Belirli Günler ve Sayılı Fırtınalar

Amansız Elli: Karakışın 20. gününden (miladi 4 ocak) başlayıp, gücüğün 9. gününe (miladi 22 şubat) kadar sürer. Tam 50 gün çeker. Soğukların aralıksız devam etmesi yüzünden, bu günlere “Amansız elli” denilir. Amansız elli: ’10 gün karakışın sonunda, 31 gün zemheride, 9 gün gücüğün başında’ toplam olarak 50 gündür.
Hıdrellez Fırtınası: Baba hesabına göre zemheri ayının 18’i ile 28’i (31 ocak-10 şubat) arasında devam eden rüzgarlardır. Mayıs ayındaki Hıdrellez’le bu fırtınalı günlerin bir ilgisi yoktur.
Vakit Yeli: Gücüğün yedisinde (20 şubat) vakit yeli eser ve cemre havaya düşer.

Cemreler
1.Cemre: Gücük ayının 7.gününde (20 şubat) cemre havaya düşer. Havalar ısınmaya başlar.
2.Cemre: Gücük ayının 14. gününde (27 şubat) cemre suya düşer. Sular ısınmaya başlar.
3.Cemre: Gücük ayının 21. gününde (miladi 6 mart) cemre toprağa düşer. Toprak ısınmaya başlar.

Gâvurun Küfrü-Gâvurun Günü: Gâvurun günü, gücüğün çıkması ile martın girmesi arasında (tahminen 10-14 mart arasında) olur. Gâvurun küfründe bacaya çıkılarak, horanta (aile fertleri) sayısı kadar taş ayrılır. Herkesin taşı büyükten küçüğe, puharenin (büyük baca) kenarına dizilir. Bir gün sonra taşlar kaldırılarak altına bakılır. Kimin taşının altından fazla böcek çıkarsa onun bu yıl nasibi bol olur. Bu yüzden uğur gerektiren tüm işlerde ailenin bu ferdi öne sürülür. Bu günde kadınlar salıncak kurup sallanırlar. Salıncakta sallanılırsa gâvurun küfrü ve kişinin günahları dökülürmüş.

Beldir Aciz- Kocakarı Soğukları: Baba hesabına göre gücük ayının 26. günü ile mart ayının 4. günleri (11-17 mart) arasında devam eden sayılı fırtınadır. Beldir Aciz fırtınası, “Beldir aciz, yer gök taciz” “Üçü şubatta, dördü martta” gibi sözlerle tarif edilir.bu fırtınalı günlere “Kocakarı Soğukları” adı verilir.

Haftı Hambal- Mart Dokuzu: Baba hesabına göre, mart ayının 9. günü (22 mart) Haftı Hambaldır. Güneş Hamel burcuna girer ve gece gündüz eşit olur. “Mart Dokuzu “ olarak bilinen bu günde, bahar başlar.

Abrıl Beşi Fırtınası:
Abrıl ayının 5. gününde (18 nisan) görülen sayılı fırtınadır. Çok şiddetli soğuk olur. Halk: Sakın abrıl beşinden camızı ayırır eşinden!” diyerek bilmeyenleri bu fırtınaya karşı uyarır.

Sitte Sevir:
Abrıl ayının 7. günü ile 12. günü ( 20-25 nisan) arasında 6 gün süren sayılı fırtınadır. Bu fırtına “Sitte Sevir, her saati bir devir” deyimiyle, bir anı bir anını tutmayan zaman dilimi şeklinde tanımlanır.

Hıdrellez: Abrılın 23. günü (miladi 6 Mayıs) seneyi ikiye bölen gündür. “Ver Hıdrellez’i vereyim yazı” sözüyle yazın gelmiş olduğu doğrulanır.

Ülger Doğumu Fırtınası: Ülger yıldızı, baba hesabına göre mayısın 18. günü (31 mayıs) doğar. Gün doğusundan şiddetli bir yel eser. Bu yel insanlar, hayvanlara ve bostanlara zarar verir. Bu yüzden ülger doğacağı gün hayvanlar dışarı çıkarılmaz, ahır ve ağılların pencereleri, kapıları kapalı tutulur.

Gündönümü: Baba hesabına göre, haziranın 12. günü (25 Haziran) gün döner.

Kuyruk Doğumu: Baba hesabına göre haziranın 18. günü (1 Temmuz) kuyruk doğar. Kuyruk Yıldızı da Ülger Yıldızı gibi doğduğunda mala davara zarar verir.

Terazi Doğumu: Terazi Yıldızı baba hesabına göre temmuzun 18. günü (31 Temmuz) doğar.
Mihrican-Bostan Bozan: İlkgüz ile ortagüz arasında (14 Eylül-14 Ekim) görülen fırtınadır. Ülker yeli gibi, çok soğuk eser ve bütün mahsulleri mahveder. Mihrican değen patates pürü, salatalık, kabak gibi bostan mahsulleri yanar, kapkara olur.

Gündönümü: Baba hesabına göre gün, karakışın 12’sinde (25 Aralık) döner. Halk gündönümünü, “Günün dönümü, karın enimi (inmesi)” şeklinde tanımlar.

Kış ve Yaz Tahmini

Kış Tahmini

Kış 99 gün sürer. Buna 99 Hesap adı verilir. Karakışın 1’inden başlamak üzere 99 gün sayılır ve 99 hesap bitince, ‘Dağ başı tandır başı’ olur. Yani, dağ başı tandır başı gibi sıcak olur. Yazıda (dışarıda) kalan ölmez. Karakışın başlangıcı olan 14 Aralık gününe 99 gün ilave edilirse bu süre 21 marta yani Nevruz gününe isabet eder ki zaten Nevruzdan sonraki günlerde kışın tesiri geçmiş demektir. Kış, mart 9’u ile tesirini yitirir. Abrıl beşinden sonra tehlikeli olmaktan çıkar. Mayıs ayının başlangıcı ile bitişi arasındaki bir tarihte sona erer. “Urumun kışı, ya mayısın sonu, ya mayısın başı” denilerek, gerçek anlamda kışın mayıs ayı içinde sona ereceği belirtilir. “Ver Hıdrellez’i veriyim yazı” şeklindeki deyim bu fikri destekler mahiyettedir. Kışın süresini tahmin etmeye yarayan inanış, uygulama ve tahmin metotlarından bazıları şunlardır:

“Koç katımında, koç ilk olarak kara koyuna sağerdirse (ilişirse) o yıl kış az olur. (Kara koyun ortalığın kara olmasına, yani karın az olmasına işarettir) Koç eğer beyaz koyuna sağerdirse o yıl kış uzun geçer”. (Beyaz koyun aşırı derecede kar yağışına işarettir)
“Güz mevsimi erken gelir, rüzgâr çok eserse o yıl kış uzun sürer.”
“Güzün yağmur çok yağarsa kış uzun geçer”
“Ağaçlar yapraklarını erken dökerse kış çok olur”
“Kavakların yapraklarını tepeden dökmeye başlaması o yıl kışın uzun ve sert geçeceğine işarettir. Kavaklar yapraklarını etekten dökmeye başlarsa o yıl kış kısa geçecek demektir.”
“Irmak ve dere kenarları çok yosun bağlarsa kış erken gelir”
“Koç ayında soğuk çok olursa o yıl kış uzun ve sert geçecek demektir”
“Koç ayında davar sık yatarsa, kış uzun ve sert geçecek, seyrek yatarsa, hafif geçecek demektir”
“3. cemrenin düştüğü gün hava soğuk olursa, kış uzun sürer”

Yaz Tahmini

99 Hesaba Göre:
Yukarda belirtildiği gibi 99 hesaba göre, kış mart dokuzunda (22 mart) biter. Bundan sonraki günler soğuk geçse de yaz günü sayılır.

90 Hesaba Göre: Doksan hesaba göre, kış 90 gün sürer, ondan sonraki günler hükmen yaz günleridir. Bu hesaba göre miladi 14 Mart günü yaz gelir. “Doksancıl Kuşu” adı verilen bir kuş, yanına 90 taş alarak karakışın 1. günü deliğine girer, her gün dışarı bir taş atar, 90. taşı dışarı attığı gün “Yaz geldi!” diyerek yuvasından çıkarmış.

Abrıl Beşine Göre: Abrıl beşi (miladi 18 nisan) çıkmadan yaz gelmez. Bundan sonraki günler yaz günü sayılır.
Yaz mevsimi: “Bir kuşum var ötmeyişin (ötmeyince), bir otum var bitmeyişin (bitmeyince) gelmem” dermiş. Buradaki kuş Körbağ kuşu (Baykuş) veya ibibik, ot ise, üzerliktir. Çünkü üzerlik otu geç güverir (yeşerir).

Urumun kışı, ya mayısın sonu, ya mayısın başı: Bu düşünceye göre, kış mayıs ayının başı ile sonu arasındaki bir tarihte sona ermektedir. Buradaki mayıs ayı baba hesabına göre olan mayıstır. Yani, miladi 14 mayıs ile 13 haziran arasındaki süredir. Kışın bu tarihler arasına kadar sürüp geldiğini belirten bu düşünce belki de geçmişteki acı tecrübelere dayanmaktadır.

Ver Hıdrellez’i veriyim yazı: Bu düşünceye göre, yaz mevsimi Hıdrellez’le birlikte gelir.
Gün döndü yaz, gün döndü kış: Baba hesabına göre gündönümü haziranın 12’sinde (25 Haziran) olmaktadır. “Günün dönümü, otun biçimi” denilerek biçim zamanının geldiği yani yazın geldiği vurgulanır.