hafif bir müziğin melodisinde benliğini aramak
gerçekleri düşündükçe hayatı unutmaya çalışmak
sen gözlerindeki ümitlerin tek tek yok oluşu nedir
bilirmisin?
dostum saydıklarının elinden kayıp gitmesi
giderken benliğini de beraberinde götürmesi
sen sevdiklerinden ayrılmak nedir bilirmisin?
şevkle seyrettiğin mehtabın gideceğini bilmek
ömrünün geçti?ini bile bile gülmeye devam etmek
sen mutluluk oyunu oynamak nedir bilirmisin?
kulaklarında çınlayan sesin sahibini aramak
umutsuzluklarda elinde olmadan kaybolmak
sen kendini gecenin karanlığında bulmak nedir
bilirmisin?
geçmişini,geleceğini düşünmek;
o düşüncelerin içine bir daha çıkmaksızın gömülmek
sen devasız kalmak nedir bilirmisin?
gözlerindeki yaşlar kuruyana dek ağlamak
sen dalgın bakışlarla dolaşmak nedir bilirmisin?
sevdiğin insanların bir gün gideceğini bilmek
ve çaresizce oturup o günün gelişini beklemek
sen sevdiklerinin gözünün önünde eriyip gidişini
seyretmek nedir bilirmisin?

SEN UYKUSUZLUK NEDİR BİLİRMİSİN?
SEN SENSİZLİK NELER HİSSETTİRİR BİLİRMİSİN?
SEN SENSİZLİK NEDİR BİLİRMİSİN?

ORDAYIM ORADA OLACAĞIM ( Nesrin)

Derdini dinleyecek bir dosta bir an bile
ihtiyacın olursa;
Olacaksa eğer,
Yüzünde parıldayan göz yaşını silecek
Kurutacak birini yakınında istiyorsan,
Herkesten sakladığın sırların varsa
Ve onları paylasacak birini istiyorsan
Sıkıntılarından kurtulmak için
Bir dost elinin
Desteğini arıyorsan
Zor gününde yanında olcak
Cıvıl cıvıl bir ses işitmek istiyorsan
Umutlarını paylaşacak
Tasalarına ortak birini özlüyorsan
Sana saygı duyan biriyle beraber olup
Kendini bulacaksan
“Ben benim”diyeceksen
Ve etrafında olup bitenlerden
Nasıl etkilendiğini
Anlayacak birine ihtiyacın varsa
ORDAYIM VE HEP ORDA OLACAĞIM…
SENİN YANINDA!

SEVİLMEK SEVMEKTEN NİYE DAHA ZOR? ( Sibel Bağcı)
yanmazsa yüreği yandığın gibi
bakmazsa gözleri baktığın gibi
sevilmek, sevmekten daha zor olur
cehennemde kor ol, yan daha iyi…..

ömrün yollarında toprak olmuşsa
canın cananına feda olmuşsa
sevilmek ,sevmekten daha zor olur
toprağında başka gül koklanmışsa…..

her nefes alışın onun adıysa
her gece ettiğin binbir duaysa
sevilmek, sevmekten daha zor olur
dilinde duası bir başkasıysa…..

sevilmek, sevmekten niye daha zor
sevilmeyen yerine bir kendini koy
bu ateşe nasıl dayanır seven
Takdiri ilahi kudretine sor…..

BEKLİYORUM ( Akın Şimşek)

BEKLİYORUM SEVGİLİM BEKLİYORUM SENİ
DOĞANIN BAHARI ÖZLEDİĞİ GİBİ
İÇİMDE BİR ÇIĞ GİBİ BÜYÜYEN SEVGİNLE
EŞİNİ BEKLEYEN KUMRULAR GİBİ

YANIMDA OLMAYAN KALBİMDEKİ SENİNLE
YAĞMURU BEKLEYEN FİDANLAR GİBİ
NE ZAMAN GELECEK DİYE BEKLEDİĞİM
SENİ ÖZLÜYORUM BOŞ ELLERİMLE

SENİ ARIYOR GÖZLERİM
BİR ÜMİTLE YALNIZ GECELERDE
İŞTE YANIMDA DERKEN AÇILIYOR GÖZLERİM
SENSİZ ODAMIN KARANLIĞI ÇÖKÜYOR ÜSTÜME

O AN GELECEK BİLİYORUM
İŞTE O GÜN ÇAĞLAYACAĞIM
GÖZLERİM SENİNLE GÜLECEK
“SENİ SEVİYORUM” DİYE HAYKIRACAĞIM

ŞİİR ( Süreyya Şemsettinoğlu)

Ürkek bir güvercin yüreğiydi,
Loş günbatımında gözbebeklerin,
Kaçamak tutulurdu ellerin;
Ürkek öpülürdü dudakların…

Kazanova yüreğim ise sonunda,
Aşık oldu, minicik elli,
Rastık çekili güzel gözlü,
Aşk tanrıçasına,
Canı sevgi dolu, aşk dolu sevgili,
Al yüreğimi koy yüreğimin içine,
Nasıl olsa birlikte atmıyormu.?

BEN SENİ SEVDİM Mİ ? (Öznur Varlı)
Ben seni sevdim mi?
Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi?
Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi?
Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi?
Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim boz bulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi?
Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi?
Sevdim,
Ya sen beni?
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
(wadi)

SEVMEK ( Fatma Yürekli)

Sevmek bulanik bir denize dalmaksa

Gullerin cilesi sararip solmaksa

Soncare agiran saclari yolmaksa

Geriye olumden baska ne kalir

Sevmek bir meyhanede icmekse

Sarhos olup sokaklara dusmekse

Sevemek sevipte kavusamamaksa

Geriye olumden baska ne kalir

Sevmek birine baglanmak demekse

Sevmek kar gibi guneste erimekse

Sevmek gulun dikenden ayrilmasiysa

Geriye olumden baska ne kalir

Sevmek gunesin kizil rengiyse

Sevmek mavi bulutlarin kararmasiysa

Sevmek mehtapsiz gecenin karanliginda kalmaksa

Geriye olumden baska ne kalir…

SEYAHAT (Erkan Ekinci)

Otobüs şöförünün gaza basışındaydı heyecanım.
Yan taraftaki yoldan birdenbire çıkan kamyonun bir saniye önce firenlemesindeydi devam eden hayat,
Önümde oturan kızıl saçlı kızın çiğnediği sakızın kokusuydu yeni gelen bahar,
KucağındaKİ bebeğini susturmaya çalışan annenin çabalarıydı mutluluğum,
Karşı tarafımda oturan siyah pardesülü kızda saklıydı aşkım,
Ve yine O’nun durakta inişindeydi hasretim.
Ne de zengindi gönlüm o zamanlar;
Oysaki yanlızca kısa bir otobüs yolculuğuydu yaptığım.

MECNUN DA BENİM LEYLA DA .( Fırat Bilgin)N-U-M-B-E-R-1′dan

Sakın zannetme buralarda çok mutluyum

Esprilerle güldüğüme bakma sakın

Her gülümsememin altında bir hüzün

Her kahkahamın arkasında acı bir çığlık var şimdi

Bilirsin, az çok tanırsın beni

Sevdiğim insanı gün geçtikçe büyütürüm kalbimde

Olmayan güzellikler eklerim kendimden

Kendi notalarımla süsleyip kalbimin doruğuna çıkarırım

Sana beni sev diye yalvarmayacağım

Ama içimdeki ses seni sevmem için yalvarıyor bana

Nedeni mi ?

Bilmiyorum !Fakat bildiğim tek bir şey var ;

MECNUN DA BENİM LEYLA DA …!

NE DESEM BOŞ ( Gökhan Sisova)

“Sevmiyorum” desem yalan olur,
“Görmüyorum” desem dogru,
“Özlemiyorum” desem yalan olur,
“Dokunamiyorum” desem dogru,

“Ulasmak” desen sana zor mu?
“Kolay” desem yalan olur,
“Gül” desem bana zor mu,
Bi kerecik gülsen ne olur….

AĞLAYAN YAĞMUR ( Mustafa çetin)

Sen hic aglayan yagmur gordunmu ?
Sakin aglayam yagmur olurmu diye sorma

Dusun bir yagmur tanesini,
buluttan kurtulmus, olabildigince ozgur ve mutlu,
hayallerinde can verecegi fidanlar,
guller, kelebekler, papatyalar
hic bir sey yapamazsa bile bir agacin
yapraklarinda dans etmenin mutlulugu.

Ya da dusun bir yagmur tanesini,
tutunacak bir agac, bir dal bile yok
oksiyacak cimen bile
Dikene bile razi, diken bile yok
Ciplak bir yamacin tepesine dusmus,
toza topraga karismis, nereye yuvarlandigi mechul
nehirlere, denizlere tasidigi topragami aglasin
yoksa buluttan ayrildigina.

NİKAH MASASI ( İlhan Akbulut)
Bir düğün varmış,bende davet edildim,
Arkadaşım evleniyor diye sevindim,
Birde ne gördü gözlerim
Nikah masasında ARKADAŞIM ve SEVGİLİN

YAR ( Can Altay)

Senden ötesi yok bana YAR
Adını anamazsa
Tadını alamazsa ruhum
İlk sönen yıldız olurum.
Bende saklı mektupların var
Satırlarında gizli bir aşk yakar
Gecenin bir yarısında
En gizli odalarda
Beklerim seni YAR

Alıp verdiğn her nefes ruhuma dolsun
Senle esen rüzgarlar şarkımız olsun
Kış bahçelerinde aşk bizi bulsun
Bu şehir sensiz bana haram olsun /YAR

Senden ötesi yok bana YAR
Elini tutamazsa,
Sesini duyamazsa ruhum
İlk sönen yıldız olurum.
Bende saklı mektupların var
Satırlarında gizli bir aşk yakar
Gecenin bir yarısında
En gizli odalarda
Beklerim seni YAR

SAYILMAZ MI? ( Salih Aktan)

Ağlamak için illede gözyaşımı akmalı ?

Dudaklar gülerken kalp ağlamaz mı ?

Sevmek için illede güzelemi bakmalı ?

Çirkindeki güzel ruh insanı bağlamaz mı ?

Hırsızlık sadece para çalmaklamı olur ?

Kalp çalmak hırsızlık SAYILMAZ MI

( Sibel Bağcı)

yoktum
var oldum sen gelince….
gecemde yıldız
çoğaldı sen gülünce….
ne geçmişin tasası
ne gelecek kaygısı
hep arayıp durduğum
anı buldum seninle…….
al sorgusuz sualsiz
mahkum et yüreğine…
al benide zamansız
SÜRGÜN ET GÖZLERİNE…….
**************************************
seni sevdiğim sürece
gitmelerim gitmek değil…..
her hoşçakal
hoşgeldinin habercisi…
ve büyümek yok
seni sevdikçe
her dokunuş
bir çocuğun sevgisi…..
aşkın başı hayal
sonu bir gerçek
her gelişin
bir aşkın hikayesi….
gözlerini gördükçe
ve yüzünde gülleri
her ölümüm
bir diriliş nedeni….
her gidişin
bin ölümüm………

MAVİYE SİTEM ( Yılmaz Akçaalan)

Gök alabildiğine masmavi,
Pürüz addedilebilecek bir bulut bile yok,
Öylesine bir mavi kaplamış ki gökyüzünü,
Gözlerindeki unutamadığım mavilik var sanki,
Yıllarca koştum ardından.
Yıllarca…
Benliğimin farkında bile değildin sen…
Oysa gözlerimin derinliğinde,
Kaybolmuşluğunun hikayesi yatıyor,
O hikaye ki yıllarca sensiz,
Aynen tekrarlanıyor…
Ben bu maviliği sevdim, seni sevdim…
Bir tanem …
Ellerini, yüzünü, benliğini sevdim…
Sensizliğin uçsuz bucaksız çölünde
Bir dirhem mavi merhem oluyor;
Senin için döktüğüm göz yaşlarım
Sensizlik çölünde vaha oluyor…
Bu sevgi bitemez , bitmemeli,
Sensizlik çok acı mavim…
Ne olur gitme…
Geceleri yıldızlar bile sana hasretimi arttırıyor,
Gündüz, mavi gökyüzünde güneş…
Terk etme ne olur, boş ver kırgınlıkları,
Seni sevdim inan…
Tertemiz
Sadece seni, unutma ne olur beni…

ZAMANSIZ (Cengiz sisova)

ZAMANSIZ SEVGILER BITERLER ZAMANSIZ
SEVDIM BEN TAA ÖNCEDEN, KAPILDIM, ZAMANSIZ
COK SEVMEK, SEVILMEK, ÖZLEMEK ZAMANSIZ
SEVGI SÖZCÜKLERINI SÖYLETTIN SEN BANA ZAMANSIZ

ZAMANSIZ ASKLARIN SONU HEP ZAMANSIZ
SEVGILIM BIRTENEM, BAK HISLERIM BITTI ZAMANSIZ
ÜMIDIM, ÖZLEMIM, BEBEGIM GITTIN ZAMANSIZ
YINE DE COK SEVERDIM SENI BEN ZAMANSIZ

ŞİMDİ ÇOK GEÇ ( Hasan kasım)
Olacaksa bir akşamüstü olmalı şenliklisinden,
Çıkagelmelisin yükselen ezanlarla
Önemli değil neden nasıllığı
Gözlerim alabildiğine bir sevdaya açılmalı,
Yüklemler, vurguların en güzeline yolculuklu,
Sevdanın en koyusuna pupa yelken,
Ellerimin titremesine engel olmalıyım.
Nostaljinin en güzeline asılı kalmalı takvim
içimde fırtınaların gecikmişi
Saatlerin inatçısı olmalı yanıbaşımda.
Esrik bir şarap kokusu sarmalı heryanı
Ve tütün dumanına karı?malı gözlerin
Dilinde Vivaldi’den hüzünler
ikindi uzantısı sarhoşluğumdan korkmadan
Mum gibi erimeli avucunda bir uçuk sevda

ŞİKAYET ETMEDİM ( Mehmet Yavuz)

Şimdi kalbimden
Yaralı bir kuşum
Soran yok
Arayan yok

Zaten gariptim
şimdi gariplerin garibiyim
Hep ittiler horladılar beni
Şimdi artık yaşamıyorum

Kimse anlamadı benı
Halimi soran olmadı
Adımı bilen çikmadı
Ağlayışimi kimse duymadı

Ben itilmişlerin çocuğu
Oldum hep
Kuru ekmekle büyüdüm
Saf suyla geçindım

Ben ezilmişlerin çocuğu
Oldum hep
Ömrum ağlamakla geçti
Sefillik adım oldu hep

Ben hep hayal kurdum
Hayallerle avuttum kendimi
İşte ben yalın ayaklıların çocuğuyum
Bu hayatı kimseye ŞİKAYET ETMEDİM

YENİ YIL ( Mehmet Yavuz)

Hesabımız büyük seninle
Yeni yıl çok büyük
Diğerleri bibi olmanı istemiyorum
365 gün 6 saatten ibaret

çok şeyler istiyorum yeni yıl çok
Kendim adına değil sadeçe isteklerim
Sıradan olan şeylerıde değil ama
Sağlık mutluluk başarı gibi

Daha çok beyni olupta düşünmeyenler
Gözleri olupta göremeyenler için
Kulakları olupta duyamayanlar
Dilleri olupta konuşamayanlar için istiyorum

Özgürlüğü de istiyorum senden yeni yıl ÖZĞÜRLÜĞÜDE
Bireyin özgürlüğünü istiyorum önce
Emaneten yaşamamaları için
Bireyin özğürlüğünü istiyorum yine
Kendi varlıklarının farkına varmaları için

Söz ver bana yeni yıl bunlar için söz
Acıların özlemlerın yılı olma sende
Zülmün zındanım katliamın yılı olma
Kahrın kederın yılı olma söz ver

Yükün hepsi senin olmayacak yeni yıl
Bizde yanındayız hemde herşeyımizle
Bir parça ekmek bir avuç mutluluk için çirpınanlarla
Hasretini özlemini gidermek için çirpınan
HAK ADALET ÖZGÜRLÜK diye haykıranlarla
Hemde 2000 kez söz vererek

SANA ÖZEL ( Aylin Satır)

acimasizki su yalan dünya, sen bu dünyaya gögüs germelisin
atar seni her an yabana, iste ozaman ayakta kalip direnmelisin
hazir olmalsin ezilmeye, horlanmaya, ama yinede bunlara izin
vermemelisin
hayatin güzel yönlerinide kalbinde hissetmelisin
kaderin degismesinin elinde oldgununu bilmelisin
tabiyat, isil isil olmali senin icin,
her canli varligi bir kiymet bilmelsin
herseye ama herseye deger vermelisin

görmelisin bir bir anlamlarini hayatin
yer yüzünde her ne olursa olsun
yüzünde canlanan her hüzün,
bazende tebessüm
sana tüm ayrintilari anlatmali kanunlarin
algilamalisin hemen
bosvermemelisin hic bir serüveni, hic bir günahi
gec kalmamalisin hic bir seye,
cünkü geri döndüremezsin zamani

bir toprak isini gözlerinin önüne getirmelisin ,
o toprak tanesi bizim fani dünyamiz diye düsünmelisin
uzaktan bakinca ne görüyosan iste dünyamiz böyledir
kücük cok kücük, bir gün onun üzerine basilacak ve
hersey sona ericek,
aramizdaki tüm minik dünyalari biz insanlar öldürdük
basa basa, cigniye cigniye, acimasizca…… iste bilmelisin tüm
bunlari,
ummadik anda en güvendigin daglarina karlar yagar
düser yildizlar, bir bir tane tane,….
o an en sevdigin daga birdaha ayak basmak istemezsin
icinde bir ates olusur, hüzün, sevinc ,nefret, sevgi hersey biraraya
toplanir
ve aralarindan biri agir basar kazanir!

yarami aldin hayattan, yasadigin her andan?
neydi günahim diyipte eyer sebebini anladiysan
iste sensin sonuca varan, iste sensin hayati anliyan
kolay olmiyani, iste sensin ozaman basaran

saniyeler gecer, saatler gecer, böylece zaman gecer
icinde kalan bir cocuk, seni hayatin boyunca gizler
zannerdersinki hic degismez, ama anlamadan o icindeki bebek,
emekler emekler emekler, yürür, yürür, BÜYÜR……

BEKLİYORUM ( Gökhan Sisova)

Farketmedim önceleri
Bakarken cekindigim yüzüne
Nasil da gözden kactilar
Gelirsen kaslarini getir

Siyah balyalara benzer
Kiyamam hic bakmaya
Kalmasin kaslarin öksüz
Gelirsen gözlerini de getir

Akar devamli gönlüme
Cilgin selale misali
Kurban olayim her bir teline
Gelirsen saclarini getir

Ipinceciktir ruhun
Korkar kirmaz kimseyi
Öyle sakin öyle sirin ki
Gelirsen ruhunu da getir

Güzele bakmak sevapmis
Isterim mekanim cennet olsun
Afetler halt etmis yaninda
Gelirsen güzelligini de getir

Düsünebilmek haram oldu
Hele yasamak
Böyle yasanmaz bu dünya
GELIRSEN AKLIMI BASIMA GETIR………

(Desida)

Hoscakal ey aydinligin tanrisi gunes
ve hosgeldin karanlik
Korkularimi gizlerim siyah kadifelerinde
Acilarimi gomerim en derin kuytularinda
Kaybederim kendimi sonsuzlugunda
unuturum gerceklerimi,
alirsin beni koynuna…
Sevisirim unutamadiklarimin kayboluslariyla

Gidersin sende ey karanlik
Birakirsin cirilciplak ardindan beni
Tanistirirsin gerceklerimin en acimasizlariyla,
tanistirirsin beni aydinliga…

-Lacin Etratti-

USTA ( Mustafa Hatipoğlu)

Ne olacak böyle usta

Ne diyorsun bu hususta.

Konuşamadık bir türlü,

Ne temmuzda, ne Ağustosta

İşte bir yıl daha geçti

Heyelan gibi üstümüzden

İşte bir yıl daha geçti

Yaşamadan gençliğimizden

İşte bir yıl daha geçti

Şu kısacık ömrümüzden

Kimimiz evlenecek

Kimimiz boşanacaktı

Kimimiz ev alacak….

Araba alacaktı kimimiz…

Kimimiz iş kuracaktı

Ne umutlarımız,

Ne hayallerimiz vardı be usta

Ne diyorsun sen bu hususta

Konuşamadık bir türlü bunu

Ne temmuzda, ne Ağustosta ..

Usta olmak kolaymı ?

Dürüstlüğün kalmadığı,

Dertsiz başın olmadığı,

Nice sevgilerin bir pula satıldığı,

Soğan kabuğundan yapılmış

Cüzdanların göz yaşarttığı,

Bir zamanda usta olmak kolaymı ?

Konuşsana be usta konuşsana

Neden her gün zayıflıyor bedenin .

Neden titriyor hep kalem tutan ellerin

Neden ıslak ıslak oldu gözlerin ..

Yoksa, yoksa, tükendi mi ?

Bize umut veren sözlerin.

Söylesene be usta söylesene

Kedinin Aslanı boğduğu yerde

Sen paradan haber ver.

Parayı ver de,

Kaldımı delikanlılık serde

Kadın bir gül, Aşk bir mevsim

Hayat bir oyun yaşadığın yerde

İşte başlıyor PERDE be Usta PERDE

ARKADAŞLAR NE İÇİNDİR? ( Mafise Özay)

arkadas her konuyu konusabilecek,
derdini anlayacak,
seninle sen olup,
mutlu gununde dost en aci gununde dermanin olacak birisidir

ama aramizda yilan gibi sinsice durup sadece seni dinleyen,
derdine derman olmayan en mutlu gununde dost diye dusman olan
birisini alsa ve asla ARKADAS demem !

benimle delikanlica konusan
insanlara karsi mertce durana
ben ARKADAS derim !
be arkadas

ARADIM SENİ ( Seyda)

Bir sevda sarkisinda
Daglarin arasinda
Kuslarin kanadinda aradim seni

Volkan agzinda
Alevler arasinda
Bir damla goz yasinda aradim seni

Bir umut yumaginda
Gullerin arasinda
Mehtabin isiginda aradim seni bulamadim seni

YALNIZ AKTÖR ( Ahmet Bağcı)
Senin yokluğun, senin sefilliğinde
Ümidimi yedim geceler boyu
Kadehlerden söz etmek istemiyorum
Hem dünden daha çok sarhoşum.
Geçer… unuturum diyordum
Her gün yeni bir kanama gönül yaramda
Gün geçtikçe artıyor sızılar
Artık dayanamıyorum…

Bir duman yaşartır gözlerimi
Bilmiyorum bu kaçıncı
Parmaklarımı yakan sigaram
Yorgun dalgalarda yaşlı gözlerim
Oturmuş
Karanlık gecelere dert anlatıyorum.

Seni düşünürüm geceler boyu
Ve bir sözün gelir aklıma:
“gözden ırak olan gönülden de ırak olurmuş”
Doğru, yıldızlar kadar uzaksın bana
Üstelik unutmam gerek seni
Fakat neden
Neden unutamıyorum?

Bu kez ümitsizlik çepe-çevre sardı
Karamsarlık geceler kadar derin.
Ve ben sahnede yalnız kalan aktör
Gülen ağlayan alkış tutan seyirci
Tutmuşum bir de
Mutluluğa öpücükler yolluyorum.

(Ezgi Aydıngör)

Sensizken seninle olmayı özlemedim hiç..
Seninleyken de sensizliği..
Seni seviyorum diyemedim
Her şey bitti…
Madem ki bir oyundu yaşadığımız,
Oynarken söyleseydin;
Oyun sonunda oyunbozanlık,
Dostluğu öldürdü sadece!
Yanlış şeyi vurdun;
Kanın hala yerde!..

BİLKİ O BENİM…. (İbrahim)

Yağan yoğmurun altında, ağır adımlarla dolaşan,

Bir suçlu gibi boynu bükük yürüyen,

Adını bilmediği yarım yamalak sevda türküleri söyleyen,

Birini görürsen bilki o benim….

Bir köşebaşına çömelmiş oturan,

Arka arkaya sigara yakan,

Ve sessiz sessiz ağlayan,

Yaşama gücünü mazide bulup, sevdiğinden yana mutsuz olan,

Birini görürsen bilki o benim…

Aniden omuzuna dokunan bir el,

Senin adını heceleyen bir dudak,

Ve gözleri af diler gibi bakan,

Birini görürsen bilki o benim.

Yabanci ( Murat Çetin)

hiçbir yeri bilmiyorum
buranin yabancisiyim
sevdigime sevdigimi bildirmek için geldim
heybemde siirlerim
hikâyelerim
cebimde ellerim
gögüs kafesimde askim
saskinligim
yolumu araya araya buldum
sevdigimi yanila yanila
adi dudaklarimin birbirine degen noktalarinda
bana ilan-i ask etmedi
benden gizlemedi de sevdigini
papatya fallarina inanmadigini bildigimden
ve inanmamalarini sevdigimden
sadece gözlerine bakarak anladim
çirpinan kalbini
beni daracik yollarda
kalabaliklarda
karanlikta
aydinlikta
gece yarisi ve gündüz
ayni meçhul hüzne çagirdi
gülümsemesinde
bir yanimi kaybedisimin
aklimdan mantigimdan olusumun
sikintisi vardi
ona dedim ki
beni hüzünlü bir aska teslim etme
yanimda dur
adimi söyle
dudaklarini kapat
gözlerinle söyle
gözlerini kapat
yanaklarinla söyle
yanaklarini ört
durusunla söyle
git gidisinle söyle

hiçbir yeri bilmiyorum
yabanciyim
sevdigim sevdigini söylesin duyayim diye geldim
önümde gözlerim
dizlerimde yorgunluk
her yerimde hüzün
yolumu kaybola kaybola buldum
sevdigimi kaybede kaybede
adi her zerremde
ilan-i ask ettim bir cevap vermedi
inandigini bildigimden sevdigime
ve inanmalarini sevdigimden
israr etmedim
durusuna bakarak gördüm heyecanini
yalniz gecelerde
aksamlarda ve gündüzlerde
ayni malum aciya çagirdi
gülümsemesinde bir yanimi kaybedisimin
dünümden bugünümden
yarinimdan olusumun sikintisi vardi
ona dedim ki
bana ayrilikli bir ask teslim etme
yanimda ol
adimi söyle
korkuyorum ellerimi tut
avuçlarinla söyle
avuçlarini ört
sessizliginle söyle
kal durusunla söyle

hiçbir yeri bilmiyorum
yabanciyim
korkuyorum
yanimda kal
sevdigini söyleme
sen de olur

YAŞANMDAN OLMUYOR Kİ ( Mehmet Yavuz)

Yaşanmadan olmuyorki
Düşeceksın bu yollarda
Kaybolacaksın sokaklarda
Yaşamalısın bu hayatı

Yürüyeceksın bu yolda
Ter dökmeli yorulmalisın
Koşmalısın yokuşlarda
Nefes nefese kalmalısın

Acılara katlanmalısın
Çok sabretmelısın
Hep umut etmelısın
Darda olsan bile

Bazen ağlamalısın
Derdini kalbine gömmelisin
İçin için yanmalısın
Etrafına hissetmemelisin

Hep düşünmelisin
Belki bir çikiş yolu bulursun
Fazla dalmamalısın hayale
Kendını kaybetmemelisin

Yaşanmadam olmuyorki
Tatmalısın acıları
Görmelisin ihanetleri
Gitmelisin gurbetlere

Hep bakmalısın
İzlemelisin herşeyi
Sormalısın nedenleri
Almalısın cevapları

Sevmelisin gülleri
Koklamalısın sulamalısın
Hep korumalısın
Uğrunda koşmalısın

Aklından çıkmamalı
Hep meşgul olmalısın
Adını mırıldanmalısın
Onun için ağlamalısın

Yaşamalısın bu hayatı
İşletmelısın bedenine
Hissetmelisin sevmelisin
ÇÜNKÜ YAŞANMADAN OLMUYORKİ

ISSIZ BIR SOKAKTAYIM (İsmail Satır)
ELIMDE ICKI SISESI
ICIYORUM HIC DURMADAN HESAPSIZCA
SONUNU HIC DÜSÜNMEDEN
ETRAFIMDA BASI BOS INSANLAR
KIMI HÜZÜNLÜ,KIMI SEVINCLI
YÜZÜME BAKIYORLAR ANLAMSIZ BIR HÜZÜNLE
NEDEN BÖYLE OLDUGUMA BAKIYORLAR
DAHA 23´ÜNDE BIR GENC
ELINDE ICKI SISESI
VE DAR BIR SOKKAKTA YANLIZ BASINA
ETRAFINA MANASIZCA BAKIP GÜLÜMSÜYOR
ICKIMI YUDUMLARKEN DÜSÜNÜYORUM
BEN NEDEN BÖYLEYIM
NEDEN HERKEZ BANA ACIRCASINA BAKIYOR
BEN BU KADAR GÜCSÜZMÜYÜM
ETRAFIMA SARILAN BU ZINCIRLERI KOPARIP ATMAK ISTIYORUM
KURTULMAK ISTIYORUM BU SONU GELMEZ ACIDAN
SENIN YANINDA OLMAK ISTIYORUM ANLIYORMUSUN
YANLIZ SENIN
ELLERINI TUTUP,GÖZLERINE BAKMAK ISTIYORUM
TEKRAR TEKRAR
HIC AYRILMAMACASINA SENI HISSETMEK ISTIYORUM
BU HICBIR ZAMAN OLMAYACAK DEGILMI?
BEN YANLIZ BASIMA ELIMDE ICKI SISESI,
BU BASIBOS INSANLARIN ICINDE ACIMASIZCA YOK OLUP GIDECEGIM
VE SEN BENIM BIRGÜN KARA HABERIMI ALACAKSIN
YANIMA GELIP SON KEZ SARILMAK ISTEYECEKSIN
O SOGUK BEDENIMI ÖPMEK ISTEYECEKSIN
GÖZLERIMIN ICINE BAKIP ESKIYI HATIRLIYACAKSIN
AMA BENDEN HICBIR IZ BULAMIYACAKSIN
ELIMDEKI RESME ILISECEK GÖZÜN
O ZAMAN ANLIYACAKSIN BENIM NE ICIN ÖLDÜGÜMÜ
AMA FAYDA ETMIYECEK ANLIYORMUSUN
BEN SENDEN COK UZAKLARDA OLACAGIM
SENIN ELINI TUTUP,BIRDAHA SENI HISSEDEMIYECEGIM
OLSUN,SENIN ICIN ÖLÜMÜ SECTIM MUTLUYUM
SIL GÜZELIM GÖZÜNDEKI IKI DAMLA YASI
BUNA DAYANAMAM
SENI SEVDIGIMI UNUTMA
SENI YANIMDA HISSEDEGIM BU YETER BANA
BENI UNUTMA BEBEGIM

SENSİZ KAHROLURUM…(Akrepman/Mustafa KUL)

Birazdan akşam olacak bir tanem

Yanlızlık aç kurtlar misali,

Üstüme çullanacak.

Ve ben çaresizlik içinde,

Kör , sağır gecelere tutsak

Adına şiirler döşeyeceğim

Özlemim daha bir büyüyecek içimde

Gözlerime selli yağmurlar yağacak

Dudaklarımdan hüzün şarkıları dökülecek ardından

Yarım yamalak,

Ve bir kez daha…

Seni sensiz yaşayacağım hüzün akşamlarında..
GÜLÜMSE (Mehmet Yavuz)

Gülümse inadına
Düşmanlar çatlasın
Gülümse herşeye rağmen
Bir papatya busesi gibi

Tüm olumsuzlukların ardından
Tüm çığlıkların ardından
Gülümse inadına gülümse
Çatlasın düşmanlar

Tüm masumlar adına gülümse
Kara yüzler de içinde gülümse
Vazgeçme inadına gülümse
Ağlasan bile gülümse

Biliyorum için kan ağlıyor
Bir isyan fırtınası esiyor
Ama sen yine de gülümse
Gülümde inadına gülümse

Heyecan sarmış bedenine
Titreme tutmuş ellerine
Kara bulutlar düşmüş içine
Sen yine de gülümse

Haydi fütfen gülümse
Ne olursun bir gülümse
İşte sana vasiyetim
Birgün ölürsem sen yinede GÜLÜMSE

TILSIMLI BİR DÜŞSÜN SEN .(Zehra Gürer)

Yosunlu gözlerindir yıldırımlar düşüren tanyerine

Sırça bir yüreğin kırılgan sesidir duyulan

Ey her gece mehtap olup içime doğan hayal

Karanfiller yeşerir içimdeki acıdan.

Sen mavera kadar uzak nazlı bir gökkuşağı

İstila rüzgarların kaplıyor her yanımı

Ya bir zindan gibi kapat bana kapını

Ya da tılsımlı bir düş olup ebedi yanımda kal

GÜLÜMSE (Mehmet Yavuz)
Gülümse inadına
Düşmanlar çatlasın
Gülümse herşeye rağmen
Bir papatya busesi gibi

Tüm olumsuzlukların ardından
Tüm çığlıkların ardından
Gülümse inadına gülümse
Çatlasın düşmanlar

Tüm masumlar adına gülümse
Kara yüzler de içinde gülümse
Vazgeçme inadına gülümse
Ağlasan bile gülümse

Biliyorum için kan ağlıyor
Bir isyan fırtınası esiyor
Ama sen yine de gülümse
Gülümde inadına gülümse

Heyecan sarmış bedenine
Titreme tutmuş ellerine
Kara bulutlar düşmüş içine
Sen yine de gülümse

Haydi fütfen gülümse
Ne olursun bir gülümse
İşte sana vasiyetim
Birgün ölürsem sen yinede GÜLÜMSE

>

BU GECE AĞLAYACAĞIM (Akrepman-Mustafa Kul)

Bu gece ağlayacağım,

Hangi saatte bilmem.

Kendimi bir köşeye çekip,

Yürekten düşüneceğim.

Önce gözlerini hatırlayacağım,

Sonra ellerini, saçlarını.

Andıkça seni,

Sevda kokacak her taraf.

Bu gece ağlayacağım,

Hangi saatte bilmem.

Sensiz olmanın çaresizliği,

Dev gibi çökecek yüreğime.

Kahredecek yokluğun beni,

Milyon kere…

Bu gece ağlayacağım,

Evren bile ağlayacak,

Yalnızca benim için belki…
Belki de…(Ömer Aslanbaş)

Gerçek değilsin belki, sadece bir hayal
Belki de ufak bir dalga düştüğüm okyanusta
Belki de bir kuşsundur hiç tutamadığım
Belki de bir saniye, unutamadığım
Nedense düşlerimden hiç atamadığım
Karanlığımsın belki en gündüz kuytularda

SÖYLE…Mustafa Kul / Akrepman

Rüzgârların önünde o perişan yapraklar

Niçin her gün biraz daha uzaklaşıyor

Gençliğime kafa tutan o simsiyah topraklar

Söyle bana şimdi niye dost elle yaklaşıyor

Söyle rengi sen mi verdin gizlice nergizlere

Boş bahçenin baykuşları şimdi bana şaşıyor

Söyle sen mi yol gösterdin ruhumdaki sislere

Söylesene hayellerim ufku nasıl aşıyor

Bir kervandı yolcu ettik rüzgârların önünde

Yanlız elem yanlız keder taşıyor

Garipliğin ilk hüznünle hasretin ilk gününde

Hayat yüklü ümit yüklü bir kervan yanaşıyor…

Garip Ama Gerçek ( Ersin tan)Duygularım o kadar yoğun ki sana

Sessiz çığlıklarla haykırıyorum dünyaya

Hiç bilinmeyen harflerle yazıyorum şiirlerde sevgimi

Hiç kimsenin bilmediği şarkılarda anlatıyorum hislerimi

*

Henüz keşfedilmemiş diyarlara gideceğiz İKİMİZ

Günün 25. saatinde ve

Haftanın 8. gününde

Yeni doğmuş bir bebek kadar saf ve temiz

sevgimizle birlikte.

ANLARMISIN BENİ ( Ersin Tan)

Ve yine sevdam; karanlığa haykırsam seni

Gündüzün güneşli yüzüne vursam

Diyar diyar arayıp yapraktaki çiğ tanesinde bulsam

Rüzgarın çılgınlığına haykırsam seni

Ayrılırken arkandan ağıt yaksam duyarmısın beni

Kağıda döksem seni

İsim koysam, bağırarak okusam, ağlasam;

RUŞENE SEVGİLERLE (Mehter Bakırhan)

Ruhuma açılan bir ilkbahar çiçeğisin.
Uzayan bir mevsimin ardından açılan bir aşık çiçeği,
Şarkılar içine girmişçesine söyledikçe gördüğüm;
Eskimeyen anılarda yaşattığım o büyük sevgim.
Ne olur bir nebze olsun rüyamda göster yüzünü
Gel artık çık o hayal aleminden
Özlemle susamış bir çölün ortasındayım ben
Çek çıkar beni bu sensizlik ikliminden
Mona rozam; unuttum senin o şen yüzünü
Eski bir şehirde kaldın gözlerim yolunu
Nedendir hiç gelmedin yıllar yılı oldu.

Geçermiş bu günler hepsi geçermiş,
Rüzgar gibi eser gidermiş,
Ömrün çiçekleri mutlaka solarmış,
Unutma sende kalan hatırası var.
Çoktan untmuşsun belki o günleri
Şimdi sende dert çek benim gibi!
Mecnun oldum senin için leyla misali,
Ergeç anlarsın bir gün hatırası var.
Eski bir masal olsa bile,
Nazenin bir gül gibi solsa bile,
Nasıl unutabilirim hatırası var.

ANIMSIYORUM ( Mumuy)

Vakit çoktan geceyarısı oldu
Bir gün daha düne teslim oluyor
Ve ben yine yalnızım
Yavaşça kalkıyorum yerimden
Kapıyı açıyorum, balkondayım
Dışarısı zifir gibi karanlık
Mis kokulu bir yağmur
Tatlı bir bahar rüzgarı esiyor
Usul usul saçlarıma dokunuyor
Ellerini anımsıyorum
Başımı göğe kaldırıyorum
Kapkara bulutlar
Bir damla yağmur geliyor dudaklarıma
Dudaklarını anımsıyorum
Uzaklarda şimşekler çakıyor
Gökyüzü ışıl ışıl aydınlanıyor
Gözlerini anımsıyorum
Rüzgar hızlanıyor
Yağmur sağnağa dönüyor
Ürperiyor bedenim
Seni anımsıyorum
Tekrar içeriye giriyorum
Kapıyı kapatıyorum
Seni rüzgarda
Seni yağmurda
Seni şimşekte
Seni bulduğum yerde bırakıyorum
Yavaşça yerime oturuyorum
Yalnızlığımı anımsıyorum

UMUT….( Sibel Bağcı)
yetersiz kalsada mısralar
yaz diyor umudunu yüreğim
oysa düşünüyor
yazmalımıyım diye ellerim…..

masmavi gökyüzü de kararır ya aniden
kara bulutlar örter ya yüreğini
bekler
umudunu yitrmez yinede
ve bir yıldırım düşer gürültüyle
bir umut çakar ardından
aydınlanıverir gece…
bilmezsin
gökyüzü sevinçten ağlar
paylaşır umudunu
umutsuzlara yağar sessizce….

yüreğin gökyüzüyse
aşk biryıldırım
zaman en büyük ilacıdır
umudunun….
bir mevsim biterse diğeri başlar
istemezsen gelmez,sonu yolunun…

yetersiz kalıyor bu mısralar
umut yazılmıyor yüreğim
ozaman sesleniyor
yüreğine kazı diye ellerim…..

SANA ( Wadi)

BİR BÜTÜN OLMAK VAR YA

BİR BÜTÜN…

O BÜTÜNLÜK SENİNLE GÜZEL,

O TAD VAR YA AH O TAD…

SENDE GÜZEL,BİR DOKUNUŞUN VAR YA

O DOKUNUŞ….TENDEKİ SARHOŞLUK

İKİMİZDE GÜZEL VE SARHOŞ OLMAK VAR YA

SARHOŞ OLMAK BİRLEŞİRKEN KONUŞMADAN

BAĞLARIN ÇÖZÜLDÜĞÜ DERİNLERDE

TEKRAR YUMAK OLMAK ADINA

TEKRAR ÇÖZÜLMEYE DOĞRU

SEVGİYİ YİTİRMEDEN

DAR SOKAKLAR ( İnci Tanrıverdi)
Benim kalbim buluttu belkide,
Senin ki güneş…..
Ben uyurken geldin ,açtın kapıyı.
Bozdu ayak seslerin boşluğu okşayan sessizliği.
Hani akşam olurda güneş buluttan sıyrılırya,
Neden sonra gittin işte öyle ……
Ama gelmezmi hergün yanına,
Sarmazmı ateş kusan elleriyle belini.?

Hatırlıyorum….
Seyrederdim kızıl akşamları.
Yürürdüm ıslak sokaklarında Dolmabahçenin
Yorulup kaldırıma çökene kadar gezerdim
dar,yüksek,eski sokaklarda..
Ruhumu satardım o caddelere,,satardık….
Hayaller kurardık o evlerin üstüne,merdivenler,cumbalar,çiçeklikler.
Yürürdük…yürürdük…yürürdük….

Sen gene yüksek sokaklarda dolaşıyorsun.
Ama eski olmayan,cumbası olmayan evlerin sokaklarında
Uzaklarda….
Eski günleri hatırlıyormusun,üzerine hayaller kurduğumuz
evleri,çiçeklikleri
Aralarından çocuk sesleri gelen daracık,yılan gibi kıvrılan sokakları.
Yoruldukça oturduğumuz kaldırımları.
Bir kere bire boğulmadık o daracık,yüksek sokaklarda,boğulmazdık…….
Nedenmi?
Benim kalbim buluttu belkide..
Seninki de güneş..

SENSİZLİK ÖLÜMDÜR ( Nevzat demir)
Sensizliğin kahrını çekiyorum şu an.
Yaşamanın anlamı kalmadı sensiz.
Güneşim karanlık oldu, ay doğmuyor odama
Mümkün değil sensiz yaşamak.
Kahrediyor sesini duymamak.
Seninle ne güzeldi yaşamak
Seninle güzeldi botanikte sarılmak
Seni düşünmek güzeldi.
Şimdi sen yoksun
Ey kara geceler ne olur gidin ardımdan
Beni sevgimin denizinde boğmayın
Ben naçar kaldım
Sesin yok yüzümde
Nefesin yok nefesimde
Üstelik peynir yemek bile canım istemiyor.
Sen yoksun diye.
Bu kadar lanet mi bu kader
Bu kadar mı kahpe felek.
Seni benden almaya çalışıyorlar
Seni bedenimden koparmaya çalışıyorlar
Yaşamam, lanet ederim hayata sensizken!
Vallahi kirarım dalgaları !
Aşarım denizleri yakarım dağları
Yine de sensiz olmam
Ölürdüm senin sevgınsız.
Ama !
Seni bir daha görememkten korkarım
Kardelen kokulu sevgilim.

GÜNÜN EN GÜZEL VAKTİ ( Murat Akkaya)

Günün bu en güzel vaktinde
Her yer sessiz, sakin, uykuda
Sen de uzaklarda bir yerlerde
Uyuyorsun tüm güzelliğinle
Ve ben her zamanki gibi
Seni düşünüyorum gökyüzüne bakıp

Kim bilir sen de uyanıksındır belki
Hatta belki sen de düşünüyorsundur beni
Hatırlıyorsundur geçen güzel günleri
Hayatımın en güzel günlerini
Özlüyorsundur belki sen de beni
Günün bu en güzel vaktinde

Sakın kaçırma gözlerini yıldızlardan
Çünkü seni görüyorum o en parlak yıldızda
Pırıl pırıl parlayan gözlerini görüyorum
İpek gibi saçlarını görüyorum
Kalbinin tüm güzelliğini görüyorum
Ben uzaklardaki sevdiğimi görüyorum o yıldızda
Günün bu en güzel vaktinde…

İnsan umut ettikçe yaşar
Ben de bir gün dönersin umuduyla
Günlerime gün ekliyorum
Eğer sen de biraz sevdiysen beni
O en parlak yıldıza bakıp
Bana döneceğini söyle
İşte o zaman emin ol ki
Gökyüzündeki bütün yıldızlar
Bizim için parlayacaklar sevgilim
Günün bu en güzel vaktinde..

Mihrimah ( Hisarsu)

Annenin gözyaşları aktı be kızım

Gözyaşına yalnız annen baktı be kızım

Annen kafayı sana taktı be kızım

Yol çok mu ırak yoksun Mihrimah

Bu bir sevda canım seviyorum ben seni

Kötü bu hastalık sensiz bıraktı beni

Sensizlik derinden yaktı sinemi

Akşam oldu yine yoksun Mihrimah

Çiçekler açıyor şenlik var yine

Kuşlar seviniyor yaz gelişine

Akıl erdiremedim ben birçok işe

İlkbahar geldi yoksun Mihrimah

Minik elini tutup dolaşamadım

Çok istedim sana kavuşamdım

Sen yoksun benimle bulaşamadım

Gelenlerin arasında yoksun Mihrimah

Ben var ettim seni hayallerimle

Anlam kattın yaşama gerçek sevginle

Bir de eşlik etsen sen nefesinle

Hayalde kaldın bak yoksun Mihrimah

Sevgili (Hisarsu)

İşte senin yanındayım, yanyanayız sevgili

Varlığın can katıyor inan cana sevgili

Sen sensiz kalmadın ki bilemezsin sevgili

Silinmez bir yazıyım silemezsin sevgili

Git demek istesen de diyemezsin sevgili

Birlikte yola çıktık dönemezsin sevgili

Ayak sesleri duysam

Umutla dolu olsan

Belki desem yatarken

Belki ile uyansam

Kollarımı sıkıca

Bir tek cisme dolasam

Sen ceylan gibi koşsan

Ben de hep avcı olsam

Bu olsalar bir olsa

Ben olsalarsız kalsam

Olsaların sonunda

Azraille buluşsam

KADEH ( İlhan Akbulut)
Bir gün bu bandırma’dan

Çekip gidersem eğer,bir elimde içki şişesi

Bir elimde kadeh olacak,

Bilki seni unutmak için değil,

Eski günlerin özlemine içeceğim.

SADECE MERAK ( Bengü)
Hayallerini süsleyen kim artık gözyaşım
Gözlerini,burnunu,yanaklarını kim seviyor dudaklarıyla
Merak ettim gözyaşım
Kimin eline sarılıyor elin
Kimin kalbini hapsetmiş bakışlarının sıcaklığı
Merak ettim gözyaşım
Gitarın kime söylüyor şarkılarını
Yüreğinden kopan buseler kimin dudaklarına konuyor
Merak ettim gözyaşım
Sıcak duyguların kiminle dans ediyor benim sessizliğimde
Kimin kulağına gidiyor gizli fısıltılar
Merak ettim gözyaşım,sadece merak

ANLAYAMAZSIN Kİ (Nur Usta)

BİLEMEZSİN Kİ SEN YOKKEN NELER ÇEKTİĞİMİ,
ANLAYAMAZSIN Kİ SANA OLAN SEVGİMİ,
BİLEMEZLER Kİ SENİ SEVDİĞİMİ,
ANLAYAMAZSIN Kİ BU SEVGİYİ!…

GİDELİ GÖZÜMDE YAŞ KURUMADI,
SENİ SEVELİ BENDE HAL KALMADI,
İLK HEYECANIM HALA HİÇ DURMADI,
ANLAYAMAZSIN Kİ BU SEVGİYİ!…

BİLMEM NEREYE KADAR GİDER,
SÖLEYEYİM Kİ ÖMÜR BOYU GİDER,
UZAKTA OLMA HAYATIM BİTER,
ANLAYAMAZLAR, ANLAYAMAZSIN Kİ BU SEVGİYİ!…

SUSUZ GÜL ( Şebnem)

Kurumuş gülleri saklar mısın?

Ben saklarım sana benzedikleri için.

Yağmurlu bir günde kendini yollara atar mısın?

Ben atarım göz yaşlarım yağmura karışsın diye.

Hiç terkedilmek nedir bilir misin?

Ben bilirim sensiz kaldığım o günleri.

Tekrardan sever misin beni eskisi gibi?

Ben seviyorum eskisinden de deli.

Yine bırakıp gider misin gizlice beni?

Ben gidemem seni bensizliğe esir edemem.

Ama şunu bil ki;ne zaman unutursun beni,

İşte o SuSuZ_GüL soldurur kendini…

YAĞMUR ( Kemal Akın)

Bir Yağmurdu bir umuttu senle aşkımız
güzel başlamıştı kırda çiçekti
çocukta ilk gülümseyişti
sonradan günah oldu yazımız

Ben biraz sende sen biraz bende kaldın,
gönlümde sarmaşıktın sarıştık hayallerimde
dünyada ne kadar yalan varsa o kadar gerçektin,
ne kadar gerçek varsa o kadar hayaldin.

Şehre yağmur inince ,vitrinler gri şarkılar söylerken
ben çıkarım caddeye;ben gibi değilimdir
içimde ne varsa gözlerimde
dilimde sessiz senden bir mısra

herkes gibi kaçmam yağmurdan ne şapka ne şemsiye
dökülür gibi yanaklarıma bir şeyler
hani bir gökten bir benden
biraz kül biraz duman ama en fazla hicran

GÖZLERİMDEKİ YILDIZ( Gizem- GizMoo)
Senin gözlerinde ki yıldızı söndüren
Biri oldumu sevgili dostum ,
Benim oldu hayatım boyun ca
Verilen acıları ben cektim .
Sırf sevdiğime bir zarar gelmesin diye,
Ama oysa o neler yaptı gözlerimin
İçindeki yıldıza.
Hayatımın yıldızını
Yasama kaynağımı
Söndürdü bir nefesle
Bir cümleyle.
Hiç sönmez sandığım,
Yıldız yıkıldı bir kelimeyle
Kalbimin sahibi olan
Sevgilimin seni sevmiyorum
Demesiyle…
İnsanlar
Gözüme bakıyorlar artık
Boş bir çift göz görüyorlar
Hayyatiki emelim i kaybettim
Ben yine
Tıpkı eskidekiler gibi
Tıpkı hayatım, yaşamım
Tıpkı umutlarım ve hayallerim gibi
Ellerimle tutamadım…
Tanrım bana el vermiş
Ama gençliğimi
Tutamadıktan sonra neye fayda…
Yıldızım söndü
Bir daha hiç parlamayacak
Yanmayacak
Umut dolu bakışlar atmayacak..
Ve ben yalvaracağım tanrıya
Canımı alması için
Sevdiğim kişi için atan
Kalbimin toprağa girmesi
Toprak olması için..
Dualarım kabul olursa
Beni sevgiyle an sevgili dostum
Ozaman ben benim gibi gariplerin
Gözündeki yıldız olacağım.
Eğer gecelerden bir gece
Gök yüzüne bakıp
Kayan bir yıldız görürsen
Göz kırp ona oda sana kırpacak
İşte ozaman benim yıldızım özgür olmuş
Ve gök yüzünde olacak özgürce ucacaktır.
Bedenimin taşıdığı kalbim ise
Toprağın altında….
Kefene sarılmış saçlarımı
Bir daha hiç okşayamayacak annem.
Bir daha kimseye seni seviyorum diyemeyecek dudaklarım…..

YETISEMEDIM ( Aylin Satır)

bir degil bin ümitle
son degil, ilk defa
görmeye gelmistim seni

bir degil bin kere
ilk degil sonsuza
dinlemeye gelmistim seni

AMA

göremedim, göremedim
anam sana yetisemedim
gelemedim, gelemedim
geldigimde bos kaldi ellerim

yasadimsa yillarca sevincle
hakkimken anami göremedimse
isyankar degilim yinede
eyer hak buysa, allahimdan rahmet anneme

ONUNLA BERABER OLMAK ( Askım Alkan)

Hani bazen uçmak istersiniz gökyüzünde

Yolunu şaşıran bir kuş

Sıcak ülkelere göç eden bir leylek olmak istersiniz

İstersinizde olamazsınız ya

İşte öyle bir şeye benziyor

Onun ve benim olmayan ilişkimiz

Hani bazen gözlerinizi kapatıpta

Kendinizi olmak istediğiniz yerlerde hayal edersiniz ya

Belki bir adada

Belki de görkemli bir şatoda

Bir denizin ortasında

Ama hep olmak istediğiniz yerde

Ünlü bir sanatçı

İyi bir yazar

Belkide bir politikacı

İşte bütün bunlara benzer

Onun ve benim olmayan ilişkimiz

Hiç sahip olamayacağınızı bildiğiniz halde

Bazı şeyleri istersiniz ya

Güneş’e dokunmak

Ay’a çıkmak

Ölülerle konuşmak…

Elinizi uzatır ve yıldızlara dokunacağınızı sanırsınız

Bir şelalenin altında yüzdüğünüzü

Bir dağın en tepesine tırmandığınızı hayal edersiniz

Yanlızlıktan sıkıldığınızda

İşte bunlara benzer

Onun ve benim olmayan ilişkimiz

Hani mutluluğu yakaladığınızı düşündüğünüz nda

Uçar gider ya elinizden

Bir yağmur damlası olup onun gözlerinden süzülmek istersini

Mektubunun üzerine yapıştırılan pul olup,

Onun evine postalanmayı arzu edersiniz

Hayatınızda hiç “belki”kelimesini kullanmazsınız

Ama sıra sevfiğinize geldiğinde

Belki’ler ağzınızdan düşmez olur

Ve bu bilinmezlik size acı veriyordur ya

İşte ona benzer

Onun ve benim olmayan ilişkimiz

Bir körün bütün arzusu görebilmek,

Bir sağırın ki duyabilmek,

Dili olmayanın ki de konuşabilmektir ya

Ne yapsalar çare bulamazlar

Acılar,yeni yeni acıları kovalar

Bitmek bilmeyen ızdırap,

Sizi bunaltacak duruma getirinceye kadar

Peşinizi bırakmaz ya

İşte o acıya benxer

Onun ve benim olmayan ilişkimiz

Hani biriyle yakınlaşmaya çalışırda

Onun senden km.lerce uzak olduğunu anlarsın ya

Ne kadar arasanda bir çaresi yoktur

Ve sen alışmak zorunda bırakılırsın ya

İşte öyle bir şeye benziyor

Onun ve benim olmayan ilişkimiz

Ne zaman imkansızlıklar aşılır

Ulaşılmazlar yenilir

Ve

Hayat insanlara dah a insaflı davranmaya karar verirse

İşte o zaman bir umudu olacak

Yeşeren sevgimizin onun ve benim

DOSTLUK ( Cengiz Tutak)

BAZEN KÜÇÜK BİR GÜLÜCÜK DOSTLUK
BAZEN ACI BİR GÖZYAŞI
BAZEN HASRET DOLU SATIRLAR
DOSTLUK,BAZEN DE HER AN KUCAKLAŞMALAR
PAYLAŞMAK SEVİNCİ DOSTLUK
BAZENDE SADECE ACIYI,HÜZNÜ
DOSTLUK SEVMEK KOŞULSUZ,BAĞLANMAK
ÖZLEMEK BURAM BURAM
DOSTLUK BAZEN BİR CENAZE AĞLAYAN
AMA MARŞI HİÇ BİTMEYEN…

SADECE SENİN İÇİN ( Özgür Yürük)

Aşkımı kalbime gömüp de gidiyorum
Sonsuz bir okyanus da gittikçe batıyorum
Niye diye sorarsan çünkü seni seviyorum
Tek bir anım bile geçmiyor sensiz
Saatler dostum oldu çünkü çok sessiz
İnanmazdım asla böyle seveceğime
Gizli aşk yarası şarap gibi kadehte
İçimden bir ses diyor ki belki
Neden olmasın özgür niye sevmesin seni

Sevmeyişinin sebebi elbette belli
Başkasıyla yaşıyor senelerden beri
Üzülmek neye yarar böyle bir durumda
Seviyorsan durma sakın kalbinin yolunda

Kalbimdeki yara aşkım gibi büyüyor
Seni gördüğümde kalbim isyan ediyor
Sensiz geçen zamanlar beni çok boğuyor
Ne olur acı bana galiba sonum geliyor

Unutma sakın doğru olan bu değil
Kalbini dinle aklını değil
Üsteleme işte fazla sevmeyecek seni
Başı sonu belli hikayelerden biri
Başın öne eğik durma sakın asla
Boynunu dik tut bak birazcık bana
Ağlıyorsun sanırım içini dök rahatla
Aşk değil seninki si apaçık karasevda

Aşkından eridim bittim tükendim
Seviyorum seni benim güzel sevgilim
Sen güzelim evet evet sen
Bir kere konuşup bin kere öldüren
Hayatı her zaman toz pembe zanneden
Unutmak imkansız deli gibi severken

İnanasım gelmiyor başka sahte aşklara
Uyan artık adamım gerçek aşkın karşında
Ağzımla kuş tutsam , saatlerce yalvarsam
Hiçbir işe yaramaz dağa bile tırmansam

Umudunu yitirme sakın yere çökme
Uyan artık adamım biraz beni dinle
Ne demişti sana o yazdığı kağıt da
Vaz geç bu sevdadan işleri zorlaştırma

Engel olamıyorum duyduğum aşka
Tutamıyorum kendimi bağlanmışım sana
Yalan olan tek bir şey var oda fani dünya
Seviyorum seni işte gerçek bir rüya

Keşke ondan önce tanısaydım seni
Kaybettim işte gene bir oyun misali
Ne kadar zor bir yaşam bilemezsin ki
Kendimi unuttum senden beri

Boşuna bu oyunlar boşuna bu isyan
Hiçbir zaman sevmeyecek canını bile versen
Kim bilir belki 40 yıl sonra
Ayrılıp döner O umut dolu yıllara

Geç kaldın güzelim tren kalktı artık
Kalbinin yolunda yarı yoldan saptık
Dualarım hep seninle olsun
Çok zor ama yolun açık olsun

Çaresizim bana çekilmek yakışır
Ama unutma sakın kalbim seni yaşatır
Ne olursa olsun ancak ölüm ayırır

Aşkım öyle büyük ki hiçbir engel tanımaz
Ölüm olsa bile sonunda bu kalp senden ayrılmaz
Umarım bir gün anlarsın sende
Aşkımın büyüklüğü saklı kalmaz bende

Her şeyim feda senin gibi güzele
Öl desen ölürüm dizlerinin dibinde
Seviyorum seni de yeter ki evet de
Dünya bile dar gelir böyle bir sevince

Her rüya görüşümde aynı senaryo
Seven üzülür kaybeden aşk dır
O şirin yüzünle kaç canlar yaktın
O güzel gülüşünden yanlış yola saptım

Bilemez sin seni benim ne kadar sevdiğimi
Uğrunda hayatımı feda edeceğimi
Karşında bir yürek deli gibi çarpar
Niye sanki her zaman seven adam ağlar

Biliyorum korkuyorsun gücün yok buna
Her şey çok basit o şirin dünyanda
Kaçıp kurtulmak istiyorum bazen
Aşkın ızdırabını kalbimde yaşarken

Sorun buysa dostum cevap veriyim sana
Evet doğru bildin sorun kara sevda
Geliyorsa içinden durma sakın ağla
Akan her damla bir acı dolu pırlanta

Yaşamak bir işkence seni onla görünce
Öylece bakamam bu sahte gülüşlere
Olan oldu artık ölüm yakındır bana
Anlamsız gelir hayat sen yokken yanımda
Giderken arkamdan bakma sakın bana
Ağlarken dayanamam koşarım gene sana

Sanırım yaşamak en büyük yanlış
Sensizlik benim kaderime yazılmış
Gidiyorum şimdi bir yolcu gibi
Hayallerim omzumda
Umudum toprak da
Görüşmek üzere öteki dünyada….

sessizharfler ( Murat çetin)

karsinda saatlerce susmak istiyorum
saniye saniye geri sayimi yapilan
ölüm olmak hayatinda
seninle çöllerde susamak
karlarda uyumak istiyorum titreyerek
okyanuslarda bogulmak
düsmek gökdelenlerden
parçalanmak ve hücrelerimi
karistirmak hücrelerine

karsinda saatlerce susmak istiyorum
karsimda saatlerce konusmani
ve susmani
hiç beklemedigim bir anda
ve gelmeni ve gitmeni
ve gelmeni ve gitmeni
yasamani ve ölmeni
yasamani ve ölmeni
cezbetmeni
terketmeni
gitmeni hiç tanimiyormus gibi
ve dönmeni hiç gitmemis gibi
yasamani istiyorum
hayatindan ümidimi kesmisken
ve ölmeni aniden

karsinda saatlerce susmak istiyorum
ve hesap sorulmasin istiyorum
sessiz harflerimden

aniden bagirmak
ve ölmek ölümümden ümit kesilmisken

karsinda saatlerce susmak istiyorum
hesap sorma sessiz harflerimden

13 ocak (Ayça çabalar)
bugün benim doğum günüm
bugün benim yıkıldığım gün
bugün 13 ocak benim doğum günüm
ben bugün üzüldüm
bugün benim doğum günüm
canım yanımda değil
bugün benim doğum günüm
içimin en çok acıdığı gün
bugün benim doğum günüm
bir tanem yanımda değil
bugün benim doğum günüm
anneminde gözü yaşlı
bugün benim doğum günüm
her şeyim yanımda değil
bugün benim doğum günüm
en karanlık gün
en umutsuz
en acılı
en yanlız günüm
duyuyormusun sesimi
hiisedebiliyormusun
acı çektiğimi
biliyormusun uzun zamandır
hiç kahkaha atmadım
sen gittin gideli
asla eskisi gibi olamadım
bugün benim doğum günüm
sensiz ilk kez kutluyorum
pasta almışlar bana
mumları üfledim
tüten ince kara dumanlarda
seni seni diledim
seni yine bize diledim
bugün benim doğum günüm
hiç hediye almadım
bugün benim doğum günüm
sabaha kadar ağladım
tanrıma yalvardım
yıldız kaydı dün gece
ben yine seni diledim
eski mutlu günlerimizi diledim
bu acı bir gün dinecek
sen yine yanımda olacaksın
yine annem,sen,ben…
yine mutlu olacağız
seni seviyorum
seni çok seviyorum ablaların en güzeli
ablaların en tatlısı
en iyisi
en yakın
arkadaşım sırdaşım
dostum sarılıp
ağladığım tek omuz…
ablam,birtanem,canım,herşeyim
seni çok özledim
bitsin bu işkence
bir hata
bir yalan
bir ceza
bir suçlu
bugün benim doğum günüm
senim mahkeme günün
sana yaklaştırmadıkları gün
seni kelepçeli gördüğüm gün
içimin eriyip bittiği
gözlerimin seni içime işlercesine
haykırdığı gözyaşlarımdaydın sen bugün
bugün benim doğum günüm
13OCAK bugün
benim doğum günüm
sen yoksun….
ben yokum…
kimse yok gözümde
hiç bir şey yok avucumda senden başka
gözümden damlayan yaşlar dışında
bugün benim doğum günüm
13 ocak bugün sen yoksun…
ben yokum….
kimse yok….
yabancı herşey…
bugün benim doğum günüm
13 ocak bugün

SENİNLEYİM ( Suat Yaşar)

Umutların bir gün …

Yalana karışırsa

Gerçeklere , yabancılaştığında ,

Yüreğini dostluğa ada

kendini aynada tanımadığında

Sevgini unutamadığın,,

Hatıralara bırak

Yeniden başlamaksa her şeye.,

Kendini inandığın kollara bırak

Belki geçmişten,,

Umutlarını , yarınlarını ararken

çaresiz….

Salınırken hayaller rüzgarında

Onurunu ellerinle kendine

Teslim ettiğinde,,.

Huzuru, sıcaklığı hissettiğin an

Bilki güzelim seninleyim

Yüreğinde fırtınalar dinmediğinde

Acını acılarla bastırdığında

Kor ateşler seni

Yakıp savurdugunda..

Bilki güzelim seninleyim

Çok uzun olmadı seni tanımam

Yıllardır saklanmış

Gizli bahçemsin sen

Güllerin solmaya yüz tuttuğunda

Bilki güzelim seninleyim

GÜNLER ÇILDIRMIŞ GİBİ (Ali Kemal)

ÖLÜM TAŞIYOR DEPREM SARSINTILARINA,
SİSMİK BİR DEHŞET SAÇIYOR
GAZETE HABERLER
HAZAN MEVSİMİNDE
VE HAYAT
YANIK BİR TÜTSÜ YÜREĞİMDE
BEN ALIP BAŞIM
SOKAKLARI GEZERİM
YILDIZSIZ SOĞUK GECELERD
AYÇÖREĞİ DÜŞLEYE
SOKAK ÇOCUKLARINI GÖRÜR, ÜŞÜRÜM..
AKLIMA SENİ GETİRİP ISINIRIM
SEN GELİNCE AKLIMA
BAŞIMDAN BÜYÜK İŞLERE KALKIŞIRIM HEP
BİR HAREKETLE DÜNYAYI TERS-DÜZ ETMELİYİM,
OYSA BE
KALBİNİN KAPISINDA TİTREYE
SISKA, TÜYSÜZ BİR KÖPEĞİM
İŞTE ONDAN..

Bir Hikaye Bu, (Doğan Kaplan)
Bir Ekim günüydü,
Umutsuz hüzün dolu bir akşam üstüydü
Bir anda başladı herşey
İçimde bir his uyandı
Şaşkındım tarifi mümkün değildi,
Sanki bir umut doğmuştu
Hayatımda yenibir dönem başlamıştı
Günler geldi geçti,
Haftaları kovaladı
Başladı umuda yolculuk
Ard arda kaybettiklerimi
Aşkın anlamını buldum
Unuttuğum güzellikleri hatırladım.
İlk günkü kadar coşkulu
Yeni duyguların yaşandığı
Geçmişin acısının unutulduğu
Geleceğin hayal edildiği
Hüzünlerin unutulup
Sevgi sözcüklerinin yerini aldığı
Bir hikaye bu …

(Sibel Bağcı)

ilk kendine günaydın de
uyanırken….
ve ilk kendine gülümse
aynalarda…..
bir tatlı söz söyle kendine
tebessüm et
ve umursa kendini
teşekkür et……
sevmekle başlar herşey
kendini sev…
ve paylaştıkça çoğalır
sınırsız ver…..
dost ol kendine
dürüst ol….
bir sevda sun yalansız….
ve dokun kendine hesapsız…….
ilk kendine günaydın de
uyanırken…
ve ilk kendine gülümse
aynalarda…..
sonra göreceksin binbir yüzlerde
kendi yansımanı………

EN GÜZEL DUYGU SEVMEK SENİ (Akrepman-Mustafa Kul)

Bak bir defa daha,

Seni ilk gördüğüm an için yoruluyor gözlerim.

Ve hafiften ılık, ılık işliyor yüreğime

Bu sıcaklık ile,

Sen giriyorsun düşlerime.

Saçlarını görüyorum,

Ellerin geliyor gözlerimin önüne,

Sonra gözlerim gözlerini buluyor derinlerde.

Sanki bir güneşin ateşindeyiz ikimiz,

Hep mutluluğu yudumluyoruz.

Düşlüyorum yarınlarda ki bizi,

Hep aydınlık ve mutlulukta kalan ilişkimizi.

Güneş vuruyor tüm sıcaklığı ile ellerimize,

Benimsim! Benimsin! Sevgilim işte…

Gözlerin gözlerimde eriyor,

Tüm şarkı, şiirler senden ilham alıyor,

Mutluluk saçıyorlar birer, birer.

Sen tüm içtenliğimle,

Dindiriyorsun elemi, kederi.

Sonra…

Senin o güneş gibi yakan,

Ateşten,

Dudaklarına yaklaşıyorum.

Birçok yıllar geçecek,

Ancak hiç bir şey bitirmeyecek,

Sendeki beni, bendeki seni.

Gemi azıya yağmur yağsa,

Tipi hatta, dolsa kar,

Dolu sesleri ürkütse bir an içimi,

Sen oldukça yanımda,

Bir yaz günü içime girdiğin gibi,

Sıcacıktır yüreğim.

Sonra ilk bahar çiçekleri de açacak gönlümde,

Merak etme sevgilim…

Bulut sesleri gök gürültüsü olup dinmese de,

Yağmurlar kavuşmasa da toprağına,

Ben yine seninle öleceğim…

BİR AY İŞİĞİ (Mustafa Necip Bildirici)
Masum ve asi bir bakıştı
Beni benden alan
Sana baktıgım ve sevdalandığım
Sonrada tutulduğum
Aklımdan atamadığım

Erkekçe haykırmadın sana
Kalbime gömdügüm ve sakladıgım
karbeyaz sevdamı sunmadıgım
sevdamı kalbımde buyutttugum
Farkındamısın ey ay ışıgım

her akşam görüyorum seni ey ay ışıgım
sen bana bakıyorsun bende sana
artık bitmesinmi bu ayrılık
artuk yıkılmasın mı bu duvarlar

tutuşmuş bir alev misali
hergün yanıyorum ve sönüyorum
kimse görmez duymaz bu ızdırabımı
ama senin hayalin ve bakışından başka

avutmaz beni sevda türküleri
ılık rüzgar avutmaz beni
çaglayan nehirler doyurmaz beni
ey ay ışıgım

paramparça bir kalp neye yarar
Aydınlık saçmayan ay ışığı neye yarar
Ey kalbimde büyüttüğüm ay ışığım
Haydi aydınlat etrafını
Bir ay ışıgı misali

SEN VE ACI (Sevda Öz)

gecenin bir vaktinde
kabuslarla uyandım
acı çekiyordum
nedenini bilmediğim acıydı bu
içimde bir şeyler çatışıyordu sanki
merak ettim ve duygularımı hissetmeye çalıştım
evet duygu çatışmasıydı bu
bütün iyi duygularım kötü olan duygularıma karşıydı
sordum
mutluluk cevap verdi:
“- tam mutluluk vericem
acı tüm kollarımı sarıyor”
aşk:
“- tam aşık olduğum sırada
üzüntü bana bir tokat atıyor”
sevgi:
“- insanları tam seviceğim sırada
sırtımda derin bir acı
sana sordum
çünkü sende en güzel duygumdun
ve sende bana acı verdiğini söyledin
dönüp acıya baktım
o kadar büyüktü ki
o nu içimde o kadar büyütmüştüm ki şaşırdım
bana bile isyan ediyordu
sonra bir silah buldum
amacım sadece acıyı vurmaktı
çektiğim o nalet olası acı
rastgele ateş ettim
kime ve nereye ateş ettiğimi bilmeden
gözlerimi açıp baktığım da bütün güzel olan duygularımı vurmuştum
ama hala acım yaşıyordu
her taraf kan içindeydi
acım gittikçe büyüyordu
dayanamıyordum artık
ve benim için dünyadaki en değerli olan bir damla gözyaşımdan
o an sanki milyonlarca akıyordu
bana isyan ediyorlardı
NEDEN diye
cevap veremedim

merak ettim,
çünkü içimde hala bir şeyler kanıyordu ve sürekli inliyordu
farkında olmadan seni de yaralamıştım
ve bana en büyük acıyı o an
YİNE SEN VERMİŞTİN